Gökmen Özdemir
G.Saray’da Sportif A.Ş. ve Futbol A.Ş.’yi birleştirmek için alınması planlanan kredinin paçal faizi yüzde 16, yani yılda 29.4 milyon $G.SARAY’da uzun süredir tartışılan mali yeniden yapılandırma operasyonu için düğmeye basıldı. Hisse senetleri İMKB’de işlem gören Galatasaray Sportif dün borsaya bir açıklama yollayarak 18 Ekim 2008 günü olağanüstü genel kurul yapılacağını bildirdi. Açıklamaya göre genel kurulda G.Saray Futbol A.Ş. ile G.Saray Sportif’in birleşmesiyle ortaya çıkacak maliyet ile mevcut borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin plan görüşelecek. Açıklamaya göre 100 milyon doları banka kredisi 50 ile 70 milyon doları da tahvil ihracıyla sağlanması planlanan yeni finansman imkanı için yetki (mandate) verilen dünyanın en önemli yatırım bankalarından Goldman Sachs’ın hazırladığı hareket planının detayları genel kurulun tasvibine sunulacak. Ekonomistlere danışarak G.Saray’ın içerisinde bulunduğu durumun bir röntgenini çektik… İşte son gelişmeler… NEDEN HAREKETE GEÇİLDİ?ÇOK basitçe anlatmaya çalışırsak, G.Saray Kulübü yanlış bir şirketleşme ve halka açılma kurbanı. UEFA şampiyonluğu sırasında büyük paralar harcayan kulüp, borç yükünden kurtulmak için sadece gelirlerin aktarıldığı bir şirket kurup, (G.Saray Sportif) halka açıldı. Giderler ise halka açık olmayan şirketin (Futbol A.Ş.) üzerine yıkıldı. Yani halka açık şirket büyük kârlar sağlarken, diğeri daha da büyük zarar yazmaya başladı.HALKA açık G.Saray Sportif’te, halka kapalı Futbol A.Ş.’nin yüzde 63 hissesi bulunuyor. Kalan yüzde 37 ise borsada, yani küçük veya büyük yatırımcıların elinde.ŞİMDİ diyebilirsiniz ki, “Kâr eden şirketin kabaca üçte ikisi zarar eden şirkette. Bu durumda kardan alacağı temettülerle zarar kapanabilir.” Teorik olarak doğru. Ama pratikte sorunlar var. Basitçe anlatalım:* Diyelim ki, kulübün tüm faaliyeti başabaş noktasında. Yani halka açık şirketin karıyla, halka kapalının şirketin zararı eşit. Biri 100 YTL kâr etti, diğeri 100 YTL zarar. Sermaye Piyasası Kanunu’na göre şirketlerin net karlarının tamamını temettü olarak dağıtması mümkün değil. Bazı zorunlu karşılıklar var. Sportif A.Ş. 2001 ile 2005 yılları arasında net kârının yüzde 45 ile yüzde 90′ını temettü olarak dağıtmış. Ortalama olarak kârının yüzde 65′ini dağıtıyor diyelim. 100 lira kâr etmişti, 65′ini kâr payı olarak dağıtıyor. Futbol A.Ş.’nin Sportif’teki payı yüzde 63. Yani 65 liranın yüzde 63′ünü alabilecek. Bu da 41 lira. Bu durumda 100 lira zarar eden Futbol A.Ş.’ye sadece 41 lira kâr payı girebiliyor. 59 liralık zarar bilançoda kalıyor.BU iyimser senaryo. Kulübün toplam ticari faaliyeti başabaş değil de zararla sonuçlanırsa (çoğunlukla böyle oluyor), Futbol A.Ş.’nin zararı astronomik boyutlara çıkıyor.ÇOK detaya girmeden Sportif A.Ş. ve Futbol AŞ’nin faaliyeti ne bir bakalım:* Halka açık Sportif A.