Maç Yorumları Fenerbahçe Galatasaray Beşiktaş Trabzonspor

Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Archive for the ‘Kazım Kanat’ Category

Balık baştan kokar!

Thursday
Jul 17,2008

Kazim Kanat

Biz Türklerin harika bir sözü vardır. Deriz ki; “Balık baştan kokar!” O nedenle ben Beşiktaş denilince sadece başkanı Sayın Yıldırım Demirören’i tanırım. Yanisi şudur; menajer, antrenör, kaptan ve futbolcu benim için teferruattır. Şimdi Toraman ile Üzülmez’in yumruklaşma olayına bakalım.
1-Üzülmez, menajer Engin ile antrenör Sağlam’ın koyduğu kuralları icra etti; suçu yok.
2-Üzülmez, bunu yaparken yumruklarını konuşturdu; Suçlu.
3-Toraman, kaptanı ile konuşma tarzında suçlu. Toraman, kaptan Üzülmez’in yumruklarına cevap vererek daha büyük suçlu.
Ama burada asıl iki suçlu var. Birincisi Ertuğrul Sağlam. Bu olayı takım içinde çözebilirdi, çözmedi.
Çok önemli iki oyuncusunu yitirdi. İkincisi Sinan Engin. Sorunu çözmek yerine, iki kaptanı bir araya getirip yeniden kavga etmelerine ortam sağladı. Sonra da bu iki futbolcuyu ayrı uçaklarla yollayarak olayı abarttı. Engin isteseydi bu kavga olmazdı, iki kaptan barışırdı. Yeter ki isteseydi. Bu olaya başkan el koydu da ne oldu? Delgado’yu kaptan, Nobre’yi de ikinci kaptan yaparak sorunu çözdüğünü sanan Yıldırım Demirören şunu bilisin ki, sorun çözümsüz. Delgado gibi biri Beşiktaş’a kaptanlık yapamaaaaz! Delgado’nun kaptan olması 105 yıllık Beşiktaş tarihine ihanettir.
Başkan Yıldırım Demirören şunun hesabını genel kurula nasıl verir? Mali kurulda gelirgider tablosunda ve değerler bölümünde Üzülmez ve Toraman 10 milyon doların üzerinde gösterildi (Borsadaki değeri daha yüksek).
Bütün bunlar gösteriyor ki Beşiktaş’ın parasının değeri başkan için değerli değil. Diyeceğim şudur: “Beşiktaş’ta otorite yok. Yani balık baştan kokuyor.”

İYİ ŞEYLER YAZMIYOR!
MESAJ ; Menajer Sinan Engin, benim için Serdar müdürüme, “Hiç de iyi şeyler yazmıyor” diyormuş. Çok haklı. Maalesef iyi şeyler yazmak için elime kalem aldığım zaman hep kötü şeyler yazıyorum. Bunun suçlusu Engin’dir. Bu nedenle Bay Sinan’a şunları söylüyorum:
Otoriteden, disiplinden bahsediyorsun da senin futbolculuk dönemini de iyi bilirim. Benim ağzımı açtırma. Şu 4 İbrahim’in gönderilmesindeki bakış açın, futbol bilgin açısından seni sıfırladı. Diyorsun ki “Kaş yedek kalacaktı, gitmesine izin vererek iyilik yaptım.”
Engin; Kaş, İspanya ligine gitti. onun yerine aldıklarının şimdiden teneke transfer olduğu belgelendi. Ayrıca Kaş gitmeden önce, İspanyolların 1.5 milyon dolarına karşılık senden 600 bin YTL istedi (sen 400 verdin ). Transferde Beşiktaş’ın milyon dolarları niye çöpe gidiyor? Neden 5 kazma alacağına 1 tane yıldız almadın? Niye?

Delgado’dan kaptan olmaz

Thursday
Jul 10,2008

Kazim Kanat

Sinan Engin’e ilk ve son mektup;.

