Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Üç maçta 13 gol yiyerek tek puan alamayan Estonya’ya karşı ilk defa gol atamayan ve ilk puanı veren takım olduk. Gene sonradan çok arayacağımız puanları cepten dağıtmaya devam ediyoruz. Bir türlü şöyle rahat rahat maç seyredemiyoruz. Hep diken üstündeyiz. İşte Belçika maçı, işte Bosna maçı ve en son dünkü karşılaşma. Aslında bol pozisyon buluyoruz ama ne yazık ki çerçeveyi tutturamıyoruz. Böyle takımlar karşısında erken gol attığın anda Bosna Hersek’in yaptığı gibi farka da gidersin. Ama golü bulamazsan rakibin direnci daha da artar. Panik havası yaşanır. Dün akşam hanemize yazılacak artı puanlardan bir tanesi de bu panik havasını hiç yaşamadık. Rakibin üzerine soğukkanlı gittik. Net pozisyonlar bulduk. Ama olmadı. Özellikle Halil ve Yusuf’un karşı karşıya kaçırdıkları affedilir cinsten değildi. Umut kesmeyelim Savunmayı unutup, risk aldığımız dakikalarda rakip de bizim kalede pozisyon buldu. Hatta son dakikalarda direğe çarpan bir top var ki o girmiş olsa bir de elimiz boş dönecektik. Fatih Terim, oyuna Halil’i ileride tek tutup orta sahayı kuvvetli çıkararak başladı. Düşünce doğruydu ama uygulama iyi olmadı. Çift forvet oynayınca Aurelio ve Ayhan, 10 numara mevkisinin adamları olmadıkları için ileridekilere topu indirmek kanatlarda çalışanlara kalıyor. Kanatlar çalışmayınca da bir şey yapamıyorsun. Terim bu kez Nuri’yi Mevlüt ile değiştirip bu yolu denemek istedi yine olmadı. Arkasından topu taşıyacak Yusuf’u da oyuna aldı. Yine olmadı. En son Arda’yı sağa çekip Uğur Boral’ı sol çizgide konuşlandırdı, çok geldik, çok top indirdik yine olmadı. Mutlaka kazanmamız gereken iki maçta (Belçika da dahil) 4 puan kaybederek işimizi zora soktuk. Ama İspanya maçlarına kadar bayağı bir süre var. Sakatlarımızı iyileştirip, yaralarımızı sarmamazı gerek. Nede olsa çıkmadık candan ümit kesilmiyor.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Uyanın beyler / 15-10-2008 Lucescu’ya hayır! / 13-10-2008 Dostlar başına / 12-10-2008 Geçersiz mazeret / 08-10-2008 Daha fazlası sabotaj demek! / 07-10-2008 Büyü de gitti / 06-10-2008 Hayal serbest / 05-10-2008 Yanlış mı duyduk / 02-10-2008 Kutlu olsun! / 01-10-2008 Uyanın artık / 28-09-2008
Foto Galeri Ana Sayfası için tıklayınız!
var secili_lig_widget = 1;
function lig_widget(i)
{
dgid(”ew_menu”+secili_lig_widget).className = “lig_widget_div”;
dgid(”ew_menu”+i).className = “lig_widget_secili”;
dgid(”ew_”+secili_lig_widget).style.display = “none”;
dgid(”ew_”+i).style.display = “block”;
secili_lig_widget = i;
}
.lig_widget_menu table td { color: #000000; padding:3px; border:1px solid #d6d6d6; border-left:0; border-top:none; cursor:pointer; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-weight: bold; }
.lig_widget_div { background-color:#ffffff; }
.lig_widget_secili { background-color: #d6d6d6; }
#ew_1, #ew_2, #ew_3 { }
#ew_2, #ew_3 { display: none; }
.ekonomi_tablo th { text-align: left; font-size:11px; }
.ekonomi_tablo td { font-size:11px; color:#af1718; padding:2px; }
.ekonomi_tablo .tr1 { background-color: #ffffff; }
.ekonomi_tablo .tr2 { background-color: #dfdfdf; }
#lig_widget_alt th, #lig_widget_alt td { font-size: 11px; font-family: Tahoma; }
Puan Tablosu
Toplu Sonuçlar
Haftanın Maçları
Takım
O
G
B
M
A
Y
P
1 Trabzon 6 5 1 0 11 5 16 2 Bursa 6 5 0 1 11 7 15 3 Beşiktaş 6 4 2 0 11 4 14
Tümünü göster…
4 Gaziantep 6 4 1 1 11 7 13 5 Galatasaray 6 3 2 1 14 6 11 6 Kayseri 6 3 2 1 6 2 11 7 Sivas 6 3 2 1 9 6 11 8 Ankaraspor 6 3 1 2 9 6 10 9 G.Birliği 6 2 2 2 7 8 8 10 Denizli 6 2 1 3 8 11 7 11 Konya 6 2 1 3 8 12 7 12 Fenerbahçe 6 2 0 4 8 9 6 13 Eskişehir 6 1 3 2 5 7 6 14 Ankaragücü 6 1 2 3 6 9 5 15 Hacettepe 6 1 1 4 4 10 4 16 İ.B.B. Spor 6 0 3 3 3 7 3 17 Antalya 6 0 1 5 8 15 1 18 Kocaeli 6 0 1 5 5 13 1
6.HAFTA
Konya
2
Trabzon
3
Antalya
1
Gaziantep
4
Ankaraspor
2
Sivas
0
Denizli
2
İ.B.B. Spor
1
Bursa
2
Galatasaray
1
Eskişehir
2
Kocaeli
1
Ankaragücü
0
G.Birliği
2
Fenerbahçe
1
Kayseri
4
Beşiktaş
2
Hacettepe
1
7.HAFTA
Hacettepe
Denizli
Cumartesi
14:00
İ.B.B. Spor
Antalya
Cumartesi
14:00
Bursa
Eskişehir
Cumartesi
16:00
Kocaeli
Fenerbahçe
Cumartesi
19:00
Gaziantep
Konya
Pazar
14:00
Kayseri
Ankaraspor
Pazar
14:00
Sivas
Ankaragücü
Pazar
14:00
G.Birliği
Beşiktaş
Pazar
16:00
Galatasaray
Trabzon
Pazar
19:00
Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Turkcell Süper Lig | Bankasya 1. Lig | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Künye | Ana Sayfa
Copyright © 2003, 2008 - Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Hepoku
Sabahtan Al Haberi
linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];
linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];

F.Bahçe’nin tribünleri takıma destek değil, köstek olmaya gelenlerle doluyor. Yuh çekmekle bu iş olmaz. Bazı gerçekleri görmeniz için gözünüze parmak mı sokalım!
