Maç Yorumları Fenerbahçe Galatasaray Beşiktaş Trabzonspor

Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Archive for the ‘Rıdvan Dilmen’ Category

Mucizeyi yıldızlar yaratır

Sunday
Jun 15,2008

Ridvan Dilmen
Yahu bizim milli takım öyle bir takım ki hepimizi mahcup eder. Aferin çocuklar, bravo Fatih Terim. Bizi hep böyle mahcup edin. Hoş ben bizim oyuncularımızın yeteneğinin performanslarının üstünde olduğunu iddia ediyor olsam da 2-0’dan sonra maçı çevirmek kolay değildi.
Fatih Terim’i eleştirdik. Tabii ki saygı çerçevesi içinde. İsviçre maçının ikinci yarısında sahneye çıkan Terim doğru takımla sahaya çıktı, doğru değişiklikler yaptı. Oyunu hiç bırakmadı. Saha içinde yüzde doksanımız maçı bırakmıştı. Ama Terim kendisine öyle bir yardımcı oyuncu bulmuş ki, onun adı Arda’ydı. O maçı bırakmadı, oynadı, oynattı.
Günümüz futbolunda çok önemli yıldızlar var ama o yıldızların arkadaşlarına ihtiyacı var. 70’li yıllarda tek başına maç aldı derlerdi. Arda kimseden destek almayarak Çekler’i paramparça yaptı. Yine de çok önemli dersler çıkarıyoruz çeyrek finale kalırken.
Bir takım düşünün her maçın ilk yarısında geriye düşmüş. İki tanesinde ikinci golü yemiş ve bunların ikisinde de sonradan toplam beş gol atarak olmazı olur hale getirmiş. Yani imkansızı gerçekleştirmiş. Kendi penceremizden baktığımızda 1-0’dan 2-1’e, 2-0’dan 3-2’ye getirerek takım olarak güven kazandık. Hırvatlar’a ve muhtemel rakiplere “Yahu Türkler maçı çevirirler” korkusunu aşıladık. Bunu aşılayan Terim ve Arda başta olmak üzere herkese tebrikler. İlk yarılara iyi başlamak dileğiyle haydi Viyana’ya.
Bu arada hakem mi! Çekler’in amigosu gibiydi. Hemen iki ön liberoya sarı kart çıkardı, ardından oyuncu değişikliğine iki dakika izin vermedi.

Duran toplara dikkat

Saturday
Jun 14,2008

Ridvan Dilmen
- Çek Cumhuriyeti karşısında nasıl bir oyun anlayışını benimsememiz gerek?
“İki takım için de karşılaşma zor geçecek. Çünkü telafisi yok. Oyuncuların böyle durumlarda bilinçaltında ister istemez maçı penaltıya götürmek yatar. İki takımın da taktik anlayışında orta sahayı tutmak olacaktır. Zaten bu maçta gol atan takım büyük avantaj sağlar. Geriye düşen takım bütün riskleri alacaktır. O yüzden de iki takımın hocası da önce geriye düşmemek için oynayacaktır.”
- Rakibin zayıf yönleri neler, bunları nasıl değerlendirebiliriz?
“Çek savunmasının göbeğinde oynayan futbolcular yüksek toplarda çok iyiler. Ama yerden çok zayıflar. Çalım atan, savunmanın arkasına dripling yapan, topsuz koşuları seven oyunculara karşı zaafları bulunuyor. Bizde de bu tür özelliklere sahip çok isim bulunduğu için bu avantajı iyi kullanmalıyız.”
- Fatih Terim, Semih’i ilk on birde sahaya sürmeli mi? Kadroda nasıl bir değişiklik bekliyorsunuz?
“Terim, Semih’i ilk on birde sahaya sürecektir. Aslında ilk iki maçta Terim’in İsviçre maçının ikinci yarısı dışında planları tutmadı. İlk maçta rakip çok güçlü kaldı. İkinci maçta da planlar sağanak yağıştan dolayı alt üst oldu. Neydi plan: Gökdeniz, Arda, Tuncay ve Nihat gibi driplingi seven oyuncularımız ağır İsviçre savunmasının arkasına sızacaktı. Onları besleyecek arkalarında Tümer vardı. Ama olmadı. Yağış her şeyi bozdu. Ama o yağmur aslında bize çok yaradı. En azından ikinci devre Terim ideal kadroya döndü. O yüzden taktik anlayış, İsviçre maçının ikinci yarısındaki gibi olacaktır. Büyük ihtimalle 4-4-2 oynayacağız. Belki final maçı olduğu için Semih’i önde oynatıp 4-2-3-1’i deneyebiliriz. Bu da makul karşılanabilir. Ama 4-3-3 gibi çok alışık olmadığımız düzen bize ters geliyor (Hamit orta saha oynamadığı için).
- Savunmamız sakatlıklardan dolayı aksıyor. Çekleri’in çift forvet oynayacağı tahmin ediliyor. Böyle bir durumda nasıl bir defans anlayışı uygulanmalı?
“Rakibin tek mi, yoksa iki forvetle mi oynayacağını bilemiyorum. Zaten rakipler tek de çift forvet de oynasa diğer takımlar gibi dörtlü savunma yaptığımız için düzenimiz değişmeyecektir. Servet’in sakatlığı burada çok önemli. Turnuvada iki maç üst üste iyi oynayan hemen hemen tek oyuncuydu. İnşallah düzelir. Düzelmezse ilk kez birlikte oynayacak dörtlü savunmamız olacak. Bizim asıl dikkat etmemiz gereken konu, çok kötü bir huyumuzdan vazgeçmeliyiz. Tehlikeli bölgelerde, taç çizgisinde sırtı dönük oyunculara faul yapıyoruz. Çekler bunları iyi kullanan fizikli bir takım. Gereksiz yere rakibe fırsat yaratmamalıyız.”