Bu yazacaklarım sana ilk ve son mektuptur. Düşünür, analiz eder ya da düşünmeden öfke ile bağırır çağırırsın.
Tercih senin. Dinle bak!
1-Beşiktaş geleneğinde kaptan demek, çok şey demektir. İlk kaptan Kazım efendi Çanakkale’de 11 arkadaşı ile şehit düştü. Sonra Baba Hakkı kaptanlık yaptı. Türkiye’ye örnek oldu. Sonrasında Recep Adanır, Nazmi Bilge, Kaya Kösteben, Necmi Mutlu, Sanlı Sarıalioğlu, Zekeriya Alp, Rasim Kara, Samet Aybaba, Rıza Çalımbay, Mehmet Özdilek hep örnek oldular.
2-Sen ne yaptın? Daha dün TV’lerde, “Canı isteyince oynuyor, canı isteyince deplasmana gidiyor” dediğin Mathias Delgado’yu kaptan yaptın! Bu da yetmedi Fenerbahçeli Nobre’yi de yardımcısı yaptın. Bu olmaz! Neden olmaz? Şundan; Kaptan dediğin Beşiktaş ruhunu taşır. Yahu; Türkçe bilmeyen birisi ne kendinin ne de Beşiktaş’ın haklarını nasıl korur!?
3-Beşiktaş’ın 4 İbrahim’ini istemiyordun, kurtuldun! Bundan bir şey olmaz dediğin Akın Beşiktaş’ı şampiyonluktan etti. Kaş ise İspanya’dan aldığının yarısına Beşiktaş’ta kalmak istedi, istemedin. Elin yabancılarına ise milyon dolar saydın. Üzülmez ile Toraman’ın Beşiktaş’ı küçük düşüren kavgalarına gelince. İsteseydin o kavga asla olmazdı. O kavga ortamını sen yarattın! Yine isteseydin evin içinde olan bu işi kapatırdın. Kapatmadın! Niye? (Üzülmez ve Toraman maçta ve herkesin ortasında kavga etseydi, kovardın. Evin içinde olan bir olay orada kalmalıydı)
4-Gökhan Zan’la niye anlaşılmıyor. Bu çocuğun suçu sakatlanmaksa öyle bir suç olmaz!
5-En büyük rakibin Fenerbahçe, İspanya gol kralını alırken, sen en iyi santraforun Bobo’yu satmak için menajerlerin peşinde koşuyorsun. Olur mu böyle şey?
NOT: Bay Sinan Engin! Senin için anlamı var mı bilmem. Biz gazeteciler için haber kutsaldır. (Hani Lucescu seni antrenmandan kovmuştu ben da arkamı dönmüş görmemiştim ya. Bu sana yaptığım büyük jestti. O gün onu bile anlamamıştın!) Bu nedenle Serdar Sarıdağ (Milliyet) ve Kartal Yiğit (Vatan) ustalarının yaptığını değil, dediğini yaptılar. Aferin onlara!

Thursday
Jul 3,2008

Kazim Kanat

Beşiktaş teknik patronu Ertuğrul Sağlam’ın Ulusal Takım kaptanı Rüştü Reçber’e sahip çıkmasına saygı duyuyorum. Ama bu sahiplenmede ‘Reçber’i eleştirenleri eleştirme’ tavrına asla saygı duymuyorum. Bu nedenle Sağlam’a eleştirim saygı sınırlarını zorlayacaktır.
Dinle hoca… Diyorsun ki “Bir gün önce Rüştü’yü kahraman yapanlar bir gün sonra hain yaptılar. Rüştü’yü ne hain ne de kahraman yapalım.”
Sağlam’ın hedef gösterdiği yazar benim. Maç bitiminde atv’de Santra’da, ertesi günde, SABAH’ta yazdıklarımla verdiğim mesaj şuydu; Rüştü’yü Hırvatistan maçında (goldeki büyük ve affedilmez hatasına rağmen) kahraman yaptım. Almanya maçında ise yediği o affedilmez hatası sonucunda “Yaktın bizi Rüştü!” başlığı ile eleştirdim.
Şimdi hoca efendi Ertuğrul Sağlam’a soruyorum; Peki, söyle bakayım hoca efendi, Sen, Rüştü’yü kötü oynadığı maçtan sonraki hafta neden oynatmıyorsun?
Lafı uzatmaya gerek yok. Futbolda dün yok, yarın da yok, sadece bugün var. Bizler de günü yazarız. Hepsi bu kadar basit bir olay!