Fenerbahçe, Kayseri karşısında oyuna çok kötü başladı. İlk 45 dakikada rakip kalecinin eline tek bir top bile değmediğini söylersek herhalde ortadaki resmi daha iyi görmüş oluruz. Takım pas yapamıyor, ileri gidemiyor ve pozisyona giremiyor. Bu arada da kalende 2 gol görüyorsun. Ateşleyici bir güce ihtiyaç var. Peki bu gücü nereden bulacaksınız? Elbette tribünlerden değil mi? Ama değil işte… Son yıllarda herkese Fenerbahçe taraftarının değişen profilini anlatmaya çalışıyorduk. Gerçekten de iyi günde, kötü günde ‘Hep destek tam destek’ parolası ile tribünleri dolduranlar, skorları 3-0′dan 4-3′e taşıyanlardı.
Ama bu sene ne yazık ki üzülerek söylüyorum, tribünleri takıma destek olmaya gelenler değil köstek olmaya gelenler dolduruyor. Kayseri 2. golünü atmış, maçın bitimine 60 dakikadan fazla var. Fenerbahçe taraftarı futbolcularını yuhalıyor, rakip seyirciye kendi takımından esirgediği alkışları gönderiyor. “Ben para verdim. İstediğimi yaparım” mantığıyla maça geleceksen hiç gelme kardeşim. Kombinenin iade et. Kimsenin başı ağrımasın. Onun bunun kellesini istemek için maçın sonucunu bile beklemeden yenilen ilk golden sonra kendi kafana göre istifa istemek için geleceksen, hiç gelme kardeşim. GÖLGE ETMEYİN YETER Bu takım ilk önce Kocaelispor, sonra Arsenal’i yendikten sonra futbolcuları alkışlayacaksan, yani sadece iyi gün dostu olacaksan, maça hiç gelme kardeşim. Sonradan işler kötü giderken, birlik beraberlik türküleri söylemek gerekirken, bir takım çıkar gruplarının peşine takılacaksan, maça hiç gelme kardeşim. Bu takımın şu aralar Gaziantep maçındaki giden şampiyonluğu geri getirecek taraftar kitlesine ihtiyacı var. Eğer onlardan değilsen, gölge etme başka ihsan istemez. Çünkü artık o gölgeler bile rahatsızlık vermeye başladı. OYUNA GELMEYİN Bir tane Fenerbahçe var. Yapılan işleri beğenmeyebilirsiniz. Bu işler futbolcu yuhalamakla, takımı sabote etmekle olmaz. Mayısta kongre var. Oyunu kullanırsın, olur biter. Biliyorum, gerçek Fenerbahçe taraftarı oyuna gelmez. Bakın şampiyonluklar kazanılırken, tek satır bile yazmayanlar, şimdi alınan mağlubiyetleri çarşaf çarşaf kaleme alıyorlar. Zannedersiniz ki arkadaşların hepsi birden bire amatör şubelerde ihtisas yapmış konuma gelmişler. Bazı gerçekleri görmeniz için gözünüze parmak mı sokmamız gerekiyor.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Lucescu’ya hayır! / 13-10-2008 Dostlar başına / 12-10-2008 Geçersiz mazeret / 08-10-2008 Daha fazlası sabotaj demek! / 07-10-2008 Büyü de gitti / 06-10-2008 Hayal serbest / 05-10-2008 Yanlış mı duyduk / 02-10-2008 Kutlu olsun! / 01-10-2008 Uyanın artık / 28-09-2008 Kiev’e de yansırsa! / 27-09-2008
Bildiri yok mu bildiri!
Adam gibi adam
Anıl’a destek
Foto Galeri Ana Sayfası için tıklayınız!
