Maç Yorumları Fenerbahçe Galatasaray Beşiktaş Trabzonspor

Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Archive for the ‘Yazarlar’ Category

AIG gölgesinde kongre

Saturday
Oct 25,2008

Levent Tüzemen

Galatasaray Başkanı Adnan Polat 15 Ekim Çarşamba günü divan üyelerine “Mali konularda sıkıntıdayız. Galatasaray’ın geleceğini yapılandırma adına bir proje hazırladık ve Goldman Sachs ile 160 milyon dolarlık kredi için masaya oturduk. Futbol ile Sportif AŞ’ birleşmesi önceliğimiz. Kredi yetkisi alamazsak 2010′da duvara toslarız demişti.
AIG depremini yaşamış camia kredi alımına şüpheyle bakıyordu.. Herkesin kafasında, “Kredi ne kadar olacak? Yüzde kaç faizle geri ödenecek?” soruları vardı.
Olağanüstü Genel Kurul’da Başkan Polat,Futbol ile Sportif AŞ’nin birleştirilmesi Galatasaray’ın birçok şampiyonluğuna bedeldir. Bize güvendiniz, bize inandınız, bizi Galatasaray tarihinin en yüksek oyuyla göreve getirdiniz. Şimdi de güvenin ve inanın. 2.5 yıl önce bize Riva için yetki verdiniz. Riva’nın değeri o gün 75 milyon euroydu ama satmadık. Bugün Riva 180 milyon euro ediyor. Bu yetkiyi de hemen kullanmayacağız. Bugünkü ekonomik şartlarda ve bu faizlerle bu krediyi alacak kadar enayi değilizdiye konuştu.
Yönetimi şeffaf olmamakla suçlayan Adnan Öztürk önergenin ertelenmesinden yanaydı. Toplantıya gelenlerin aklı karışıktı. Camia tekrar AIG gibi bir deprem yaşamak istemiyordu. Kürsüde görmeye alışık olmadığımız duayenlerden Sayın İnan Kıraç yönetime yetkinin verilmesini istedi. “Hayır” diyeceğini açıklayan Hayrettin Kozak’ın verdiği rakamlar ve bilgiler dolu dolu ve ürkütücüydü.

‘VERMESEK FELAKET OLURDU’
Ekonomist bankacı Murat Sağman‘ın, “1-Riva’yı değerlendirelim. 2-Krizi daha iyi geçiren Türk bankalarıyla masaya oturalım. 3-Ocak ayında kabası çıkacak stadı değerlendirelim. 4-Türk Telekom’la yapılan 100 milyon dolarlık paranın ödemesinin öne çekilmesini sağlayalım ” şeklindeki etkili önerileri büyük alkış aldı.
Katılan 663 üyeden 160′ının çekip gittiği (Bu dikkat çekici) , 503 “Evet” ve 193 “Hayır” oyu kullanılan toplantı sonunda kredi yetkisi çıktı. Sonuçtan sonra duayenlerden Oğuz İmregün’ün Polat’a, “Yetki verdik kötü. Vermeseydik felaket olurdu” ifadesi bir mesajdı. Eski Başkan Alp Yalman da “Yönetim sırtına ağır yük aldı. Bu saatten sonra hata yapma şansları yok” yorumunu yaptı.

Baskı 3 puana yetmedi

Saturday
Oct 25,2008

Ömer Üründül

Beşiktaş’ın dün gece İnönü Stadı’nda ikinci yarıdaki yoğun baskısı ve gayreti üç puan için yeterli olmadı.
Siyah-beyazlılar maça hızlı başlasa da kısa sürede yenik duruma düşen taraf oldu. Bu şok gol başarıya inanmış seyirci, teknik heyet ve futbolculara soğuk duş etkisi yaptı. Takım halinde hücum düşünülünce, kaybedilen her toptan sonra kontratak tehlikesi ile karşı karşıya kalındı. Tehlike sinyalleri geliyordu ancak Delgado’nun beraberlik golü takımın üzerindeki stresi de riskleri de azalttı.
Devre sonuna kadar hücum girişimleri Beşiktaş ağırlıklı olsa da kopuk kopuktu. Gole yakın pozisyonlar da genelde Sivas defansının yerleşme düzeninde yaptığı hatalardan kaynaklanıyordu. Bu arada arka arkaya kazanılan kornerlerde, rakip 18′e gereğinden fazla adam göndermek Denizli’nin yanlışıydı. Tabii ki Delgado ve Tello’nun ters ayakla kullandıkları kornerler önemli bir gol silahıydı ama bu kadar çok adamı hücuma yığıp, tedbirsiz davranmak kötü sonuçlar doğurabilirdi. Nitekim her korner sonrası Sivas defansından çıkan toplarda, karşı alanda geniş boşluklar bulsa da değerlendiremedi.