Ş., 2000 yılından başlamak üzere G.Saray Futbol takımını 30 yıl süreyle kiralamış. Sözleşme uyarınca şirket tüm yayın gelirlerinin (Süper Lig, UEFA Şampiyonlar Ligi), tüm forma reklamlarının, internet ve isim haklarını alıyor. UEFA ve Şampiyonlar gili başarı primlerinin yüzde 30 ila yüzde 50’si de Sportif A.Ş.’ye gidiyor. (Unutmadan özel maçlar da buna dahil.) GELİRLER VAR GİDER YOK!BUNA karşılık futbol takımı kira ücreti olarak Futbol A.Ş.’ye yılda sadece 725 bin dolar ödüyor. (bazı zorlamalarla bu rakam az da olsa artırılabiliyor.)HALKA kapalı Futbol A.Ş. ise, Profesyonel futbol takımının tüm giderlerini karşılıyor. Teknik kadro dahil transfer ücretleri, yıllık ücretler ve diğer işletme giderleri. (Kulübün verdiği başarı primleri sözleşme uyarınca Sportif A.Ş.’ye ait)ŞİMDİ bu yapı nasıl bir bilanço yaratıyor ona bakalım. Halka açık Sportif A.Ş.’nin 31 Mayıs 2008 tarihli yıllık bilançosuna… (Şirket 1 Haziran-31 Mayıs dönemli özel bilanço kullanıyor.)ŞİRKETİN yıllık geliri yaklaşık 80 milyon YTL. Bunun kabaca 31.2 milyonu yayın haklarından, 9.8 milyonu sponsorluk gelirlerinden, 7.8 milyonu isim haklarından, 6.4 milyonu reklam gelirlerinden, 0.4 milyonu ise UEFA paylarından geliyor. Yaklaşık 24 milyon YTL de kulüp ve Futbol AŞ’ye verilen borç ve avanslardan elde ettiği faiz geliri var. 10 milyon YTL’lik gider düşüldüğünde geriye 70 milyon YTL’lik net kar kalıyor.BU 10 milyon YTL’lik giderler içinde Futbol AŞ’ye ödediği futbol takımı kira bedeli yıllık 1 milyon 680 bin YTL. (Futbol A.Ş.’nin gelecekteki yıllara ait kira bedellerini iyi bir iskonto oranıyla avans olarak çekip borçlarından mahsup ettiğini de hatırlatalım)PEKİ Futbol A.Ş.’nin durumu ne? Bilmiyoruz, çünkü halka kapalı bir şirket. Elimizdeki tek bilgi Sportif A.Ş.’nin kardeş kuruluşlardan olan alacak rakamları. Rakamlar vahim:HİSSELER 100 MİLYON $* HALKA açık Sportif A.Ş.’nin kulüpten 44.7 milyon YTL, Futbol A.Ş.’den 138 milyon YTL, diğer iki küçük kardeş şirketten ise yaklaşık 3 milyon YTL olmak üzere toplam 186.5 milyon YTL alacağı var.YÖNETİMİN planı iki şirketi birleştirip bu sarmaldan çıkmak… Biraz daha rakam verelim… DÜN itibariyle G.Saray Sportif hisselerinin fiyatı 158 YTL. Sermaye 2 milyon 35 bin YTL olduğuna göre şirketin piyasa değeri 321.5 milyon YTL. Birleşme halinde çağrı yükümlülüğü doğacak. Yüzde 63 ile büyük ortak Futbol A.Ş. yani kulüp olduğuna göre hisseleri birleşme anındaki fiyatla almaya yükümlü olan şirket Futbol A.Ş.. Piyasadaki yüzde 37′nin değeri 119 milyon YTL. Yani yaklaşık 100 milyon dolar.G.Saray Yönetimi, 100 milyon doları birleşme operasyonu 50-70 milyon doları da diğer borçların yapılandırılması için 150-170 milyon dolarlık bir finansman paketi üzerinde çalışıyor. Yönetime yakın kaynaklardan aldığımız bilgilere göre 100 milyon dolarlık banka kredisinin yüzde 11-12 gibi maliyetle alınabileceği konuşuluyor. Rakam yüksek ama G.Saray gibi sorunlu bir mali yapı için normal karşılanabilir. İş tahvil ihracında karışıyor. Banka kredisinde verilen gayrimenkul teminatı, uluslararası tahvil ihraçlarında pek de kullanılmayan bir yöntem. Bu tip tahvil satışlarında