var secili_lig_widget = 1;
function lig_widget(i)
{
dgid(”ew_menu”+secili_lig_widget).className = “lig_widget_div”;
dgid(”ew_menu”+i).className = “lig_widget_secili”;
dgid(”ew_”+secili_lig_widget).style.display = “none”;
dgid(”ew_”+i).style.display = “block”;
secili_lig_widget = i;
}
.lig_widget_menu table td { color: #000000; padding:3px; border:1px solid #d6d6d6; border-left:0; border-top:none; cursor:pointer; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-weight: bold; }
.lig_widget_div { background-color:#ffffff; }
.lig_widget_secili { background-color: #d6d6d6; }
#ew_1, #ew_2, #ew_3 { }
#ew_2, #ew_3 { display: none; }
.ekonomi_tablo th { text-align: left; font-size:11px; }
.ekonomi_tablo td { font-size:11px; color:#af1718; padding:2px; }
.ekonomi_tablo .tr1 { background-color: #ffffff; }
.ekonomi_tablo .tr2 { background-color: #dfdfdf; }
#lig_widget_alt th, #lig_widget_alt td { font-size: 11px; font-family: Tahoma; }
Puan Tablosu
Toplu Sonuçlar
Haftanın Maçları
Takım
O
G
B
M
A
Y
P
1 Trabzon 6 5 1 0 11 5 16 2 Bursa 6 5 0 1 11 7 15 3 Beşiktaş 6 4 2 0 11 4 14
Tümünü göster…
4 Gaziantep 6 4 1 1 11 7 13 5 Galatasaray 6 3 2 1 14 6 11 6 Kayseri 6 3 2 1 6 2 11 7 Sivas 6 3 2 1 9 6 11 8 Ankaraspor 6 3 1 2 9 6 10 9 G.Birliği 6 2 2 2 7 8 8 10 Denizli 6 2 1 3 8 11 7 11 Konya 6 2 1 3 8 12 7 12 Fenerbahçe 6 2 0 4 8 9 6 13 Eskişehir 6 1 3 2 5 7 6 14 Ankaragücü 6 1 2 3 6 9 5 15 Hacettepe 6 1 1 4 4 10 4 16 İ.B.B. Spor 6 0 3 3 3 7 3 17 Antalya 6 0 1 5 8 15 1 18 Kocaeli 6 0 1 5 5 13 1
6.HAFTA
Konya
2
Trabzon
3
Antalya
1
Gaziantep
4
Ankaraspor
2
Sivas
0
Denizli
2
İ.B.B. Spor
1
Bursa
2
Galatasaray
1
Eskişehir
2
Kocaeli
1
Ankaragücü
0
G.Birliği
2
Fenerbahçe
1
Kayseri
4
Beşiktaş
2
Hacettepe
1
7.HAFTA
Hacettepe
Denizli
Cumartesi
14:00
İ.B.B. Spor
Antalya
Cumartesi
14:00
Bursa
Eskişehir
Cumartesi
16:00
Kocaeli
Fenerbahçe
Cumartesi
19:00
Gaziantep
Konya
Pazar
14:00
Kayseri
Ankaraspor
Pazar
14:00
Sivas
Ankaragücü
Pazar
14:00
G.Birliği
Beşiktaş
Pazar
16:00
Galatasaray
Trabzon
Pazar
19:00
Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Turkcell Süper Lig | Bankasya 1. Lig | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Künye | Ana Sayfa
Copyright © 2003, 2008 - Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Hepoku
Sabahtan Al Haberi
linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];
linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];

Milli Takımımız ile ilgili genel yorumum hep aynı: “Oturmuş belli bir sistemimiz yok. Bir de buna üst düzey kadro istikrarsızlığı eklenince, değil maç maç, bir 90 dakikada dahi büyük saha içi değişkenlikleri yaşıyoruz.”
Sürekli değişen kadroların en önemli nedeni de her milli maç öncesi başka ülkelerde benzeri olmayan rekor sayıdaki eksiklerimiz. İşte bu sebeplerden dolayı bizim en büyük silahımız takım ruhu. Bu bütünleşmeyi sahaya yansıttığımız zaman çok sayıdaki bireysel yetenekli oyuncularımız da sahneye çıkıyor. Güçlü rakipler karşısında dahi başarılı olabiliyoruz. Aksi takdirde kolay rakipler karşısında dahi sıkıntılar yaşıyoruz, zaman zaman da beklemediğimiz sonuçlar alıyoruz.
Yakın geçmişten kısa bir analiz yaparsak, bu genel görüşümün doğruluğu kanatlanıyor. EURO 2008 Grup Elemeleri’nde ilk 3 maçtaki 9 puandan sonra Yunanistan’ı deplasmanda farklı yenince ilk iki şansımız hemen hemen garanti gibiydi. Ardından arka arkaya inanılmaz kayıplarla elimizdeki çok büyük avantajı dezavantaja çevirdik. Son şansımızda beraberliğin Norveç’e yaradığı Oslo deplasmanına çıktık. Norveç karşısında yenik duruma düşmemize rağmen zoru başardık. EURO 2008′deki son maçlar da en canlı son örnekler.
AH ŞU DURAN TOPLAR!
Bosna maçına milliler hırslı ve disiplinli başladı. Ama çift ön liberolu 4-4-2 düzeninde Fatih Terim’in çift santrfor olarak görev verdiği Batuhan ile Mevlüt ne birbirlerini tanıyor ne de diğer arkadaşlarını. Takım olarak iyi niyetli, hırslı mücadelemize rağmen uzun süre pozisyon bulamadık. Batuhan sakatlanıp çıktıktan sonra Fatih Terim’den herkesin beklediği hamle Halil’di. Çünkü bu maç için çift santrfor düşünmüştü ve de yenik durumda mücadele ediyorduk. İşte Terim bu anda sistemin işlemediğini görüp, sürpriz ama çok doğru bir tercih yaptı, Nuri’yi oyuna aldı. Nuri iyi servis yapabilen, topa iyi vuran hem de presçi bir oyuncu. Ayhan-Aurelio ikilisine Nuri’nin de katılımıyla devrenin kalan kısa bölümünde Bosna’nın rahat yerleşimini bozup, arka arkaya Mevlüt ile pozisyonlar bulduk. İkinci yarıya üst düzey bir hırs ve çok yüksek tempo ile başlayınca Bosna dağıldı. Tabii ki bu tip presli ve tempolu anlayış en az biriki oyuncudan da ekstra katkı gerekir. Onu da Sabri yaptı. Sabri’nin müthiş performansının yanında engellediği yüzde yüzlük ikinci Bosna golü de maçın kırılma noktasıydı.
Kazanılan bir maçtan sonra en önemli olaylardan biri de hatalardan ders çıkarmaktır. Duran toplardan yediğimiz goller halen devam ediyor. Ne yazık ki çözüm de bulamıyoruz. Ama zoru başarıp mağlupken öne geçtikten sonra maçın son bölümünde Bosna’ya iki tehlikeli kontratak şansı vermemiz ileriye dönük ders niteliğindedir.
Bugün en güçlü takımlar dahi böyle durumlarda daha kontrollü olup, takım savunmasını ilk planda tutuyorlar. Yarınki rakip Estonya. Rakip küçümseme lüksümüz yok. İşi ciddi tutarsak kolayca kazanır geliriz. Estonya’nın son iki maçta 10 gol yemesini değil, Belçika’ya deplasmanda kök söktürdüğünü göz önüne almamız yeterli olur.

Lucescu’ya hayır!