Thursday
Jun 26,2008

Kazim Kanat

Türk futbol tarihinde iki dönüm noktası vardır. Birincisi İstanbul’da İngiltere’den 8 gol yedik. Rövanşa giderken Mustafa Denizli, “Wembley’de İngiltere’yi yenmeye gidiyoruz” dedi. Mümtaz Türk medyası, Denizli’yi “Hayal taciri” ilan etti. Oysa Denizli, “Topal karınca gibi” bir idealin peşindeydi.
İkincisi Fatih Terim, Türkiye’nin büyük hedeflere koştuğunu anlatmak için, “Hiçbir şey imkansız değil. Mucizeler zaman alır” sözünü ilke edindi. Mümtaz Türk medyası Terim’i megaloman olarak niteledi. Oysa Terim, ‘Topal karınca’ gibi bir idealin peşindeydi.
Şimdi gelinen nokta şudur: Türkiye, futbol tarihinde en seçkin yerini alırken, DenizliTerim ikilisi ile gurur duymaktadır.
Bu iki teknik adamın açtığı yoldan büyük hedeflere koşmaktadır. Bu yolu kimse geri döndüremez. Bu yolun parolası da şudur; Biz Çılgın Türkler, Avrupa Şampiyonu olmak için çok beklemeyiz. O gün çok yakındır!

Yaktın bizi Rüştü

Wednesday
Jun 25,2008

Kazim Kanat

Futbolu biz oynadık. Finali de biz hak ettik. Bırakın finali Avrupa Şampiyonluğunu da biz hak ettik. Ama ne oldu?
Aptalca üç hatalı golle tüm hayallerimiz yıkıldı.
Birinci gol. Top bizde, gole giderken kaptırdığımız topla gol yedik. Nerede Rüştü Reçber?
İkinci gol. Pozisyon yok, sadece yüksek bir yan orta var. O yüksek topa Rüştü Reçber çıktı. Boşa çıktı. O top da gol oldu.
Üçüncü gol. Yine top bizde. Rakibe ikram ediyoruz. Sonra o top üç kişinin arasından gelip gol oluyor. Nerede Rüştü Reçber?
Anlatmaya çalıştığım nokta şu. Koskoca Almanya. Avrupa ve dünya şampiyonu Almanya, kalemize üç kez gelebiliyor. O da bizim hatalarımızdan…
Eğer kalede iyi bir kaleci olsaydı, bu maç böyle mi olurdu? Elbette tüm faturayı Rüştü Reçber’in önüne koymak istemem. Basit ve sıradan hatalar var ama en büyük hatayı takımın kaptanı ve en tecrübeli oyuncusu yapıyorsa o zaman kendimizi analiz etmek zorundayız.

BAŞIMIZ DİK AYRILDIK
Türkiye, Türkleri gururlandıran bir futbol oynadı. Stattan başımız dik ayrıldık. Karşılaşmanın sonunda Türk futbolcusu alkışlar içinde uğurlanırken, Almanya’nın sahada çılgınca sevinmesi, bu maçın büyüklüğünü gösterir. Bu maçın büyüklüğü Türkiye’ye aittir. Sadece Almanya sevindi.
Şimdi gelelim futbolun gerçeğine… Sahaya 14 kişi çıktık. Üstelik bu takım rezerv takım. Ama 10 futbolcu görevini yaptı.
Bütün dünyaya Türklerin çağdaş futbol oynadığını kanıtladı. İşte önemli nokta da bu. Türkiye evine dönerken ‘Avrupa’nın 4 büyük takımından biri’ unvanı ile dönüyor. Belki skor olarak 4. konumda olabiliriz. Ama futbol olarak birinci olduğumuzu kabul edelim.
MESAJ: Fatih Terim, Türkiye’deki misyonunu tamamladı. Artık bundan sonra yapacağı bir şey kalmadı. Türkiye, Terim’e teşekkür etmeli. Ben buradan o görevi 70 milyon adına yapıyorum. Sağol Adanalı.