AĞIR YÜKÜ MEHMET YILDIZ ÇEKTİ
Beşiktaş ikinci devreye de yoğun baskı ile başmadı. Beşiktaş oyunu karşı alana yıkıp, sürekli gol aramasına rağmen yeterli üretkenliği sağlayamadı. Çünkü Sivas ilk yarıya oranla defansın ortasındaki gedikleri kapatmıştı.
Son bölümde kalesinde iki kontratak tehlikesi yaşayan Beşiktaş neticeyi değiştirmeyi başaramadı. Mustafa Denizli’nin planını bozan oynadığı sürece çok kötü bir performans sergileyen Bobo ve onun yerine oyuna giren Holosko’dan hiç verim alamamasıydı.
Sivas iyi mücadele etti ama iyi futbol oynamadı. İlk devrede çok yerleşme hataları yaptılar ve orta sahada Musa ile Sezer etkili olamadılar. Ağır yükü Mehmet Yıldız çekti. Maç sırasında, Bülent Uygun’un önemli bir kontratak silahı olan Balili’yi ilk 11′de opnatmamasını hatalı bulmuştum ama girdikten sonraki performansını görünce Uygun’a hak verdim. Kendisi de oyuncusuna inanmamış. Yine de Sivas zorlu bir deplasmandan çok önemli bir puan aldı. Bunu getiren en önemli unsur da oturmuş kadro yapısına uyan basit oyun kurgusuydu.

UEFA-Galatasaray-Lucescu

Friday
Oct 24,2008

Vedat Bayram

Galatasaray, sahasında Olympiakos’u 1-0 yenerken, ondan bir gün önce Fenerbahçe, Arsenal’e 5-2 mağlup olmuştu. Maçların ardından muhataplarına yöneltilen sorularla da futbolun yeni gündemi kendiliğinden oluştu. Galatasaray’ın teknik patronu Michael Skibbe’ye, Şükrü Saracoğlu’nda oynanacak UEFA finali soruldu. Fenerbahçe’de ise Aragones’in gönderilip Lucescu’nun getirilme ihtimali pompalandı. Yani Galatasaray’a başarıya giden bir uzak hedef konulurken, Fenerbahçe’ye çıkmaz bir rol biçiliyordu. Hem de daha önce UEFA şampiyonu olan Galatasaray ile bugünkü Galatasaray arasındaki ‘kalite farkını’ gözetmeksizin.
Bir kere, doğmamış çocuğa don biçmek, en azından eski UEFA şampiyonu ‘muhteşem Galatasaray’a haksızlık etmektir.
Peki ya Fenerbahçe’de? Sakat futbolcuların profesyonel sorumluları dururken, suçu ‘gariban’ Aragones’e atmak ya da bulunmaz Hint kumaşıymış gibi her sıkıntıda Lucescu’ya yapışmak, Fenerbahçe’yi baştan düğümlemek anlamına gelir. Bu nedenlerle de iki sebep ve sonuç da yanlış olur.

ARAGONES GİTMESİN
Galatasaray-Trabzonspor maçını da izleyen biri olarak ve çok da arzu etmeme rağmen, Galatasaray’ın bu sezon UEFA şampiyonu olacağı görüşüne uzak duruyorum.
Fenerbahçe’de ise görüş beyan eden seyircilere katılıp henüz Aragones’in gönderilmesi, hele hele Lucescu’nun getirilme fikrine katılmıyorum.

Farkı kaçırdılar

Thursday
Oct 23,2008

Levent Tüzemen

Skibbe’nin futbolda “Kazanılan takım bozulmaz” ilkesine uyarak Trabzonspor’u yenen takımı sahaya sürmesi akıllıcaydı. Çünkü Galatasaray’ın aradığı takım uyumuydu ve sezon başından bu yana aynı onbirle üst üste oynamamak büyük sıkıntı yaratıyordu. Galatasaray yakaladığı takım uyumu sayesinde Olympiakos’u pozisyon vermeden yendi.
Skibbe’nin kenardan oyuna fazla katkısı yoktu ama oyuncuların Skibbe’ye sahip çıktıkları gözleniyordu.
Galatasaraylı oyuncular zihinsel olarak Olympiakos’a karşı iyi motive olmuşlardı. Avrupa’da başarıya susayan seyirci de tribünleri doldururken maç boyu desteğini bırakmadı .
Galatasaray Baros’u tek forvet olarak kullanıyor ama Kewell-Arda ve Lincoln sürekli hücuma katkı yapıyordu. Sabri’nin bindirmeleri etkili oluyordu.
Galatasaraylı oyuncuların oyun disiplini üst düzeydeydi top rakibe geçtiğinde geriye çabuk dönüp pozisyon alıyorlardı.
Steaua maçında ön liberoda başarısız olan Meira, Trabzonspor maçındaki iyi oyununu Olympiakos maçına da taşıdı. Portekizli oyuncu topla rakip arasına akıllı girerken hava toplarını alıyordu. Servet-Emre ikilisi Meira’nın kule görevi yapması sonucu rahatladı .
İlk 15 dakikadan sonra Arda ve Kewell’ın kanatları değişerek oynaması sonucu Olympiakos’un kenar savunmacılarının aklı karıştı ve Galatasaray kanat bindirmeleriyle rakip kaleyi dövmeye başladı. Lincoln’un ön direğe kestiği kornerde Kewell’ın topu kafayla yere vurması akıllıcaydı ve gol geldi.