Lucescu yıllar önce, saldırıya uğrayan Ahmet Çakar’ın ziyaretine gitmiş. Demiş ki: “Şampiyonlukları Fenerbahçe’nin mafyavari yöntemleri yüzünden kaçırdım” Reha Muhtar da o zamanki olayı şimdi yazısına taşımış. Lucescu’nun Fenerbahçe’ye gelmek istediği gündemde ya herhalde “Böyle düşünen adamın orada ne işi var?” demeye getirmiş. Ahmet Çakar, iyi tanıdığım, kesinlikle sözüne güvenilir, dürüst bir insandır. Zaten konuşulanları teyit ediyor. Ama arkadan da “Kanıt falan göstermedi” diyor. Yani, tipik bir Lucescu palavrası! “Çamur at izin kalsın” felsefesiyle hareket eden, başarısızlığı hazmedemeyen, saldırgan bir teknik adam profili. Ahmet Çakar belki yatakta ağrılar içinde olduğundan, ama bence ziyaretine gelen insanı küstürmemek adına, “Yahu sen şampiyonluklar yaşarken Fenerbahçe Ay’da mı mücadele ediyordu?” sorusunu sormamış. Yoksa bizim bildiğimiz Çakar, televizyonda falan olsa bu soruyu kesinlikle sorardı. İt ürür, kervan yürür Hatırlarsanız Lucescu, “Köpekler istiyor diye atlar ölmez” sözüyle Beşiktaş ve Fenerbahçelileri köpeğe benzetmişti. “İt ürür kervar yürür” misali kendi haline bırakmak varken, Beşiktaş onu bir-iki ay sonra transfer etmişti. Zannedersem sevgili Muhtar o dönem yönetimdeydi. Benim fikrim; her ne kadar “Bu kulüpten içeri adımını atamaz” ibaresi konması da “köpek” benzetmesi yapan bir ismin Fenerbahçe Kulübü’nden asla adımını atmaması şeklindedir. Bu olayı ilk defa atv’de ‘Santra’ programında ve Fotomaç’ta biz dile getirdik. Selçuk Manav özel röportajıyla Lucescu’nun Fenerbahçe’yi istediğini Türkiye’ye ilk duyurdan isim oldu. Arkadan alıntılar yapıldı ama ne atv’nin, ne Santra’nın, ne de Manav’ın adını anmadılar bile. “Lütfen biraz saygı” desek acaba ayıp olur mu?***Bosna Hersek maçından önce korkularımız vardı. 12-13 ismin aynı anda sakatlanması büyük talihsizlik. Sıkıntı büyüktü ama çocuklar o kadar özverili mücadele ettiler ki, hepsine “Helal olsun” dedik. İlk 11′e şöyla bir bakıyorum, üç büyüklerde forma giyen futbolcu sayısı 8. Aurelio ve İbrahim Kaş’ı da koyarsak rakam 10′a ulaşıyor. Milli Takım’daki mücadelelerini elbette alkışlıyoruz. Ama arkadaşlar, elinizi vicdanınıza koyun, kendi takımınız ne hallerde görmüyor musunuz? Bakın Ertuğurul’u gönderdiniz, Skibbe ile Aragones sırada bekliyorlar. Hadi şu İnönü’de ortaya koyduklarınızın birazını takımlarınıza taşıyın da hem ligimize renk gelsin, hem de Avrupa’da yola devam edelim.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Dostlar başına / 12-10-2008 Geçersiz mazeret / 08-10-2008 Daha fazlası sabotaj demek! / 07-10-2008 Büyü de gitti / 06-10-2008 Hayal serbest / 05-10-2008 Yanlış mı duyduk / 02-10-2008 Kutlu olsun! / 01-10-2008 Uyanın artık / 28-09-2008 Kiev’e de yansırsa! / 27-09-2008 Mekanın cennet olsun / 25-09-2008
Foto Galeri Ana Sayfası için tıklayınız!
var secili_lig_widget = 1;
function lig_widget(i)
{
dgid(”ew_menu”+secili_lig_widget).className = “lig_widget_div”;
dgid(”ew_menu”+i).className = “lig_widget_secili”;
dgid(”ew_”+secili_lig_widget).style.display = “none”;
dgid(”ew_”+i).style.display = “block”;
secili_lig_widget = i;
}
.lig_widget_menu table td { color: #000000; padding:3px; border:1px solid #d6d6d6; border-left:0; border-top:none; cursor:pointer; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-weight: bold; }
.lig_widget_div { background-color:#ffffff; }
.lig_widget_secili { background-color: #d6d6d6; }
#ew_1, #ew_2, #ew_3 { }
#ew_2, #ew_3 { display: none; }
.ekonomi_tablo th { text-align: left; font-size:11px; }
.ekonomi_tablo td { font-size:11px; color:#af1718; padding:2px; }
.ekonomi_tablo .tr1 { background-color: #ffffff; }
.ekonomi_tablo .tr2 { background-color: #dfdfdf; }
#lig_widget_alt th, #lig_widget_alt td { font-size: 11px; font-family: Tahoma; }
Puan Tablosu
Toplu Sonuçlar
Haftanın Maçları
Takım
O
G
B
M
A
Y
P
1 Trabzon 6 5 1 0 11 5 16 2 Bursa 6 5 0 1 11 7 15 3 Beşiktaş 6 4 2 0 11 4 14
Tümünü göster…
4 Gaziantep 6 4 1 1 11 7 13 5 Galatasaray 6 3 2 1 14 6 11 6 Kayseri 6 3 2 1 6 2 11 7 Sivas 6 3 2 1 9 6 11 8 Ankaraspor 6 3 1 2 9 6 10 9 G.Birliği 6 2 2 2 7 8 8 10 Denizli 6 2 1 3 8 11 7 11 Konya 6 2 1 3 8 12 7 12 Fenerbahçe 6 2 0 4 8 9 6 13 Eskişehir 6 1 3 2 5 7 6 14 Ankaragücü 6 1 2 3 6 9 5 15 Hacettepe 6 1 1 4 4 10 4 16 İ.B.B. Spor 6 0 3 3 3 7 3 17 Antalya 6 0 1 5 8 15 1 18 Kocaeli 6 0 1 5 5 13 1
6.HAFTA
Konya
2
Trabzon
3
Antalya
1
Gaziantep
4
Ankaraspor
2
Sivas
0
Denizli
2
İ.B.B. Spor
1
Bursa
2
Galatasaray
1
Eskişehir
2
Kocaeli
1
Ankaragücü
0
G.Birliği
2
Fenerbahçe
1
Kayseri
4
Beşiktaş
2
Hacettepe
1
7.HAFTA
Sivas
Ankaragücü
İ.B.B. Spor
Antalya
Bursa
Eskişehir
G.Birliği
Beşiktaş
Galatasaray
Trabzon
Hacettepe
Denizli
Gaziantep
Konya
Kocaeli
Fenerbahçe
Kayseri
Ankaraspor
Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Turkcell Süper Lig | Bankasya 1. Lig | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Künye | Ana Sayfa
Copyright © 2003, 2008 - Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Hepoku
Sabahtan Al Haberi
linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];
linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];