Şimdi konuşun Terim’i

Friday
Jun 20,2008

Kazim Kanat

Bu maçın teknik analizini yapmayacağım. Yaparsam Fatih Terim’in bir dolu çılgınca yanlışlıklarını yazmak zorunda kalacağım. Sadece tek kelime yazayım: ‘Takımın tek ön liberosu Mehmet Topal’ı çıkartıp santrafor Semih Şentürk’ü almasının hiçbir teknik yorumu yoktur. Bunun adı çılgınlıktır….
Ama futbol işte böyle bir şey. Terim’in bu yanlış yorumu doğru bitti. Topal’ın oyundan çıkmasıyla Ulusal Takım ön liberosuz oynadı. Bu bölgenin sorumluluğunu neredeyse Tuncay Şanlı tek başına aldı. Hem oyun kurdu hem takımı hücuma çıkardı. Şentürk de oyuna girdikten sonra kendini hep gizledi. Bir kez sahneye çıktı o da herşey bitti diye diz çöküp ağladığımız an 70 milyonu güldürdü. Ne güldürmesi canım 70 milyona hayat verdi hayat. Oysa bundan 1 dakika önce kendi ayağımızdaki topu Hırvatlar’a armağan ettik. O top geldi olmayan pozisyonda gol oldu. Olacak şey değil. Bu goldeki en büyük hatayı Rüştü Rençber gibi bir büyük usta yaptı. Hem de ne hata. İşte bu noktada özel bir paragraf açayım. Bu maça damgasını vuran oyuncu kaleci Reçber oldu. Kalede duruşu ve kurtarışıyla Türkiye’yi şimdiden Avrupa’nın 4 büyük takımından biri yaptı.

POZİTİF ENERJİ VERELİM
Tekrar başa dönelim… İtalyayan hakem dürüst ve namuslu olsaydı Tuncay Şanlı’nın pozisyonuna penaltı verir maçı da çözerdi. Açıkca Hırvatlar’ı korudu. Peş peşe gösterdiği sarı kartla Türkiye’nin yolunu kesmek istedi, ama kesemedi.
Şimdi… Fatih Terim’i eleştirenler susmak zorunda. Maçtan önce ‘Topal Karınca’ ol dediğim Fatih Terim takım tertibi ve sistem konusunda maçı kazanmak için çok şey yaptı. Çok doğrusu da vardı çok yanlışı da vardı. Ama kazanan haklıdır. Şimdi Terim’i eleştirme günü değil. Terim’e pozitif enerji verme günüdür.

MESAJ: Sayın Tayyip Erdoğan bu maçı bir Başbakan duygusuyla izlemedi. Eski bir futbolcu gibi izledi. Yediğimiz gol de kahroldu attığım golde çılgınca sevindi. Futbol Başbakanlar’ı bile ağlatırmış…

Servet’e gazi madalyası verin!

Thursday
Jun 19,2008

Kazim Kanat

Neresinin sakat olduğunu yazmayacağım.
Neresinin sağlam olduğunu yazacağım.
Bir tek yeri sağlam, o da yüreği!..
Bir çok futbolcunun, “kılı dönse” sakatım diye kapris yaptığı şu dönemde, “futbolculuk kariyerini” dahası; ekmek yediği mesleğini tehlikeye atacak kadar yürekli biri o.
Galatasaray’ın şampiyonluk maçında gık demeden oynadı. Maç bitti, şampiyonluk turunu iki arkadaşının kollarında attı.
Şimdi ise!… Ulusal takımın her maçında insan üstü oynuyor. Önerim şudur efendim:
Sırtındaki Ulusal forma için hayatını ortaya koyan Servet Çetin’e, “Gazi Madalyası” verilsin.