Türkiye kazanır

Thursday
Jun 12,2008

Ridvan Dilmen
Hollanda karşısında şok bir mağlubiyet alan İtalya, Romanya’yı yenerek grupta tekrar iddialı konuma gelecektir. Grup maçlarına beraberlikle başlayan Fransa ise Hollanda ile karşılaşıyor. Fransa güçlü rakibi karşısında kazanmak zorunda, bu yüzden ilk tercihim Fransa galibiyeti.
İlk maçlarını kazanan İsveç ve İspanya’nın ise eşitliği bozabileceğini düşünmüyorum. Bu müsabaka için beraberlik ilk seçenek. İsviçre karşısında aldığı galibiyetle gruptan çıkma şansı tekrar doğan Türkiye zor da olsa Çek Cumhuriyeti’ni yenerek çeyrek finale çıkacaktır.

45 dakika

Wednesday
Jun 11,2008

Ridvan Dilmen
Fatih Terim 45 dakika teknik direktörlük yaptı. Portekiz maçının tamamında ve dün ilk yarı boyunca oyuncularımızı oynadıkları yerlerde oynatmadı. İki iki daha dört.
Hadi dünkü maçın ilk yarısında sağnak yağmur planları alt üst etmiş olabilir. Gökdeniz, Arda, Nihat, Tuncay ve Tümer gibi oyuncular bireysel yeteneğe sahip, çalım atan, dripling yapan isimler. Ancak ağır saha bu oyuncuların özelliklerini ortaya koymalarını engelledi.
Devrede Fatih Terim Milli Takıma çağırdığı oyuncuları gerçek mevkilerine koydu. Nihat’ın yanına Semih geldi, Nihat rahatladı. Arda orta dörtlünün solunda, Tuncay orta dörtlünün sağında rahatladı. Mehmet Topal ile Aurelio göbekte rahatladı. Kısacası tipik 4-4-2’ye döndük. Zemindeki su da çekilince işimize geldi.
Semih sırtı dönük oynayan takımdaki tek oyuncumuz. 135 dakika tenis maçları oynayan Milli Takımımızı rakip sahaya taşıdı. Vuramadığı zamanlarda rakibe vurdurmadı. Ama çoğu zaman da vurdu. Semih markajdan kurtulup, doğru koşular yapacak, yükselip vuracak önemli bir oyuncu. İlk yarıda Arda yine sahadaydı. Ama bir ortaya bile teşebbüs etmedi. Ne zaman Semih forvete geçti. Ondan sonra ortalamaya başladı. Semih bütün takımı pozitife çevirdi.
İkinci yarıda Fatih Terim’in yaptığı bütün doğruların karşılığı geldi. Zeminden dolayı Tümer ve Gökdeniz kötü oynadı dersek hata yapmış olabiliriz. Volkan oyunun son bölümünde iki hamlede kurtardığı topla maçın kahramanıydı. Ama en büyük kader adamı 135 dakika sonra doğrulara dönen Terim’di.
Pazar günü formalite maçı oynayacaktık. Artık önemli bir finale çıkacağız.
 