TAKIMI SKİBBE BOZMASIN
Galatasaray oyunun kontrolünü elinde tutuyor. Tempoyu ayarlıyor, enerjisini akıllı kullanıyor ve topun arkasında daha çok kalıyordu. İkinci yarının başında Ayhan’ın ” Al da atın” diye hazırladığı pozisyonu önce Arda sonra Lincoln boş kaleye atamadı.
Galatasaray fizik olarak, mücadele olarak, pozisyon olarak ve kalite olarak rakibinden çok üstündü. Maç boyu tek pozisyonu Kovaçeviç’le bulan Olympiakos Galatasaraylı oyuncuların ilk toplara basması ve alan daraltması yüzünden hiç etkili olamadı. Arda, Lincoln ve Kewell gol vuruşlarını düşünerek yapsaydı Galatasaray farklı kazanırdı.
NOT : Bu takımı Skibbe bozmamalı. Ancak saha içinde bir oyuncu pas alış-verişlerindeki dengesizliği gidermek için liderliği üstlenip konuşmalı.

Aragones’e sorular

Thursday
Oct 23,2008

Selçuk Yula
Aragones’e sorular

F.Bahçe kötü günler geçiriyor, alınması gereken önlemler var. Aslında işin çözümü o kadar da zor değil. İlk önce sorulması gereken soruları soralım. 1- Üç maçta yenilen 11 gol var. Bunların 8′i kopya goller. Göbekteki ikilinin arasına atılan toplarla kaleye giden forvetleri izlemekten bizlere artık gına geldi. Bunların önlemini almak o kadar zor mu? 2- Geçen sene İnter maçında forma giyen 9 futbolcu sahadaydı. Peki nasıl oldu da F.Bahçe bu hale geldi: 3- Edu ve Roberto Carlos’taki anormal düşüşü neye bağlıyorsunuz, dinlendirmeyi düşünüyor musunuz? 4- Tümer, Vederson ve Deivid’den sürekli iyi haberler alıyoruz. Peki bu futbolculardan ne zaman faydalanmayı düşünüyorsunuz? 5- Maldonado’dan sağ açık yaratma fikri nasıl ortaya çıktı? Yukarıdaki soruların muhatabı elbette Aragones. Yanıt alırsak elbette seviniriz. “Futbolu bilmiyor” dedikleri Zico gidip, Aragones gelince bayram yapanlar şimdi en çok saldırıya geçenler oldu. Helal olsun. Bizim gibi düşünenler ise gene sessizliklerini koruyor. Milli Takım çalıştırmakla kulüp takımı çalıştırmak arasındaki fark hiç sorgulanmadı. Al işte tonla sakat var, ne yapacaksın? Halbuki milli takımda 3 ayda, 5 ayda bir toplanırken ülkenin en iyi adamlarını istediğin anda hem de 5 kuruş vermeden transfer etme hakkın ve yetkin var. Kullan kullanabildiğin kadar. Dünyanın en kolay işlerinden biri. Ama 3 günde bir maça çıkmak o kadar kolay olmuyor işte.*** Alex, Semih ve Güiza ile takım ofans problemini halletmiştir. Kocaeli’deki 3 golden sonra Arsenal’in gole boğulmamasının nedeni şanssızlık ve beceriksizliktir. Adamlar 6 kere kaleye geldi, 5 gol attılar. Sen attıkların hariç sadece 5 kere kaleciyle karşı karşıya kaldın, çerçeveyi bulamadın. Gene de pozisyona girmek iyidir. Bu demek oluyor ki, savunmada adam paylaşımı ve pozisyon alışları yüzünden yapılan hatalar tekrarlanmazsa iyi takım olma yoluna girilecektir. Onu da Bursa maçından itibaren yaşıyacağımızı hep beraber göreceğiz. Tabii dediklerimizin yapılması şartıyla.***Son sözüm Colin Kazım’a… 11′de garanti istemek neyin nesi oluyor anlatsa da anlasak. Futbolda böyle bir şey olur mu? İşte Yusuf da zamanında istemişti, şimdi Bursa’da. Serhat istemişti, o da Kocaeli’nde. Kazım’a tavsiyem, ikisiyle konuş. Bak sana ne diyecekler? F.Bahçeli futbolcu ilk önce giydiği formanın kıymetini bilecek, sahaya sonra çıkacak. Kriz günlerini atlatmak için yönetim, teknik heyet, taraftar ve tüm camia tek yürek olmalı. Ama bu işte en büyük görev de futbolculara düşüyor. Birliktelik sağlanmalı, eğer bozanlar olursa yollar hemen ayrılmalı. İnanın ki kim ne yaparsa sadece kendine yapar.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Rüya bitti   / 22-10-2008 Skor iyi futbol kötü   / 19-10-2008 Gün bugündür!   / 18-10-2008 Kan kaybına devam   / 16-10-2008 Uyanın beyler   / 15-10-2008 Lucescu’ya hayır!   / 13-10-2008 Dostlar başına   / 12-10-2008 Geçersiz mazeret   / 08-10-2008 Daha fazlası sabotaj demek!   / 07-10-2008 Büyü de gitti   / 06-10-2008

 

 

 

Foto Galeri Ana Sayfası için tıklayınız!