Bosna karşısındaki futbolumuzun her yönüyle övündüm, umut doldum. Futbolcular adına da, onları bu maça hazırlayıp, eğilmedenbükülmeden sahada kalmalarını sağlayan Fatih Terim ile yardımcıları adına da çok sevindim. “İşte biz buyuz” dercesine oradaydılar. Ve elbette stadı dolduran ve millilerimizi bir an bile yalnız bırakmayan esaslı seyircinin hakkını yememek gerekir. Fatih Hoca’yı maçtan önce eleştiriyorduk. Milli Takım’ı sadece 15 dakika medyaya göstermişti. Maçtaki “duran top” organizasyonlarını görüp, her kornerin, faul atışının bir tehlike yarattığını görünce, nedeni anladık. Bosna’nın zayıf noktalarına göre hücum planı yapılması yönetim ustalığıydı. Kanatların beklerle etkili biçimde kullanılıp, rakibi taç çizgilerine kadar genişletip, oyun alanını büyütmeyi düşünmek de bir taktik doğrusuydu. Bu düşünce içinde Batuhan’ın oynatılması da doğru karar oluyor. Batuhan’ı bu organizasyonların içinde tutmak istemesi, performansındaki endişelere rağmen önemli bir teknik adam kararıdır. Oyuncu belki bekleneni veremedi ama kurgu içinde gerekliydi. Aynı şekilde “çabuk” İbrahim Kaş’ın, hızlı ataklar karşısında emniyet alması da analizin sonucu. FATİH TERİM’İN HEDİYESİ Fatih Hoca elindeki kısıtlı kadroyu en doğru kullanmak adına, bir Romalı general gibi düşünüp, titiz davrandı. Romalılar için askerleri çok önemlidir. Onları savaşta kaybetmek istemez, bu yüzden mümkün olduğu kadar büyük çatışmalara girmeden, savaş taktikleri ile en az kayıp ile meydandan ayrılmayı planlar. Terim, Bosna maçını, elindeki oyuncularla, en yüksek verimde nasıl yaşayacağını çok iyi planladı ve bize bu önemli galibiyeti hediye etti. Bugüne kadar hep ikinci yarıdaki değişiklikleriyle sonuca hükmettiğini düşünürsek, sakatların yokluğunda Fatih Terim’in ve ekibinin üstün formunu göz ardı etmemiz gerekir. Özellikle yenik duruma düştükten sonra her şeylerini sahaya koyan oyuncu grubumuzu tebrik etmeliyiz. Birçoğu ikinci veya üçüncü tercihti. Ama her an “bir numara” olacaklarını ortaya koyarak, bazı “apoletli kayıp yıldızlarımıza” mesaj verdiler.

Bu kadar eksikle çıktığımız maç için ‘bundan iyisi can sağlığı’ diyelim. Çocuklar çok çalışıp, çok koşup, hak ettikleri galibiyeti aldılar. Şu maçta puan kaybetsek gerçekten yazık olacaktı. Fatih Terim, Mevlüt ve Batuhan ile çift forvet oynamayı tercih etti. Düşüncesi belki doğruydu ama bu ikiliye topun nasıl indirileceğini hesap edememişti. Batuhan sakatlanana kadar ikisinin de ayağına doğru dürüst top değmedi. Batuhan’ın sakatlığına elbette üzüldük ama onun yerine Nuri’nin oyuna girmesi bizim için olumlu oldu. Orta sahada top çeviremezken topu çevirmeye başladık ve arka arkaya pozisyonlar bulduk. Her zaman olduğu gibi yine bir yan toptan kalemizde gol gördük. ‘Aman Servet çık, aman Volkan çıkma’ derken geriye düştük. Rakip, kalemize bir kere geldi, o da gol oldu. Ardından ilk devrenin son 10 dakikasında Bosna kalesini abluka altına aldık ama gol çıkmadı. ‘İnşallah ikinci devreye de böyle başlarız’ diye düşünüyorduk, dileklerimiz kabul oldu. Arda’nın, Mevlüt’ün, Aurelio’nun boş kaleye vurdukları toplar girmedi ama gelecek gollerin habercisi oldu. Ayhan’ın yerine Halil’in girmesiyle etkili olmaya başladık. Attığımız goller de yediğimiz gibi ölü toptan geldi. İkisinde de Sabri’nin indirdiği toplar çok akıllıcaydı. İlk golde Arda’nın, ikinci golde Servet’in katkıları çok büyüktü. Tek santrfor daha faydalı İsviçre’de Almanya ile oynadığımız yarı final maçında sağ kanat, Sabri ve Kazım ile mükemmel çalışmıştı. O mükemmeliyeti dün akşam da gördük. Bilhassa Sabri çok iyiydi. Bence sahanın yıldızıydı. Sol kanatta Arda, ortada Aurelio da görevini eksiksiz yapan futbolcularımızdı. Mevlüt golleri kaçırırken kendisine kızıyorlardı ama eski bir forvet olarak her zaman şunu söylerim; çok pozisyona girip kaçıran bir hücum adamı, hiç pozisyona girmeden oynayan bir hücum adamından 100 kat daha faydalıdır. İşte kaçırdı kaçırdı sonunda attı. Bu maçtan çıkaracağımız dersler var. Şunu yıllardır söylemekten bıktık; kalemize atılan ölü toplardaki adam paylaşımımız gerçekten berbat. Artık buna dikkat edelim. Bir de Terim önde tek santrfor bırakıp, arkada dönerek oynayan 5′li orta sahayı denerse daha iyi işler yaparız. İşte Ermenistan maçı, işte dünkü Bosna maçı. Erivan’da da çift forvet başlayıp, pozisyon bulamamıştık. Kazım girince tek forvete dönüp, arka arkaya 2 gol atmıştık. Bunlar önemli ayrıntılar. Özellikle de Estonya’da çok işimize yarayacak ayrıntılar. Dün gece önemli olan 3 puandı. Öyle böyle aldık. Sakatların iyileşmesiyle artık önümüzdeki maçlara konsantre olmalıyız. ‘Sakatlarımız’ derken dün gece oynayan millilerimizin mücadelesini asla küçültmüyorum. Tam tersi Fatih Terim’in kadro yaparken bundan sonra işinin daha zor olacağını söylüyorum. Ama böyle zorluk dostlar başına…
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Geçersiz mazeret / 08-10-2008 Daha fazlası sabotaj demek! / 07-10-2008 Büyü de gitti / 06-10-2008 Hayal serbest / 05-10-2008 Yanlış mı duyduk / 02-10-2008 Kutlu olsun! / 01-10-2008 Uyanın artık / 28-09-2008 Kiev’e de yansırsa! / 27-09-2008 Mekanın cennet olsun / 25-09-2008 Şaşırmıyorum / 24-09-2008
Foto Galeri Ana Sayfası için tıklayınız!