Çok şaşırdım

Saturday
Jun 7,2008

Ridvan Dilmen
Karşılaşma öncesi Fatih Terim’e oyun başlamadan beraberliği verseler hemen kabul edecekmiş. Çünkü sahada kazanmak için oynayan bir takım değil, sadece Portekiz’i durdurmaya çalışan bir ekip vardı.
İlk yarı boyunca hiçbir şey yapmadık rakibi sahamızda beklemekten başka. Sahamızdan çıkamadık. Mevlüt kenarda fazla kalınca Nihat ileride tek başına kaldı. Hamit de savunmada kendini gösteremedi. Bunun dışında kendi kapasitesi kadar bile oynayan oyuncumuz da yoktu. İkinci yarı Mevlüt çıkıp, Sabri girince tipik 4-5-1 sistemine döndük. Ancak ilk beş dakika hariç rakip sahada yine yeterince çoğalamadık. Nihat’ın kendisine tutan Peppe’ye yaptığı asist kalemizde golle sonuçlandı.
Oyunun başında sağ kanatta fazla etkili olamayan Ronaldo, kendini hemen sol tarafa attı ve bütün tehlikeler buradan geldi. Portekiz tabii ki iyi bir takım ama dün sahada ciddi bir sıklet farkı göründü. Maçın antrenman maçı gibi geçmesindeki en önemli etken bizim çok kötü olmamızdı. Biz daha iyi oynayan kapasiteli bir ekibiz. Ama bunu sahaya yansıtamadık. Bu oyuna göre de sonuç normaldi. Portekiz kendini hiç sıkmadan rahat bir galibiyet aldı. Yenildiğimize üzülmüyorum, bu kadar kötü olmamıza üzülüyorum. Açıkcası bu duruma çok şaşırdım. Son dönemlerde bu kadar ezildiğimizi hiç görmemiştim. Bir tek şeyi iyi yaptık diyemiyoruz. Kafa topuna çıkamıyorsunuz, hücum yapamıyorsunuz, kanatları kullanamıyorsunuz, pres yapamıyorsunuz. O zaman yenilgi de kaçınılmaz oluyor.
Üstüne basa basa söylüyorum biz bu değiliz. Umarım İsviçre maçında düzeliriz. Ancak Terim’in orta sahadaki Emre, Hamit ve Aurelio üçlüsünü bozmaması gerek. Dün gece Terim’in en büyük hatası buydu.
Takımın en iyisi direklerdi. Üç top direkten döndü.

Heyecan başlıyor

Thursday
Jun 5,2008

Ridvan Dilmen
Euro 2008’in ilk maçlarında, takımlar birbirlerini deneyecektir. Ev sahibi İsviçre, zorlu rakibi Çek Cumhuriyeti’nden bir puanı koparır. Son hazırlık maçında Finlandiya karşısında iyi bir oyun sergileyen Millilerimiz de, yıldızlar topluluğu Portekiz’e bir çelme takabilir. Bu müsabaka için ilk tercihim beraberlik. Kadrosuyla rakibi Avusturya’nın bir adım önüne geçen Hırvatistan ve Polonya ile karşı karşıya gelecek olan Almanya Avrupa Şampiyonası’na galibiyetle başlar. Haftanın en zorlu maçı olan Hollanda-İtalya karşılaşmasında ise ilk seçenek beraberlikten yana kullanılmalı. Hazırlık maçlarında başarılı sonuçlar alan Brezilya, Venezuela’yı geçerken zorlanmaz. Dünya Kupası Afrika elemelerinde de galibiyete en yakın gördüğüm takım Kenya’nın rakibi Gine.

Milliler yenilmez

Monday
Jun 2,2008

Ridvan Dilmen
Son hazırlık maçını Kolombiya ile oynayacak olan Fransa, Euro 2008 öncesi kazanarak moral bulur. Hafta sonu başlayacak olan Avrupa Şampiyonası’nda ise ev sahibi iki ülkeden biri olmanın avantajını iyi kullanmak isteyen İsviçre, Çek Cumhuriyeti’nden bir puan koparabilir. Bu müsabaka için ilk tercihim beraberlik.
Finlandiya karşısında hazır bir görüntü çizen Türkiye, zorlu rakibi Portekiz karşısında aynı oyununu sahaya yansıtabilirse ilk maçından puan alabilir. Turnuvanın iddialı takımlarından Hırvatistan ve Almanya ise rakipleri Avusturya ve Polonya’yı mağlup ederek iyi bir başlangıç yapacaktır. Büyük mücadeleye sahne olmasını beklediğim Hollanda-İtalya maçında ise beraberliği ilk seçenek olarak görüyorum.