var secili_lig_widget = 1;
function lig_widget(i)
{

dgid(”ew_menu”+secili_lig_widget).className = “lig_widget_div”;
dgid(”ew_menu”+i).className = “lig_widget_secili”;

dgid(”ew_”+secili_lig_widget).style.display = “none”;
dgid(”ew_”+i).style.display = “block”;
secili_lig_widget = i;
}

.lig_widget_menu table td { color: #000000; padding:3px; border:1px solid #d6d6d6; border-left:0; border-top:none; cursor:pointer; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-weight: bold; }
.lig_widget_div { background-color:#ffffff; }
.lig_widget_secili { background-color: #d6d6d6; }

#ew_1, #ew_2, #ew_3 { }
#ew_2, #ew_3 { display: none; }
.ekonomi_tablo th { text-align: left; font-size:11px; }
.ekonomi_tablo td { font-size:11px; color:#af1718; padding:2px; }
.ekonomi_tablo .tr1 { background-color: #ffffff; }
.ekonomi_tablo .tr2 { background-color: #dfdfdf; }
#lig_widget_alt th, #lig_widget_alt td { font-size: 11px; font-family: Tahoma; }

Puan Tablosu
Toplu Sonuçlar
Haftanın Maçları

 
Takım
 O 
 G 
 B 
 M 
  A  
  Y  
  P  
1 Beşiktaş 7 5 2 0 14 5 17 2 Trabzon 7 5 1 1 11 8 16 3 Bursa 7 5 0 2 12 9 15
Tümünü göster…
4 Galatasaray 7 4 2 1 17 6 14 5 Sivas 7 4 2 1 12 6 14 6 Ankaraspor 7 4 1 2 11 7 13 7 Gaziantep 7 4 1 2 11 8 13 8 Kayseri 7 3 2 2 7 4 11 9 Konya 7 3 1 3 9 12 10 10 Fenerbahçe 7 3 0 4 11 11 9 11 Eskişehir 7 2 3 2 7 8 9 12 G.Birliği 7 2 2 3 8 11 8 13 Denizli 7 2 1 4 8 12 7 14 Hacettepe 7 2 1 4 5 10 7 15 İ.B.B. Spor 7 1 3 3 5 8 6 16 Ankaragücü 7 1 2 4 6 12 5 17 Antalya 7 0 1 6 9 17 1 18 Kocaeli 7 0 1 6 7 16 1

7.HAFTA

Hacettepe
1

Denizli
0

İ.B.B. Spor
2

Antalya
1

Bursa
1

Eskişehir
2

Kocaeli
2

Fenerbahçe
3

Gaziantep
0

Konya
1

Kayseri
1

Ankaraspor
2

Sivas
3

Ankaragücü
0

G.Birliği
1

Beşiktaş
3

Galatasaray
3

Trabzon
0

8.HAFTA

Beşiktaş

Sivas
Cuma
20:00

Denizli

G.Birliği
Cumartesi
14:00

Ankaraspor

Kocaeli
Cumartesi
14:00

Fenerbahçe

Bursa
Cumartesi
19:00

Antalya

Hacettepe
Pazar
14:00

Ankaragücü

Kayseri
Pazar
14:00

Konya

İ.B.B. Spor
Pazar
14:00

Trabzon

Gaziantep
Pazar
16:00

Eskişehir

Galatasaray
Pazar
19:00

 

Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Turkcell Süper Lig | Bankasya 1. Lig | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Künye | Ana Sayfa

Copyright © 2003, 2008 - Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.

Hepoku
Sabahtan Al Haberi

linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];

linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];

Sorun ve çözüm

Wednesday
Oct 22,2008

Gürcan Bilgiç

F.Bahçe Yönetimi geçen hafta bir toplantı yaptı. Öncelikli kararları, beş kişilik bir komite ile Samandıra’nın içine girmekti. İkinci kararları ise Arsenal maçı sonrasında, sezon başı ve sürecindeki gelişmelerle ilgili bir basın toplantısı ile bilgi vereceklerdi.Sonrası yok… Ortada ne bir açıklama var, ne bir güven mesajı ne de yürekli bir söz…Çünkü söyleyecekleri ‘mazeret.’ Bu mazeretlere inanacakları bulabilecekleri ise şüpheli. Eskiden suçu Haluk Ulusoy’a atıyor, kızgın taraftarlarına yön veriyorlardı. Bu kez, Şampiyonlar Ligi’ndeki çeyrek final takımını ‘kendi eserleri’ olarak gururla sunanlar, bu sezonki ‘eserlerini’ sahiplenmiyorlar. İşte işin ‘püf’ noktası burada… Sahipsizlik… Ne oldu da, geçen sene sahada (en azından Şampiyonlar Ligi maçlarında) topu ısıranlar, bu kez sahada kaybolan yavru kedi gibiler Sahipsizler de ondan.Onları her an azarlayan, uyaran yöneticilere sahipler… Onları terliğin rengi, tişörtün çeşidi nedeniyle fırçalayan hocaya sahipler… Maçlar kötü gitmeye başladığında, sahaya sırtını dönmeye başlayan, küfüre acımayan taraftara sahipler. Yani sahipsizler ve ortada kalmış durumdalar. YÜRÜNECEK YOLLAR VAR Çorap söküğü gibi geliyor gerisi. Bu duygu, oyuncuyu sahada toptan uzaklaştırıyor. Hatanın sahibi olmamak için sahadaki arkadaşına yardım etmekten kaçınmaya başlıyorlar. Ve birlikte hareket etmek yerine, kendini kurtarmaya çalışanlar haline dönüşüyorlar. Onları tekrar eski görüntülerine ulaştıracak sahipleri olmadığı için. Aragones bu yüzden başarılı olamayacak; takımı düze çıkaramayacak. Disiplinin, sevgiye gerek bırakmadığına inandığı için.Bu sezon ile birlikte 3 yıldır kötü takımı seyreden, her maçta sıkıntıları gördükleri halde, tatminin on milyonlarca euro bedelli oyuncularda olduğunu sandıkları için; Yıldırım ve arkadaşları çözüm üretemeyecek. Biz; “Müşteri” dediğimizde kızdıkları halde, “Ben bu kadar parayı, bu takımı seyretmek için mi verdim?” diyenler, zoru görünce, takım oyununu bırakacaklar.Dönüm noktası, sorunun doğru tespit edilmesi, yenilenmenin başlamasındadır. Elinde çekiç olan, çözümü çivi çakmak sanırmış. F.Bahçe’nin hala yürüyebileceği yollar var. Ama elinde çekiç olanlardan medet umuyor…