Hakemi de yendik

Sunday
Jun 15,2008

Kazim Kanat

Tuhaf ama iki konu için yüksek hoşgörünüze sığınarak bir şeyler söylemek istiyorum. Çünkü bu satırları yazarken duygularımı kontrol etmekte zorlanıyorum. Tıpkı 70 milyonun gözyaşı döktüğü gibi.
Portekiz’e yenildiğimiz gün “Türkiye Avrupa şampiyonu olacak” dedim. Bunu inanarak söyledim. Ayrıca futbol bilgimi ortaya koyarak söyledim. Çünkü Türkiye futbol kadrosu olarak kaliteli oyuncularıyla bunu başaracak güçteydi. Ama herkes benimle alay etti. Kimi ‘topal karınca’ dedi, kimi ‘hayal taciri’ . Bu görüşümde son güne kadar ısrar edeceğim.
İkincisi ve önemlisi, maçtan bir saat önce atv’de Santra programında yine inanarak söyledim. Dedim ki, “Yüzde 99 Çekler’i yeneriz. Yüzde bir ise yağmur yağar, kar yağar, yer yerinden oynar, işte o zaman maç yarıda kalır.” Sevgili Ahmet Çakar’ın üç ihtimalli maç ısrarına rağmen tek ihtimal var o da ‘Türkiye’ dedim.

AVRUPA ŞAMPİYONU OLURUZ
Şimdi başa dönelim.
Biz neden 2-0 yenik duruma düştük?
Biz neden 2-0′dan maçı 3-2 yaptık?
Daha da ve önemlisi şudur: Biz nasıl olduk da hakemi de yenerek Çekler’i eledik?
Birinci cevap:
Yediğimiz iki gol Çekler atmadı, biz yedik. İki çizgiden gelişen ataklarda ne kademe hatası yaptık, ne takım halinde organize olduk, ne de!… Sadece şunu yaptık: Amatörce seyrettik.
İkinci cevap.
Biz takım gibi savaşmaya başlayınca yani cesurca risk alarak Çekler’i yenmek için saldırınca öyle bir üç gol attık ki, üstelik kalecisiz yendik. Üstelik 10 kişi ile yendik. İşte Türkiye bu. Maçın bu bölümünü Fatih Terim ve öğrencileri çok iyi analiz etmeli. Bu bölümdeki futbol Türkiye’yi Avrupa Şampiyonu yapacaktır.
MESAJ: Nihat Kahveci ve Tuncay Şanlı’yı NBA’in iki starı Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur’a benzetip, “Niye Türkiye’de oynamıyorsunuz” diyenler gördüler ki, takım olunca starlar çok büyür. Kahveci ve Şanlı daha büyük oynayacaklardır, bekleyin.

Oyunun patronu Arda Turan olunca

Wednesday
Jun 11,2008

Kazim Kanat

Portekiz’i neden yenemedik? Dahası; Portekiz karşısında neden çok kötü oynadık? İşte bu sorunun cevabını İsviçre karşısında ilk 45 dakikada yaşadık. Elbette bunun sorumlusu Fatih Terim’in duygularını ve hırslarını aklının önünde tutmasıydı. Dahası; Terim’in affedilmez antrenörlük hatalarıydı.
Soru bir:
Yağmura hazırlıklı değilsin. Oysa o yağmurun maç anında yağacağını bildiğin halde, topu tutarak oynayan fizik kapasitesi düşük oyuncuların sahada işi nedir?
Soru iki:
Elinde Emre Güngör gibi atletik yapılı ve çok çabuk bir oyuncu varken neredeyse 4 yıldır, sıradan bir oyuncu olan Emre Aşık’ı savunmanın son adamı yapmanın mantıklı izahı var mı?
Soru üç:
Orta saha da Ayhan Akman ve Mehmet Topal gibi iki oyuncu varken, Tümer Metin’i oynatmak, hem de bu oyuncuyu Ulusal Takım’ın lideri yapmak futbola ihanet değil midir?