var secili_lig_widget = 1;
function lig_widget(i)
{
dgid(”ew_menu”+secili_lig_widget).className = “lig_widget_div”;
dgid(”ew_menu”+i).className = “lig_widget_secili”;
dgid(”ew_”+secili_lig_widget).style.display = “none”;
dgid(”ew_”+i).style.display = “block”;
secili_lig_widget = i;
}
.lig_widget_menu table td { color: #000000; padding:3px; border:1px solid #d6d6d6; border-left:0; border-top:none; cursor:pointer; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-weight: bold; }
.lig_widget_div { background-color:#ffffff; }
.lig_widget_secili { background-color: #d6d6d6; }
#ew_1, #ew_2, #ew_3 { }
#ew_2, #ew_3 { display: none; }
.ekonomi_tablo th { text-align: left; font-size:11px; }
.ekonomi_tablo td { font-size:11px; color:#af1718; padding:2px; }
.ekonomi_tablo .tr1 { background-color: #ffffff; }
.ekonomi_tablo .tr2 { background-color: #dfdfdf; }
#lig_widget_alt th, #lig_widget_alt td { font-size: 11px; font-family: Tahoma; }
Puan Tablosu
Toplu Sonuçlar
Haftanın Maçları
Takım
O
G
B
M
A
Y
P
1 Trabzon 6 5 1 0 11 5 16 2 Bursa 6 5 0 1 11 7 15 3 Beşiktaş 6 4 2 0 11 4 14
Tümünü göster…
4 Gaziantep 6 4 1 1 11 7 13 5 Galatasaray 6 3 2 1 14 6 11 6 Kayseri 6 3 2 1 6 2 11 7 Sivas 6 3 2 1 9 6 11 8 Ankaraspor 6 3 1 2 9 6 10 9 G.Birliği 6 2 2 2 7 8 8 10 Denizli 6 2 1 3 8 11 7 11 Konya 6 2 1 3 8 12 7 12 Fenerbahçe 6 2 0 4 8 9 6 13 Eskişehir 6 1 3 2 5 7 6 14 Ankaragücü 6 1 2 3 6 9 5 15 Hacettepe 6 1 1 4 4 10 4 16 İ.B.B. Spor 6 0 3 3 3 7 3 17 Antalya 6 0 1 5 8 15 1 18 Kocaeli 6 0 1 5 5 13 1
6.HAFTA
Konya
2
Trabzon
3
Antalya
1
Gaziantep
4
Ankaraspor
2
Sivas
0
Denizli
2
İ.B.B. Spor
1
Bursa
2
Galatasaray
1
Eskişehir
2
Kocaeli
1
Ankaragücü
0
G.Birliği
2
Fenerbahçe
1
Kayseri
4
Beşiktaş
2
Hacettepe
1
7.HAFTA
Sivas
Ankaragücü
İ.B.B. Spor
Antalya
Bursa
Eskişehir
G.Birliği
Beşiktaş
Galatasaray
Trabzon
Hacettepe
Denizli
Gaziantep
Konya
Kocaeli
Fenerbahçe
Kayseri
Ankaraspor
Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Turkcell Süper Lig | Bankasya 1. Lig | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Künye | Ana Sayfa
Copyright © 2003, 2008 - Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Hepoku
Sabahtan Al Haberi
linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];
linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];

Uzun yıllardır en iyi milli maçımızı oynadık. Hele ikinci devre oynadığımız futbolla Bosna’yı sahadan sildik. Bunun en önemli nedenleri başta Sabri, sonra Kazım, Mevlüt ve Arda… Takımı ateşleyiverdiler.Milli Takım, Hakan’dan sonra uzun boylu forvetle epeydir oynamıyordu. Batuhan ile başlamak çok ciddi bir teknik hataydı. Batuhan’ın sakatlığından doğan otomatik sistem değişikliği maçı aldı götürdü. Hiç kimse bugün Terim’in bu hatasından bahsetmeyecek. Son 1 yılda toplam 4-5 karşılaşma oynamış Batuhan ile bu maça başlamanın manası nedir? Üstelik Bosna defansı o kadar boylu ki, Batuhan’ın hava üstünlüğü avantaj bile olamadı. Ama aynı Bosna defansı bir o kadar ağır. Onlar ağır olunca, çabuk, hızlı sürekli yer değiştiren forvetlerimiz Bosna’yı allak bullak etti. İkinci devreye bakın. Bosna kafayı kaldıramadı. Sağdan Sabri ile Kazım, soldan Arda, araya atılan toplar, doğan karamboller Bosna’yı boğdu, gitti. Biraz şansımız olsa maçı 4-5 farlı kazanırdık. AYNI GOLLERİ YİYORUZ Hatalarımız yok muydu? Tabii ki vardı. Mesela yediğimiz gol. Bayılıyoruz böyle goller yemeye. Yine kanattan duran bir top ve buradan yapılan bir orta. Bu topa Bosna’da kimin vuracağı belli. Pivot santrfor bomboş; Volkan’ın önünde kafayı vuruyor. Ne bir markaj var, ne de 1.90′lık Dzeko’yu rahatsız eden bir defans oyuncumuz. İkinci yarıda da iyi oynadığımız dakikalarda böylesine tuhaf defans hataları yaptık.Önemli sakatlarımızın olduğu dönemde Bosna’yı yenmek çok önemliydi. Ama Bosna’yı yenmemizin matematiksel bir avantaj olmasını istiyorsak hafta içi Estonya’yı da mutlak suretle mağlup etmeliyiz. Ondan sonra uzun bir süre milli maç oynamayacağız. Sakatlar geri dönecek ve biz yolumuza devam edeceğiz.İspanya grubun mutlak favorisi ama biz gerek Bosna’dan, gerek Belçika’dan uzak ara daha iyiyiz. Yeter ki, alıştığımız birbirinin kopyası olan golleri yemeyelim.