Mucize gerçekleşmedi

Wednesday
Oct 22,2008

Ömer Üründül

Fenerbahçe dün gece Saracoğlu’nda Arsenal karşısında aldığı yenilgiyle üçüncü maçlar sonunda Şampiyonlar Ligi’nde bir üst tura çıkma şansını mucizelere bıraktı. Artık bundan sonra UEFA Kupası’na devam edebilmek için mücadele edecek.
F.Bahçe seyircisinin de desteğini arkasına alarak maça hırslı başladı. Ama bu bir saman aleviydi. Çok erken, bir dakika arayla arka arkaya iki gol yedi. Arsenal gibi son derece organize bir takıma karşı defans bloğunu öne çıkarmak, adeta intihar etmek gibiydi. Zaten orta saha presin yok denecek kadar yetersiz. Bir de alan daraltmayınca iki kolay gol yendi. Ardından fark bire indi. Biraz moral depolandı derken kısa sürede bir kolay gol daha yendi. Artık gidişat çok kötü görünüyordu. Ama Arsenal büyük bir rehavet içine girip maçı idman havasına sokunca, bu maça motive olan F.Bahçe oyundan kopmadığı gibi ikisi Güiza, biri Semih ile üç net pozisyon buldu ama değerlendiremedi.
Arsenal ikinci yarıya da golle başladı. Doğal olarak bu golden sonra İngiliz ekibi işi garantiye aldığından ağır maç trafiğini de göze alarak tempoyu düşürdü ama üstün kollektif yapısıyla kazandığı toplarda sahanın bütününü pas alış verişleriyle değerlendirebiliyordu. Morali bozulan F.Bahçeli futbolcular 50 bin seyircinin de bulunduğu statta neticeyi kabullenmeyen bir hırs içine girdiler. Ancak bu hırs sadece bir gol getirdi. Son saniyede de fark tekrar üçe çıktı.

ORTA SAHA YETERSİZ
Dünkü neticeyi normal karşılamak gerekir. Ligdeki kolay maçlarda dahi 50 metrekarenin dışına çıkamayan Maldonado, hiç rakibi bozma özelliği olmayan Uğur ve her karşı atakta rakipten tek top çalamayan Alex gibi oyuncularla bu tip takımlar karşısında başarı sağlamak mucizeye bağlı olur. Ayrıca R.Carlos’un da artık sadece yürüyerek oynadığı da ayrı bir gerçek. Sezon başından beri söylediğim gibi eldeki kadrodaki orta saha oyuncularıyla ligde de Avrupa kulvarında da büyük hedeflere gitmek mümkün değil. Orta sahada tek savaşan oyuncu Selçuk’tu. Hem de sınırlı kapasitesine rağmen. Güiza ile Semih çok önemli iki forvet oyuncusu. Dünkü maçta da rakip kalecinin başarısı olmasa Güiza hattrick yapabilirdi. Ama yetersiz orta saha her şeye engel oluyor.