Hoşgeldin Emre

Saturday
May 31,2008

Ridvan Dilmen
Önce bir futbol adamı olarak yazmalıyım. Türk futbolunun en önemli oyuncularından bir tanesi Emre’nin son birkaç yıldır kendi takımında çok sık oynamamasından rahatsız oluyordum. İlginçtir, oynadığı maçları seyrettiğimde de nasıl ilk on birde görev almıyor diye de merak ediyordum.
O kadar maç eksiğine rağmen milli maçlardaki yüksek performansı da beni olumlu yönde şaşırtıyordu. Olumlu diyorum, çünkü az maç oynamasına rağmen hep takımın en iyisi oluyordu. Şimdi Fenerbahçe’ye geldi. Maç sayısının artması milli takımı da olumlu etkileyecektir.
Şimdi transfere Fenerbahçe yönüyle bakıyorum. Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu geldikleri günden bu yana çok önemli transferlere imza attı. Ortega, Anelka, Appiah, Alex, Roberto Carlos gibi…. Alex’in dışındaki oyuncular beni Emre kadar heyecanlandırmadı.
Fenerbahçe’yi düşündüğüm zaman, kafamı yorduğum zaman hep bir eksik görüyordum. O eksiğin yerine de hep Emre’yi koyuyordum. Fenerbahçeli Rıdvan olarak hep “bir gün şu çocuk bizim takımda forma giysin diyordum” ve oldu. Hem de futbolculuk döneminin en verimli çağında. İnanıyorum ki Emre futbol tarihine geçecek çok başarılı sezonlar geçirecektir.
Yönetime teşekkürler
Öncelikle yönetime sonsuz teşekkürler. Hiç abartmıyorum çevremde ne kadar Fenerbahçeli arkadaşım varsa (bu transfer için kimi negatif düşünüyor, çoğunluk pozitif) onlara neşe ile bakıyorum. Çünkü önemli bir problemini halletti Fenerbahçe. Teknik olarak bakarsak günümüz futbolunda böyle orta saha bulmak zor. Sırtın dönük top alacaksın. Uzun top oynayacaksın. Kısa oynayacaksın. Çalım atacaksın. Yaratacaksın, şut atacaksın. Duran top kullanacaksın. Doğru zamanlama ile pres yapacaksın. Bir orta sahada daha ne ararsınız. Bir de Allah doğuştan bir yetenek vermiş. O da liderlik yeteneği.
Fenerbahçe’nin “tıp” oynayan oyuncu kadrosuna böyle biri lazımdı. Yanlış anlaşılmasın, Emre gevezedir anlamı taşımıyor bu söylediklerim. Hep cin gibi. Sahada sürekli arkadaşlarını uyaran, genç yaşına rağmen gerçek bir lider. Oyunu hızlandırabilen, tutabilen, yavaşlatan. Zaman zaman faul alan bir oyuncu.
İnsanlığına gelince… Ben de uzun süredir tanıyorum. Adam oğlu adam. Saygılı. İlişkileri de iyi. Şimdi Galatasaraylı alınır mı deniliyor. Emre bunları aşmış bizde aşmalıyız. (Hoş çocukluğunda Fenerbahçeliymiş ya)…
Fenerbahçe futbol tarihine geçecek müthiş sezonlar geçirecektir.

Çekler takılır

Thursday
May 29,2008

Ridvan Dilmen
İki günde bir hazırlık maçı yapmak takımları etkileyebilir. Euro 2008 öncesi sakatlık istemeyen Çek Cumhuriyeti, İskoçya karşısında takılabilir. Bu müsabaka için ilk tercihim beraberlik. Avusturya, zayıf rakibi Malta önünde favorim. Çok güçlü bir kadroya sahip olan İtalya da Belçika’yı yenecektir.
Beyaz Rusya ile berabere kalarak herkesi şaşırtan Almanya, Sırbistan karşısında kazanarak moral bozukluğunu telafi eder. Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası A Grubu’ndaki rakiplerinden Portekiz de Gürcistan’ı zorlanmadan yener. Romanya’yı da Sırbistan karşısında galibiyete yakın görüyorum. Sakatlık problemleri olan Budan ve Petric’ten faydalanamayan Hırvatistan da hafta sonunu beraberlikle kapatabilir.
 

Final kırmızılıların

Monday
May 19,2008

Ridvan Dilmen
Moskova’da oynanacak Şampiyonlar Ligi finalinde iki İngiliz takımı karşı karşıya geliyor. Manchester United, Chelsea’yi mağlup ederek mutlu sona ulaşacaktır
Premier Lig’de şampiyonluğa ulaşarak final öncesi moral bulan Manchester United, zorlu rakibi Chelsea’yi mağlup ederek Ş.Ligi’nde de mutlu sona ulaşır.  Önce UEFA Kupası’nı Zenit’e kaptıran, ardından da ligdeki son maçında puan kaybeden Glasgow Rangers, Aberdeen deplasmanında galip gelecektir. İskoçya Championship Play-Off karşılaşmalarında liderlik koltuğuna oturan Celtic’in ise Dundee United deplasmanında takılacağını düşünüyorum. Bu karşılaşma için ilk tercihim beraberlik.