Maç Yorumları Fenerbahçe Galatasaray Beşiktaş Trabzonspor

Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Archive for the ‘Altan Tanrıkulu’ Category

Hak eden hak ettiği yerde!

Monday
May 5,2008

Altan Tanrikulu
FENERBAHÇE, şampiyonluğa alışık bir camia.. Sezonu en önde bitirse de bitirmese de kulüp olarak çok önemli ve başarılı bir sezonu geride bırakacak.. Ama..

Ama her şeyin 180 dakikaya kilitlendiği bir ortamda, taraftarın stadı doldurup müthiş bir destek verdiği atmosferde, Sivas’tan gelen gol haberine karşın sahadaki oyuncuların bu kadar rahat, umursamaz futbolu, ilk gol girişimi için 15 dakika beklenmesi nasıl açıklanabilir ki?Ya Zico? Gidecek mi kalacak mı soruları arasında hazırlandığı maçta herkesin nasıl durduracağını artık ezberlediği bir oyun anlayışıyla sahaya çıkmak ne demek?Türkiye’de futbolcu lisansı almış hemen hemen her orta saha oyuncusunun sergileyebileceği performansı sergileyen Maldonado’da ısrar etmenin anlamı ne?..Tek vuruşta, pas alışverişlerinde, rakip savunmayı rahatsız etmede, asist yapmada ve nihayet topu filelere gönderme sayısında Türkiye’nin en çok gelişme kaydeden oyuncusu yedek.. Moralsiz Kezman sahada..Kahe alınsın Rakibin 1 puan alırsa kümede kalmayı garantileyecek.. Bu ortamda savunma yapacağı ortamda.. Madem 35.dakikada forvet ağırlıklı oyuncu sayısını beşe (Kezman, Semih, Deivid, Kazım, Alex) çıkaracak bir hamle yapabiliyor Zico, o zaman neden oyuna böylesine defansif bir takımla başlıyor?Fenerbahçe ligin en golcü takımı.. Savunma olarak ilk beş sıranın en kötüsü.. O zaman bu takımın kazanması için gerek şart atması, yememesi değil.. Oyunu güzelleştirmek için de kazanmak için de hücumu önce düşüneceksin.. Chelsea’yi yenerken, İnter’i, Sevilla’yı sürklase ederken yaptığı gibi..Fenerbahçe Sivas’tan gelecek mutlu bir haberle son haftaya lider de girebilirdi.. Ama basın tribünündeki monitörlerden ara sıra gözüme çarptığı kadarıyla Galatasaray’ın gencecik oyuncularının gösterdiği direniş, şampiyonluğa oynayan bir rakip karşısında hem de deplasmanda geriden gelip öne geçmek zaten sezonun hakkını teslim ediyordu.. Fenerbahçe tribünlerinde ise şampiyonluktan önemli gelişmeler vardı.. Hakemi, Zico’yu, kötü oynayıp çıkanı, iyi oynayıp mücadele edeni doğru zamanda doğru şekilde protesto etti ya da alkışladı seyirci..Unutmadan, Aziz Yıldırım futbol hayatının sonuna gelmiş şöhretlerin yerine sezon bitiminde İlhan Cavcav’ı ikna edip ilk golün sahibi Kahe’yi alsa Fenerbahçe yabancı forvet hakkını hakkıyla kullanmış olur..Hakem Abitoğlu maçın tekrarını evinde tekrar oturup dikkatlice seyretmeli.. Verdiği vermediği fauller, tartışmalı penaltı pozisyonu, göstermediği kartlar onun takdiri.. Ama iki takım lehine de gole gidebilecek anlarda avantaj kuralını uygulamaması modern hakemlikle çelişen bir görüntüydü..

Kolay galibiyet

Sunday
Apr 20,2008

Altan Tanrikulu
SÜPER Lig gelecek hafta Ali Sami Yen’de oynanacak derbiye odaklanmış durumda. Fenerbahçe, Denizlispor’u yenecek güce ve kadroya sahip bir takım. Üstelik Güvenç Kurtar’ın takımı sahasında ne kadar başarılıysa dışarıda o kadar başarısız.