Rüya bitti

Wednesday
Oct 22,2008

Selçuk Yula

Her maçtan sonra “Gel de Zico’yu arama” demekten bıktık. Bir takım bu kadar kısa sürede böylesine değişebilir mi? Geçen sene Şampiyonlar Ligi’nde destan yazan Fenerbahçe, bu sene yokları oynuyor. Aslında baktığımız zaman fazla da değişen bir şey yok. Dün akşam Arsenal karşısına çıkan kadroyu şöyle bir inceleyin, geçen sene İnter’i 1-0 yenen kadrodan en az 7-8 kişi olduğunu görürsünüz. Peki ne oldu da böyle oldu? İşte hep söylediğimiz gibi; teknik adam değişiklikleri o kadar kolay yapılmamalı. Eğer Aragones, Maldonado’dan sağ açık yaratmak istiyorsa o onun kendi sorunu, Fenerbahçe’nin değil. Çünkü Şili’de milli takım kaptanlığı yapan Maldonado’nun sağ açık oynayamayacağını Şili’de yaşayan 5 yaşındaki çocuk da bilir! Ama senin teknik adamın bilmiyorsa bunda bir problem var demektir. Haaa anlıyorum belki Gökhan Gönül ofansa çıktığı anlarda Maldonado’yu geride tutmayı düşünmüştür. Ama o zaman giydir iki numaralı formayı, sağ bek oynat. Sol kanada geçelim. Şu takımda gol pozisyonlarına giren veya rakibini üstüne direkt olarak giden bir iki futbolcu var. Bunlardan biri de Uğur Boral. Ama Fenerbahçe seyircisi bu çocuğa takmış durumda. Yahu bir şeyler yapmaya çalışan çocuğa taktınız da hiçbir şey yapmayan Roberto Carlos için tek kelime etmiyorsunuz. Roberto Carlos’un ismi sahada olup cismi olmayacaksa 25 milyon Fenerbahçe taraftarının günahı ne? Şimdi rota UEFA olmalı Gene en büyük alkışı Güiza aldı. Niye almasın ki? Güiza, mağlubiyeti kabul etmeyen tek adam. Her yere koşuyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama nerden top alacak, kimden top alacak? Alex’in inanılmaz birkaç asisti olmasa pozisyona bile giremeyecek. Dünkü maçı aslında iki ayrı devrede değerlendirmek gerekir. İlk 45 dakika 5-5 falan bitebilirdi. Yani Şampiyonlar Ligi’nde böyle bir maç seyretmeniz mümkün değil. Fenerbahçe belki 3-1 mağlup içeri girdi ama Semih, Güiza ve Uğur Boral ile kaçırdığı yüzde 100′lük 5 pozisyonu var. İkinci yarı da pozisyonlar bulundu gene sahanın yıldızı Güiza’nın attığı golle skor 4-2′ye geldi. Sonuçta Fenerbahçe bence Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkma rüyasını kendi sahasında kaybettiği 5 puanla bitirdi. Bundan sonraki süreç UEFA için işleyecek. UEFA’nın finali Kadıköy’de olacak. Bu final için neler yapılacağını, nasıl bir transfer politikası izleneceğini ileriki yazılarımızda anlatacağız.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Skor iyi futbol kötü   / 19-10-2008 Gün bugündür!   / 18-10-2008 Kan kaybına devam   / 16-10-2008 Uyanın beyler   / 15-10-2008 Lucescu’ya hayır!   / 13-10-2008 Dostlar başına   / 12-10-2008 Geçersiz mazeret   / 08-10-2008 Daha fazlası sabotaj demek!   / 07-10-2008 Büyü de gitti   / 06-10-2008 Hayal serbest   / 05-10-2008

 

 

 

Foto Galeri Ana Sayfası için tıklayınız!

var secili_lig_widget = 1;
function lig_widget(i)
{

dgid(”ew_menu”+secili_lig_widget).className = “lig_widget_div”;
dgid(”ew_menu”+i).className = “lig_widget_secili”;

dgid(”ew_”+secili_lig_widget).style.display = “none”;
dgid(”ew_”+i).style.display = “block”;
secili_lig_widget = i;
}

.lig_widget_menu table td { color: #000000; padding:3px; border:1px solid #d6d6d6; border-left:0; border-top:none; cursor:pointer; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-weight: bold; }
.lig_widget_div { background-color:#ffffff; }
.lig_widget_secili { background-color: #d6d6d6; }

#ew_1, #ew_2, #ew_3 { }
#ew_2, #ew_3 { display: none; }
.ekonomi_tablo th { text-align: left; font-size:11px; }
.ekonomi_tablo td { font-size:11px; color:#af1718; padding:2px; }
.ekonomi_tablo .tr1 { background-color: #ffffff; }
.ekonomi_tablo .tr2 { background-color: #dfdfdf; }
#lig_widget_alt th, #lig_widget_alt td { font-size: 11px; font-family: Tahoma; }

Puan Tablosu
Toplu Sonuçlar
Haftanın Maçları

 
Takım
 O 
 G 
 B 
 M 
  A  
  Y  
  P  
1 Beşiktaş 7 5 2 0 14 5 17 2 Trabzon 7 5 1 1 11 8 16 3 Bursa 7 5 0 2 12 9 15
Tümünü göster…
4 Galatasaray 7 4 2 1 17 6 14 5 Sivas 7 4 2 1 12 6 14 6 Ankaraspor 7 4 1 2 11 7 13 7 Gaziantep 7 4 1 2 11 8 13 8 Kayseri 7 3 2 2 7 4 11 9 Konya 7 3 1 3 9 12 10 10 Fenerbahçe 7 3 0 4 11 11 9 11 Eskişehir 7 2 3 2 7 8 9 12 G.Birliği 7 2 2 3 8 11 8 13 Denizli 7 2 1 4 8 12 7 14 Hacettepe 7 2 1 4 5 10 7 15 İ.B.B. Spor 7 1 3 3 5 8 6 16 Ankaragücü 7 1 2 4 6 12 5 17 Antalya 7 0 1 6 9 17 1 18 Kocaeli 7 0 1 6 7 16 1