Aklını kullananlara şans yardım edermiş. Aklımızın düzeltemeyeceği birçok kusurlarımızı da şans düzeltirmiş. EURO 2008 elemelerinde Norveç’te oynadığımız maçta İbrahim Kaş sakatlanmış ve yerine giren Gökhan Gönül maçın yıldızı olurken Nihat’ın attığı galibiyet golünün pasını vermişti.
Fatih Terim, Bosna maçı için 1.97′lik Batuhan tercihini yaparken genç yıldızı Milli Takım‘ı hücuma taşıyacak silah olarak görüyordu. Ancak Terim’in planı Batuhan çıkana kadar tutmadı. Çünkü Bosna geriye yaslanarak oynuyor, top bize geçtiğinde 5-4-1′e dönüp alan savunması yapıyordu. Bosna kalesine topu taşımakta zorlanıyorduk ve dışarıdan attığımız şutlarla golü arıyorduk. Çünkü BatuhanMevlüt ikilisi birbirlerini tamamlamıyordu. Batuhan pozisyon almakta zorlandı. Sprinter özelliği olan ve Fransa’da rakip savunmaların arkasına yaptığı koşularla golleri atan Mevlüt, sıkışık Bosna savunması arasında pasif kaldı. Bosna, takım halinde iyi kapanırken ayağa da isabetli pası mükemmel oynuyordu. Özellikle Dzeko ayağındaki topları akıllı saklarken Bosna’yı hücuma taşıdı.
Kanat akınını sadece Sabri ile yapıyorduk. Ve Sabri savunma ile hücum hattı arasında mekik dokur gibi gidip geliyordu. Kenarlardan yaptığımız ortalarda, top hep Hasagiç’in kapsama alanına düşüyordu. Bosna için tek gol şansı duran toplardı. Ve Kaş’ın gereksiz faulü ile Volkan’ın hatalı çıkışı sonrası Dzeko’ya golü attırdık.
MAÇIN YILDIZI SABRİ
Sakatlanan Batuhan’ın yerine Nuri Şahin’in girmesi şansımız oldu. Oyun planımızı değiştirdik ve kanatlardan hızlı hücuma çıkmaya ve pozisyonlar bulmaya başladık. Ama iki golü de duran toplardan attık. Nuri Şahin oyuna girdiğinde herkes, “Yusuf varken Nuri olur mu?” dedi ama sol ayaklı Nuri orta alanı toplarken hem ayağa pas oynamamızı sağladı hem de dar alanda attığı çalımlarla Bosna’nın orta alandaki direncini kırdı.
EURO 2008′de geriden gelip maç kazanmak takımın ruhu olmuş. Golü yedikten sonra panik yapmadık ve ikinci yarı İsviçre, Çek ve Hırvat maçlarındaki gibi maçı çevirdik. Gecenin yıldızı Sabri’ydi. Liderliğe soyundu ve başarılı oldu. İki golde yaptığı ortalarda topa vuruş biçimi Beckham’a benziyordu. Aurelio da muhteşemdi.

Anlasa bile yetemiyor!
GÜRCAN BİLGİÇ
10.10.2008
İLİŞKİLİ HABERLER
Anlasa bile yetemiyor!