Şampiyonlar Ligi’nin yorgunluğunu Ankara’da puan bırakarak atlattığını düşünen Fenerbahçe, Denizlispor’a ilk golü bir an önce atıp rahatlamayı, ardından farka gitmeyi hesaplayan bir oyun planıyla çıktı sahaya. Bu fırsatları da peş peşe buldu. Kezman’ın auta attığı pozisyon, futbol tarihine geçecek cinsten. Hem kalecinin ıskası hem de Kezman’ın boş kale yerine dışarı vuruşu başta bu iki futbolcu olmak üzere bütün futbolseverleri şaşkına çevirdi.Aynı Kezman’ın golü ise sanki o golü hiç kaçırmamış bir futbolcunun rahatlığı ve soğukkanlılığı ile yapılmış bir vuruştan geldi. Kezman, gidecek mi kalacak mı? Bu çok tartışılıyor ve tartışılacak da. Ama Kezman PSV’den sonra hemen her gittiği yerde aynı sorunlarla karşılaşmış. Fenerbahçe’deki geleceği de belirsiz.* * *Maçın yıldızı kuşkusuz Uğur Boral’dı. Sol kanadı çok iyi kullanan Uğur, Deivid’e verdiği pasın yanı sıra yaptığı ortalarla da çok etkili oldu. Güvenç Kurtar’ın o bölgeye yapmaya çalıştığı hamleler de yetersiz kaldı. Aslında Kurtar’ın Fenerbahçe karşısında intihar edercesine ofsayt taktiğiyle oynaması ve rakibine çok geniş boş alanlar bırakması doğru değildi. Fenerbahçe, bu boş alanları rahatça değerlendirdi ve son üç haftaya girerken kolay bir galibiyet aldı.

Penaltıcı

Monday
Apr 14,2008

Altan Tanrikulu
HEM Avrupa’da, hem ligde zirve mücadelesi veriyorsan geniş bir kadron olacak.

Ayrıca bu geniş kadroyu iyi değerlendireceksin. Bayern Münih perşembe gecesi 120 dakikaya uzayan maçı 3-1’den çeviriyor. Pazar günü ilk 8 dakikada Dortmund’a 2 gol birden atıyor. Temposu yüksek, hızlı hücumculara sahip olmanın avantajını iyi kullanan bir takım olduğunu bir kez daha gösteriyor.Fenerbahçe de çok zorlu bir Şampiyonlar Ligi maçı sonrası Ankaraspor karşısına çıkıyor. Ankaraspor’un ilginç bir özelliği var. Susiç takımı hücum oynatmayı seviyor. Yani Zico’yu açmaza götürecek yollar yerine kazanmak için oynuyor. De Nigris, Tita, Mehmet Yılmaz gibi hücum adamlarıyla sahaya çıkıyor.Maça müthiş bir tempoyla başlayan Fenerbahçe’nin golü buluşu da gecikmiyor. Oyun üstünlüğü de tamamen sarı lacivertli ekibin elinde. Ama iki oyuncu Fenerbahçe’yi zorluyor. Mehmet Yılmaz ve Tita’nın direnişi ve Hamilton’un golü Ankara ekibini maça ortak ediyor. Vederson’un golü Fenerbahçe’nin rahatlamasına ve enerjisini daha ekonomik kullanmasına da neden oluyor.* * *Maldonado, Aurelio ve Gökhan’ın iyi futboluyla rakibine orta sahada üstünlük sağlayan Fenerbahçe Kezman’ın kaçırdığı penaltıyla bir anlamda geçen hafta son saniyelerde kazandığı puanları da iade etmiş oldu. Kezman’a moralini düzeltmek için penaltıyı attırtmak Alex’in fikri olabilir. Ama bu kritik tercih çok önemli puanları da beraberinde götürdü. Zico bu geniş kadrodan daha iyi yararlanmalı. Kritik anlarda oyuncu değişikliklerinde doğru hamleler yapıyor. Ama takımı sahaya çıkartırken enerjisi yüksek oyuncularından daha fazla yararlanabilirdi. Tıpkı Volkan’ın yerine Serdar’ı oynattığı gibi.

Rakip iyiyse F.Bahçe de iyi

Saturday
Apr 12,2008

Altan Tanrikulu
İKİ Chelsea eşleşmesi bir gerçeği bir kez daha ortaya çıkardı… Çok kaliteli futbolculara sahip olan Fenerbahçe açık alan bulunca çok rahat futbol oynuyor ve kolay sonuca gidiyor. Önemli olan aslında Fenerbahçe’nin ne yaptığı ya da ne yapmak istediği değil. Rakibin amacının ne olduğu.