7.HAFTA

Hacettepe
1

Denizli
0

İ.B.B. Spor
2

Antalya
1

Bursa
1

Eskişehir
2

Kocaeli
2

Fenerbahçe
3

Gaziantep
0

Konya
1

Kayseri
1

Ankaraspor
2

Sivas
3

Ankaragücü
0

G.Birliği
1

Beşiktaş
3

Galatasaray
3

Trabzon
0

8.HAFTA

Beşiktaş

Sivas
Cuma
20:00

Denizli

G.Birliği
Cumartesi
14:00

Ankaraspor

Kocaeli
Cumartesi
14:00

Fenerbahçe

Bursa
Cumartesi
19:00

Antalya

Hacettepe
Pazar
14:00

Ankaragücü

Kayseri
Pazar
14:00

Konya

İ.B.B. Spor
Pazar
14:00

Trabzon

Gaziantep
Pazar
16:00

Eskişehir

Galatasaray
Pazar
19:00

 

Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Turkcell Süper Lig | Bankasya 1. Lig | Aktüel | Yazarlar | Sayısal loto | Süper toto | Şans topu | Künye | Ana Sayfa

Copyright © 2003, 2008 - Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.

Hepoku
Sabahtan Al Haberi

linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];

linkz_publisher_id = 2113;
linkz_scope = [ ’style3′ ];

Ne yazık ki…

Tuesday
Oct 21,2008

Gürcan Bilgiç

Tribünlerin sıcaklığıyla maçın tansiyonu bir anda Arsenal için gerilmeye başlarken üst üste iki gol geldi.Bu goller daha önce yenilenlerden farklı değildi. Aziz Yıldırım’ın ‘kafasına göre’ hocası için öncekiler problem olmadığından, bunları da gelecek haftalarda dert etmeyecektir. Sakatlıklar veya cezalılar olmazsa takım değişmiyor. Rakibin kalitesi veya kalibresi düzeni değiştirmiyor. Görevler aynı, hatalar aynı, sorunlar el ele vermiş ama kader de aynı. SANKİ 9 KİŞİ VAR SAHADA Bu yıpranmış takımın görüntüsü için yazacaklarımız geçen haftakilerle aynı. Hala aklımız Aurelio’ya gidiyor. Gözümüzün önünde ‘gol makinesi’ var ama ‘çok koştuğu’ için alkış alıyor. Roberto Carlos’un eksikliğine, Alex de kendini ekliyor. Sanki dokuz kişiler sahada. Arsenal’in paslaşmalarını tenis maçı gibi izliyorlar. Bir anda Volkan’ın karşısında biten hızlı hücumların sahiplerine, sürekli ‘yeşil ışık’ yakıyor Fenerbahçe. Bu arada Güiza beş kaçırıyor, bir atıyor. Arsenal neredeyse yüzde yüzle oynarken, böylesine ‘kaçmazları’ yorumlama ‘açmazı’ da bize düşüyor. Kurumlar, liderleri kadar büyürler. Aziz Yıldırım’ın üç senedir seçimlerindeki yanlışlık istikrarının faturası git gide büyüyor. Aragones’e ne yazsak ne desek boş. O’nu getirenler istifasını istiyorlar ama hiç hata yapmamış gibi koltuklarında oturuyorlar. Bu faturalara birkaç yanlış adres verip en günahsızlar ile yollarını ayırıp, kendilerini aklamaya çalışacaklar.Ellerindeki bu maddi imkanlara, arkalarına aldıkları büyük seyirci desteğine rağmen beceremediler. Tıpkı 70 yaşında göreve getirdikleri hocaları gibi! HALA ŞANSLARI VAR! Hazır Dinamo, Porto’yu yenmişken ve UEFA şansı devam ederken, hazır ligdeki puan farkı kapatılamayacak hale gelmemişken, çıksınlar ‘hatalarını’ itiraf edip köşelerine çekilsinler. Başka Aragonesler, on milyonlarca euroluk fiyaskolar olmadan, bu büyük camianın affediciliğine kendilerini teslim etsinler. Bundan sonra daha iyisini yapabileceklerine ikna edebilecekleri biri kaldı mı bilmiyorum. Endişeleri olmasın. Kim göreve gelirse, kim seçilirse bundan daha kötüsünü yapamaz nasıl olsa.