NİHAYET DOĞRULARI GÖRDÜ
Terim ikinci 45 dakikada yapması gereken doğruları yaptı.
Terim’in üç doğrusu, Terim’i de Türkiye’yi de kurtardı:
1-Gökdeniz Karadeniz ve Tümer Metin’i oyundan alarak doğru yaptı. Böylece orta sahada topa sahip olduk.
2-Semih Şentürk’ün oyuna girmesi ile hiç olmazsa yan ve yüksek toplara gittik.
3-Hücumda risk aldık. Arda Turan’ı oyunun lideri yaptık. Böylece; koşan, savaşan ve maçı kazanmak isteyen Türk çocuklarına güvendik.
Son söz: Galibiyet çok güzel şey. Yeter ki yanlışlıkların üzerine örtmesin.
MESAJ: Benim anlatmaya çalıştığım acı gerçeği nihayet yaşadık. Şöyle efendim..
Eren Derdiyok’un pasını Hakan Yakın bizim ağlarımıza gol yaptı. Bu golü ise bizim Aurelio seyretti!
Gole bile sevinmeyen Yakın ile Derdiyok’u izlerken isyan ettim: Ah benim kendi kimliğine, kendi insanına ihanet eden ülkem. Ah!…

Futbolun adı; Terimizm!

Sunday
Jun 8,2008

Kazim Kanat

Kadro seçimi ve taktik düşünce, ‘Terimizm’ futbol felsefesinin eseri. Fatih Terim iki şeyin altını çizdi;
A- Öyle bir 11 çıkardı ki, “Portekiz bizden korksun” dedi. Bu 11′in adı, ‘çılgınca’ hücum futboluydu. Çünkü; takımın 10 futbolcusunun 10′u da ligde gol atmıştı.
B- Tek ön libero (Aurelio), bir oyun kurucu (Belözoğlu) ve dört forvetle (Kahveci, Şanlı, Kazım, Erdinç) oynamakla Portekiz’den hiç korkmadığımızı kanıtlamak istedik.
Terim’in çözmesi gereken çok ciddi üç sorun şuydu:
1- Savunmamızda yan ve yüksek topların hepsi başımızı ağrıttı. Kaleci Demirel hiçbir topa çıkmadı. İki stoperimiz (Zan ve Çetin) yan ve özellikle yüksek topları ıskaladı. Bir başka sorun da şuydu: Hücumda topu yere indirerek oynadık ama ön ve arka direğe hep yüksek orta yaptık. Bu topların bir tanesine bile vuramadık. Oyunun patronu Belözoğlu ise saklanarak oynadı. Sorumluluk almadı. (Portekiz de kısa boyluydu ama onlar her yüksek topu olumlu kullandılar)

TERİM’İN DUYGUSAL YANLIŞI
2- Hücumda organizasyon değil, bireysel yetenekler ön plana çıktı. Kazım beklenilenin üstünde performans sergilerken, Şanlı çizgiden içeri girdiği her topu kaybetti. Erdinç, ilk kez yan yana oynadığı Kahveci’ye eşlik edemedi.
3- Ayağında top tutan santrforumuz yoktu. Presle kazanıp ileri çıkarken, hücumda kazandığımız topu kaybettiğimiz zaman o topların hepsi kalemize tehlike oldu. Bu topları Ronaldo iyi kullanmadı. Ayrıca şans da bizden yanaydı.
İkinci 45′te Terim, Mevlüt Erdinç-Sabri Sarıoğlu değişimi ile futbol felsefemizi değiştirdi. Altıntop’u orta sahadan hücuma çıkardı. Hücumu düşünürken savunmamız dağıldı. Pepe ve Meireles’in attığı gollerde çizgi savunmanın oyundan düşmesinin adı skandal!
MESAJ: Terim’in sakat Zan ve Çetin’deki ısrarı duygusaldı. Dahası; maçı çevirmek için Şentürk’ü oyuna aldı. Terim’in Şanlı’da ısrarı ve Arda Turan’ı oyuna almaması duygusal ve yanlış tercihlerdi.