Eğer sarı-lacivertli ekibin karşısına önce iyi futbol oynamak isteyen ya da en az Fenerbahçe kadar kaliteli ve hücumu seven oyunculardan kurulu bir takım çıkarsa, Zico’nun öğrencilerinin işi kolaylaşıyor. Eğer karşıda savunma anlayışı ve takım oyunu kuvvetli, alan kapatmayı başaran, özellikle kolay kolay tehlikeli alanlarda faul yapmayan bir takım varsa Fenerbahçe kilitleniyor..* * *Chelsea’den önce Anderlecht, İnter, PSV, CSKA Moskova, Sevilla Kadıköy’e hep hücumu düşünerek geldiler. Özellikle en kritik maç olan Sevilla karşılaşmasının son bölümlerinde 2-2’lik skora karşın çok adamla Fenerbahçe’nin üzerine giden İspanyol takımı, hem üçüncü golü yedi hem de tur için avantajını rakibine verdi.Zico ile derbilerde elde edilen başarılara karşın, iki sezondur düşmemeye oynayan takımlara karşı alınan başarısız sonuçların altında yatan nedenlerin en önemlisi bu.Fenerbahçe’nin gelecek sezon kapanan takımları açmak için silahlarını çoğaltması gerek. Bunu yaparken daha hızlı hücuma kalkan bir ekip olmayı düşünmeli. Uğur ve Gökhan bu sezon için büyük kazanç. Carlos’un yokluğunda Vederson’u da katabiliriz. Ama Selçuk, Kemal, Önder, Yasin gibi oyuncuların daha çok şans bulması gerek.* * *Sezon arasında Maldonado alınırken Zico bu transferi kendisinin istediğini söyledi. Olabilir. Ama transferin perde arkasındaki ismin Alex olduğu düşüncesindeyim. Çünkü Alex ile Lüxemburgo arasında çok sıkı bir bağ var ve Maldonado, Luxemburgo’nun damadı. Eğer Şili’li oyuncunun yerine hava toplarına hakim bir oyuncu alınabilseydi, Chelsea savunmasına karşı bile son 15 dakikadaki baskıdan gol çıkabilirdi.Bu arada Kazım’ın gösterdiği gelişme de önemli. Kazım hem sağ çizgide hem de santrfor olarak oynayabilecek bir oyuncu. En önemli eksikliği ciddiyetten uzaklaştığı anların olması. Eğer kendini tam olarak oyuna verirse çok iyi yerlere gelebilir.Bir garip gerçekİNGİLTERE dünyanın en önemli futbol ülkelerinden biri. Premier Ligi 200’ün üzerinde ülke seyrediyor. Şampiyonlar Ligi yarı finaline kalan 4 takımın üçü İngiliz. Arsenal de Liverpool’la eşleştiği için dışarıda kaldı. Ama İngiltere Milli Takımı Euro2008’e katılamıyor. İtalya son dünya şampiyonu. Ama İtalyan kulüplerinde bir düşüş yaşanıyor. İnter bir türlü dünya devi olamadı. Juventus toparlanmış değil. Milan geçen yılki başarısın ardından bu sezon çabuk elendi. Ligde ise Şampiyonlar Ligi’ne katılma hesapları içinde. Türk futbolu bu görüntüden ders çıkarmalı. Milli Takım ve kulüpler birbirine destek olmalı. Ülke futbolunun ileri gitmesi için çatışma değil, uzlaşma sahalarımızda, tribünlerimizde kol gezmeli. Demeçler buna göre verilmeli. Kaybeden kaybetmeyi hazmedebilmeli.Cesaret örneğiTÜRKİYE Perşembe akşamı çok zevkli bir maç izledi. Galatasaray son 7 saniyede gelen üçlükle Beşiktaş’ı devirip ULEB Cup’ta Final Four’a kaldı. Bu tarihi başarının altında bir koçun ve bir oyuncunun cesareti yatıyordu. Ülker’de uzun yıllar yardımcı antrenörlük yaptıktan sonra Galatasaray’da başarılı bir çizgi yakalayan Murat Özyer’in kararı son topun Cüneyt Erden’le kullanılması yönünde oldu. O ana kadar yedide sıfır üçlükle oynayan bir oyuncuyu tercih etmek bir cesaretti. İki sayılık şut yerine üçlük atmak da Cüneyt’in kendine güveninin göstergesiydi.

Tempo güzel sonu kötü

Wednesday
Apr 9,2008

Altan Tanrikulu
KURA çekiminden önce yedi takım da Fenerbahçe’yi istiyordur, eminim… Sevilla maçını tesadüf olarak düşünüyorlar ve diğer kulüplere oranla kadro kapasitesinin daha sınırlı olduğunu kabul ediyorlardır..