Kafalarına göre takılıyorlar

Tuesday
Oct 21,2008

Bülent Yavuz

Oyun kuralları hakemlerin yetkilerini ve görevlerini çok net bir şekilde açıklamıştır. Hiç bir hakemin bunu değiştirme ve uygulamama gibi bir lüksü olamaz. Hele hele üst düzey hakemler için hiçbir gerekçe mazeret gösterilemez. 1. Hakem Bülent Yıldırım, uzatma süresini 5 dakika gösteriyor. 90+5.42 gol oluyor. Olabilir, bunun izahı kurala uygun bir şekilde yapılır… Uzatma süresinde yapılacak olan sakatlık ve oyun değişikliği için sadece kronometre durdurulur, ilave yapılmaz. Peki 90+8’in izahını nasıl yapacaksınız. Kuralın hiçbir yerinde yok. Boşuna aramayın bulamazsınız. Bakalım MHK nasıl bulacak?2. Bünyamin Gezer, “Lincoln’un hareketi sarı değil” onun için göstermedim diyor. Sen ne diyorsun MHK? O da gece 24’te açıklama yaptı. Sarı kart olmalıydı diye… Hatta “örnek karar olurdu” diye de altını çizdi.Her iki hakem de medarı iftiharımız. Buna lafım yok. Çok iyi maçlar yönettiler, övgüler de aldılar. Ama bu uygulamalar kuralla bağdaşmıyor. Ben yaparım olur mantığı var.. Bu da otorite boşluğundan kaynaklanır. Böyle devam ederse ve bu uygulamalara yeni hakemler de ilave olursa “Vay” geldi o zaman bu ligimizin haline…Bünyamin GEZER (G.SARAY - TRABZON)Maça iyi başladı, kötü bitirdi… İlk defa bu kadar dengesizdi. Kartlarda çelişki yaşadı ve standartları yakalayamadı. Yardımcılarıyla uyumsuzdu. Köşe gönderini yerinden çıkaran ve onunla danseden Lincoln’e 2. sarıyı göstermemesi en büyük hatasıydı. Tolga’nın Sabri’ye hareketi penaltı ve kırmızı kart olmalıydı. Yardımcısı uyudu, Bünyamin de ona uydu. Servet’in eliyle attığı golde hem hakem hemde yardımcısı pozisyonu göremedi. Görselerdi ne olurdu? Servet’e sarı, gol de iptal…M.Kamil ABİTOĞLU (G.BİRLİĞİ - BEŞİKTAŞ)Penaltıyı verdi ama kırmızı kartı es geçti. İbrahim Üzülmez bariz gol şansından atılmalıydı. Hakemi yanıltan kaleci Rüştü’nün pozisyona olan konumu yani yakınlığıydı. Ergün Teber’in kırmızısı ve Ali Tandoğan’ın sarısı kurallar gereğiydi. Sezona iyi başlayamayan Kamil Abitloğlu’nu bu müsabakada iyi gördüm. Kırmızıyı atlamazsa çok iyi diyecektim.Bülent YILDIRIM (KOCAELİ - FENERBAHÇE)İnişli çıkışlı bir performans sergiliyor. Bir hafta iyi diğer hafta kötü. Oysa Yıldırım bu olmamalı. Çünkü üst düzey hakem, çünkü FIFA hakemi… Volkan Bekiroğlu, önce Semih’e sonra da Kazım’a öyle bir girdi ki bırakalım sarıyı kırmızı bile alırdı. Ama Bülent ne sarı verdi ne de kırmızı. Kemal, ceza alanı içinde Semih’i önce sol sonra da sağ omuzundan çekti yıkamadı bu kez iki omuzundan asıldı ve yere düşürdü. Hakemden ses yok. Yüzde yüz penaltı güme gidiyor. 90+5 tamam, 90+5.42 gol o da tamam… Peki 90+8 ne oluyor. İşte bu olmadı, izah edilecek bir yanı yok. Kocaeli kalecisinin forma rengi SARI, Hakemin de SARI. Kaleci , hakemlerden ve oyunculardan ayrı renkte forma giymek zorundadır. Hakem, kaleciye göre değil, kaleci hakeme göre renk seçmek zorundadır. Cüneyt ÇAKIR (BURSA - ESKİŞEHİR)Eskişehir kalecisi İveşa’ya gösterdiği sarı kart yanlış. Kaleci eliyle değil, göğsüyle oynuyor. Bursa’nın golü resmen elle atılmış. Yardımcı hakem golü verince Cüneyt’e yapacak bir şey kalmadı çünkü görme şansı yoktu. İki hata maça tesir etmedi. Bu da Çakır’ın şansıydı.Hakan ÖZKAN (İSTANBUL BŞB - ANTALYA)Antalyalı Yalçın Ayhan hem eliyle oynuyor hem de bir şey yapmadım diye itiraz ediyor. Hakem teredütsüz penaltıyı verdi ama sarıyı unuttu. Belki de Yalçın’ın itirazı bunu engelledi.Hüseyin GÖCEK (SİVAS - ANKARAGÜCÜ)Çok güzel maç, bol gollü ve heyecanlı… Hakem bu tempoya ayak uydurdu hayır hayır bu tempoyu hakem yarattı. Mehmet Yıldız 3. golü atarken 3 defa avantaj uyguladı ve sonunda gol oldu. Bundan iyi daha ne olabilir ki.Aytekin DURMAZ (KAYSERİ - ANKARASPOR)Aghahowa’nın attığı şutta top çizgiyi geçmi mi geçmedi mi? Çözmek mümkün değil. Saido 2. sarı karttan atıldı. Oysa 2. sarı yerine direk kırmızı görmeliydi. Gökhan GÜNEŞER (HACETTEPE - DENİZLİ)Avantaj uygulamaları çok iyi akabinde sarı kart ondan iyi ama öyle bir penaltı atladı ki evlere şenlik. Aday hakemler bile bunu atlamaz. Süleyman ABAY (GAZİANTEP - KONYA)Maçta hakemi yazacak bir pozisyon yok. Bu hakemin kötü olduğu anlamında mıdır? Kesinlikle hayır. Aksine hakem kaybolmuş ki maç sızıltısız bitmiş hem de deplasmandaki takımın galibiyeti ile.