ödeme garantisi sağlayan firma yöntemi daha geçerli. G.Saray için kolayca halledilebilecek bir yöntem değil. Hal böyle olunca 5 ila 7 yıl vadeli bir tahvil ihracı için konuşulan yıllık faiz yüzde 22′lere geliyor. Bu durumda 100 milyon dolara yılda 12, 70 milyon dolarlık tahvile de yüzde 22 üzerinden 17.4 milyon dolar faiz ödenirse, 170 milyon dolarlık finansmanın yıllık paçal faiz yükü yüzde 16.1′e (29.4 milyon dolar) yükseliyor. Bu da yüksek bir rakam.Yönetim paçal faizi yüzde 12′lerde tutmaya çalışarak (banka kredisi faizinin yüzde 10′a kadar inmesi gerek) toplam faiz yükünü 20 milyon dolara indirmek istiyor’SEN OLSAN ALIR MISIN?’Burada da yönetim içerisindeki tartışmalar ön plana çıkıyor. Son yönetim kurulunda ise bu tartışmaların en çarpıcı anı Işın Çelebi ve Mümtaz Tahincioğlu arasında yaşandı. Çelebi’nin Tahincioğlu’na sorduğu “Peki bu şartlarda sen kendi şirketine kredi alır mısın?” sorusunun cevabı “Hayır” olunca kredinin şu andaki şartlarının ne kadar ağır olduğu ortaya çıktı. Şimdi herkes bire iki teminat gösterilerek alınacak 170 milyon dolarlık iki parçalı kredinin faiz oranlarını indirmek için uğraşıyor. G.Saray eğer Goldman Sachs’tan veya onun bulacağı bir şirketten kredi çıkarsa, 170 milyon dolara karşın Sportifin tüm hisselerini ve Riva arazisini teminat olarak gösterecek. Ekonomistler ise içinde bulunduğu şartlarda iki parçalı kredinin ‘paçal’ maliyetinin yüzde 16 değil de 10 ya da 11 olması durumunda G.Saray için uygun olabileceği fikrindeler. Bu arada bir notu da unutmamak lazım… Kredi görüşmelerinde şöyle bir anlaşmaya var… Eğer 100 milyon dolarlık piyasa değerindeki kredi çıkmaz ya da bulunamazsa, yüzde 22 faizle alınması planlanan en az 50 en çok 70 milyon dolarlık ikinci parça kullanılmayacak*****Sadece maç olamaz!Bugün EURO 2008′de yarı final oynayan Millilerimiz, Ermenistan karşısına çıkıyor. Herkes maçın bir de siyasi yönü olduğunu ama futbolun politikanın önüne geçmesi gerektiğini söylüyor. “Sadece futbol maçı” diye geçiştirmek olmaz bugünkü 90 dakikayı… Bugün sadece futbol oynamayacağız. Millilerimizden beklentimiz Türkiye’yi iyi temsil etmeleri. Sokakta yürürken, sahaya çıkarken, futbol oynarken, maç sonrası basın toplantısında, kenarda, protokol tribününde iyi temsil edilmeliyiz… Bir de unutmadan… Kazanmalıyız… İyi futbol oynamalıyız… Çünkü EURO 2008′in yarı finalisti olarak, turnuvanın en çarpıcı maçlarını oynayan bir ülke olarak, coğrafyadaki ve tarihteki en zor deplasmana çıkıyoruz… ***Kişi karşındakini…Aziz Yıldırım’ın “Benden sonraki F.Bahçe Başkanı Mehmet Ali Aydınlar olacak” sözleri iki gün önce hem VATAN’da hem SABAH’ta haber oldu. Dünkü SABAH’ta bizim haberi onlardan aldığımızı ima eden bir köşe vardı. Onların Kıbrıs ve taşra baskısında çıkan haberlerini bizim şehir baskısında kullanmamız imalı bir dille eleştiriliyor. Ne diyelim kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş… Biz ‘hırsızlık’ yapmayı bilmeyiz… Yapanlar, nasıl olduğunu iyi biliyorlar galiba…