Kadıköy’deki maçın ilk yarısı ve dünkü karşılaşmanın ilk beş dakikasını seyredenler de aynı kanıdaydılar.. Chelsea turun favorisiydi ve Fenerbahçe’yi rahatça eleyecekti.. Ama erken gelen gol Chelsea’nin ateşini düşürürken Fenerbahçe’nin stresini azalttı ve orta alandaki mücadeleyi dengeli hale getirdi.Tıpkı Sevilla karşısında yenen golün yaptığı etkinin bir benzeriydi belki.. Ama aynı olmayan Chelsea’nin savunmayı Sevilla’dan çok daha iyi yapışı ve rakibine daha az boş alan bırakışıydı.. Zico ilk karşılaşmanın son bölümünde rakibine üstünlük sağladığı kadroyu oyuna sürdü.. Tek farklılık Önder’in yerine Gökhan’ın oluşuydu.. Gökhan hızıyla savunmada ve hücumda iyi şeyler yapmaya çalıştı, ama Deivid’le gösterdiği uyumu Kazım’la gösteremedi.Buna karşın hava toplarında çok etkili olan Önder’in olmayışı bu kez bir hava topunun golle sonuçlanmasına neden oldu.. * * *Chelsea’yi milyarlarca kişi tanıyor.. Yıldızları dünya çapında.. Bu takıma karşı üstünlük sağlamak için mücadele etmenin yanı sıra bireysel olarak iyi oynayacaksınız, bireysel hata yapmayacaksınız.. Fenerbahçe bunu başardı.. Sarı lacivertli takım ve Türk futbolu için asıl sevindirici olan olay dünyanın en iyi takımlarından birine karşı 90 dakika bu tempoyu sergilemek ve oyunun büyük bir bölümünde üstünlük kurmaktı.. Chelsea elenebilirdi.. Ama olmadı.. Zico’nun hataları yok mu? Vardır elbet.. Ama artıları daha fazlaydı bu sezonki Avrupa macerasında..Birkaç söz de hakem için yazmak gerek.. Alman Fandel belki taraf tutarak, Fenerbahçe’yi ezdirme amaçlı bir tutum sergilemedi.. Ama Türkiye’de tabu haline gelen bazı kuralların da artık o kadar geçerli olmadığını gösterdi.. Birkaç metre ileriden ya da geriden taç atıldı diye sürekli tekrar yaptırmadı. Oyunu hızlı oynatmaya çalıştı..

Kezman’a sorsanız

Sunday
Apr 6,2008

Altan Tanrikulu
CHELSEA’yi yenerek dünyanın manşetlerine oturmanın keyfi, kendisini ciddiye alan ve mücadele gücü yüksek bir takımla oynayınca kaçtı Fenerbahçe’nin..

İlk 45 dakika yine Kezman’ın etkisizliği, yine orta alandaki gereksiz top kayıpları vardı.. Bütün bunlara Tolunay Kafkas’ın akıllı bir hamleyle Alex’in pas bağlantısını kesecek önlemleri alışıyla sarı-lacivertli ekip hücumda çoğalamamaya başladı.. Sevilla maçının yıldızı Uğur’un yerinde haftalardır solbek oynayan Vederson vardı.. Onun arkasında ise sakatlıktan yeni kurtulan Carlos.. Bu değişim “yürüyen bir makinanın” dişlileriyle oynamak gibiydi.. Ölü toplarda klasikleşen savunma hatalarından birinde bu kez kendi kalesine gol atan futbolcu yoktu ama Saido da golü attığının pek farkında değildi..Kezman’ın bir türlü kaleye gidemediği dakikaların en önemli isimleri Deivid ve Gökhan’ın bindirmeleri Fenerbahçe’ye golü değil ama rakip alanda baskıyı getirdi..HHHİkinci yarıda Kazım ve Semih oyuna girdikten sonra Tolunay Kafkas da iki ilginç oyuncu değişikliği yaptı. Geçen haftanın formsuz ismi Ali Turan oyuna alındı.. Takımın yıldızı Mehmet Topuz da kenardaydı artık.. Fenerbahçe önce orta sahada daha rahat pas yapmaya ardından ceza alanına orta yapmaya başladı.. Penaltı da böyle geldi.. Gerçi kolay çalınan penaltıydı ama hakemin tek hatası değildi bu karar..Zico önce Chelsea’yi düşünerek hareket ediyor olabilir.. Doğaldır.. Ama karşısındaki takıma karşı baskı kuracak ve pozisyon oluşturacak bir onbiri sahaya sürme şansına sahip.. Örneğin Selçuk nerelerde? A Milli Takım’a kadar yükselecek performans göstermek mi suçu? Ya da Kazım’ın ilk onbir oynamaması için neden ne? Semih’e değinmiyorum bile.. Sanırım Kezman’a sorsanız o da bu formuyla Semih’in ilk onbiri daha çok hak ettiğini düşünüyordur.. Tolunay Kafkas, eksiklerine karşın son derece iyi hazırlanmış.. Fenerbahçe’yi durdurmanın yollarını oyuncularına iyi anlatmış.. Genç teknik adam dün puanla ayrılamadıysa bunda Semih’in rolü büyüktü..