Profesyonellere bırakılmalı
Herkesle kavga ediyor
İki gündür Aziz Yıldırım yönetiminin tesisleşme ve gelirlerin artırılmasındaki başarısının, neden futbola yansımadığını tartışıyoruz. Kimsenin hakkını yemeden, emeğine halel getirmeden, geçmişteki yanlışların, gelecek için doğruyu bulmada argüman olarak kullanılması gerektiği iddiasındayız.Yıldırım’ın bu inişli-çıkışlı sürece çare ve çözüm bulamaması, bulduklarının da altının boş olması en çok tartışılan… Bu noktada devreye Aziz Başkan’ın inatçı kişiliği giriyor.YAZI DİZİSİ 1. GÜN: ‘DENİZ’İ ÇIKAR SERKAN’I AL’YAZI DİZİSİ 2. GÜN: “HAYIR YANILIYORSUN” DİYECEK YOKF.Bahçe’de veya diğer kulüplerde sistem, başkanlık düzenidir. Yönetim kurulları vardır ama en son söz her zaman başkanın ağzından çıkar. F.Bahçe’de de Aziz Başkan bunu teyit eden konuşmalar yaparken, her eleştirinin veya her övgünün merkezinde kalmayı tercih etti. TEK ADAMLIĞIN FATURASI F.Bahçe dinamiklerinin tek bir isim ve görev çevresinde toplanmasının faturasıdır aslında bugün konuşulanlar. “Her şeyden anlarım” sözü, bu düzeni savunmak adına söylense de, sonuçlar Aziz Yıldırım’ın ‘anlasa’ bile her şeye ‘yetemediğinin’ göstergesidir. Bir taraftan yeni gelir yaratma planları yapacaksınız, bir taraftan çoluk-çocuk ile tribün kavgasına girişecek, onları kendi düzeyinize yükselteceksiniz ya da siz ineceksiniz.Bir taraftan Kulüpler Birliği Başkanlığı’nda Türk futbolu için hamleler isteyeceksiniz; öbür taraftan sağ bekinden santrforuna takım düşünecek; getirdiğiniz teknik adama takımı nasıl oynatması, kimin kimden daha iyi olduğunu anlaması yönünde telkinler yapmak zorunda kalacaksınız. DEĞİŞİKLİK NİYETİ OLMADI Bir taraftan 25 milyonluk bir camiaya hitap edecek; öbür taraftan eleştiriler karşısında sesini yükseltenleri ‘düşman’ ilan edeceksiniz. Bütün bu formaları üzerine geçiren bir kişinin, her işte başarı sağlaması mümkün değil. Tabiat kanunları buna izin vermez. Süreç de herkesi yıpratır.Bu tespitler yeni değildir. Yıllardır aynı kelimeleri başka cümleler içinde biz de sarf ettik, başka akil adamlar da. Ama iki kez istifadan dönmesine rağmen Aziz Yıldırım’ın metot üzerinde değişiklik yapmak niyeti olmadı. Kimseye güvenmediğinden mi ya da kendisine çok güvendiğinden mi; tartışılır. Fakat bu nefes artık ağızdan doğru sözleri çok çıkartmıyor.

SADETTİN SARAN
İLİŞKİLİ HABERLER
“Hayır yanılıyorsun” diyecek yok
Yıldırım tarzı yönetim değişmeli
Biz yanlış yapmayız
Ulusoy mücadelesi
Para kimin parası
Yarın
“Hayır yanılıyorsun” diyecek yok
GÜRCAN BİLGİÇ
10.10.2008
Fenerbahçe gelirlerini artırıp, tesisleşmede ve amatör branşlarda hızla yükselirken, futbol takımının dalgalı performansı tartışılan konu. Hiç kuşkusuz ‘en başarılı’ başkan olmasına rağmen Aziz Yıldırım döneminin, bu ‘defosunu’ izah edecek analizler hep takımın başkana bağlanmasında tıkanıyor.Fenerbahçe’nin geleneğinde iki baş vardır; başkan ve futbol şubesi sorumlusu… Bu görevleri üstlenenler, kulübün de en önemli insanları olurlar. Ve gelenekte; şube sorumlusu, bir zaman sonra başkanın rakibi olup, yerine seçilir. Tahsin Kaya’nın yerine gelen Metin Aşık’ta da böyle olmuştur, Metin Aşık’ın futbol şubesi sorumlusu Aziz Yıldırım’ın kaderinde de aynısı gerçekleşmiştir. SARAN’I KULÜPTEN ATTIRDI Ve Yıldırım’ın 10 yıllık görevinde, Yıldırım ailesi dışında sadece bir kere futbola sorumlu atandı. O da Lorant sonrasında Oğuz Çetin’in göreve geldiği sezon, Sadettin Saran’dı. Sonrası malum… Saran, başkan adaylığını açıkladı; Aziz Yıldırım da onu kulüpten attırdı. Aziz Başkan, kurduğu yönetimler de kendisine rakip olacak veya muhalefet yaratacak isimlerle devam etmedi. Son dönemlerdeki yönetiminde bir veya iki ismi değiştirerek yoluna devam etti. Sadece Saran değildi yollarını ayırdığı… Şadan Kalkavan-Selim Soydan ikilisi, Atilla Kıyat, Uğur Dündar, Hamdi Akın, Hakan Bilal Kutlualp gibi önemli isimler de Yıldırım’ın yönetiminden gidenler. Hepsinin ortak yanı bir dönem içinde, çeşitli nedenlerle başkan ile karşı karşıya gelmeleriydi. ALTERNATİF YÖNETİCİ KALMADI Başkan’ın söylediklerine “Hayır, yanılıyorsun” diyecek isimlerin tükenmesiyle birlikte, ‘tartışmasız’ kararların birbiri ardına gelmesi, 2003 sonrasına rastlar. Daum ile şampiyonluğun kazanılmasıyla birlikte, Fenerbahçe yönetiminde ‘alternatif’ yönetici kalmadı. Bu dönem Fenerbahçe’nin gelirlerini artırması, Fenerium’un para basması ve kulübün kaynak yaratacak isimlere ihtiyacı kalmadığı yıllar olacaktır.Para veren yöneticinin, söz söyleme hakkını elinde tuttuğunu bilenler, karşılarında muhalefet istemediler. Yönetimin tek beyinden, ‘tek reis’ tarafından işletildiği süreç, en fazla gelirin elde edilip, en fazla harcamanın da yapıldığı dönem oldu. Beklentilerin büyütülmesi, taraftarların yıldızlara empoze edilmesi, transfer planlarının da tamamıyla, tribünlere heyecan verecek, forma ve kombine satışlarını artıracak isimler üstünde kurulmasına yol açtı. MAHMUT USLU’NUN AVANTAJI! Bu Real Madrid modeliydi. Satış üstüne, gelirlerin artması üzerine kurulu bir düzen. “Kâr varsa, başarı da vardır” diye düşünülüyordu. Bu ekonomiyi takip edenlerin gözü hep rakamların üzerinde oldu. Ama bu para vagonlarının lokomotifi olan futbol takımının gelişimi konusunda aynı doğrular yapılamadı.Bize gelen bilgiler sadece Mahmut Uslu’nun, zaman zaman yönetim toplantılarında “Başkan yanlış yapıyoruz” dediği yönünde. Yıldırım’ın, Uslu’yu hiçbir zaman rakip olarak görmemesi bir avantaj oldu. Ama bu durumu engellemeye yetmedi.