Hakan Yasar
SONG taç atışı için topun başına geçtiğinde skorbord 61′i gösteriyordu. Ve, 25 yıldır ölü toprağı serilmiş efsanenin uyanacak hiç hali yoktu. Umut veren bir Trabzon izlemiyorduk çünkü. Üstelik ligin acemisi 18′lik Weeks’in 36′da oyundan atılmasına, Ankaraspor 10 kişi kalmasına rağmen!EVET… Mucizeler zaman alır. Ancak o mucize için ışık gerekir. İşte Trabzon için o sinyal Song’un taç atışını kullandığında çaktı! Cesur yürek, ‘gelin buraya’ diyerek bir güzel fırçaladı arkadaşlarını. O ses yenilenmiş, açık ‘kuş yuvası’nı anımsatan yeni Avni Aker de sert bir akis yaptı. Nitekim, 3 dakika sonra o ana dek yerinden kıpırdamayan Gökhan’ın çapraz koşusu ve maçın aklı başında oynayan tek adamı Selçuk İnan’a çıkardığı pasla iş çözüldü: Şut ve gol! ***OLAY basit ve sıkı bir şuta bağlıydı. O an iki küs gibi oynayan forvet Gökhan-Umut arasındaki uyumsuzluk, Hüseyin’in yan-pas hastalığı, Yattara’nın ‘isteksiz’ hali, iki bek Serkan ve Cale’nin etkinsizliği unutuldu. HATTA stoperden bozma Tayfun’un Serkan’ın yapamadığı ortayla Gökhan Ünal’a attırdığı gol iyice çimlere gömdü kötü oyunu. Çünkü önemli olan kazanmaktı Trabzon için. Ne pahasına olursa olsun. Ve Boca Juinors’un marşıyla alev alan seyirci 3 puanın açık seçik şekilde mimarıydı. ***ZATEN seyirci Trabzon’dan daha tempolu oynadı maçı! Tabii onların sinerjisi önemli. Peki onca pas hatasının, top kaybının sırrı, yarattıkları baskı olabilir mi?DEĞİL. Sorun aslında Trabzon’un kadrosunun kantratak 11′i oluşundan kaynaklanıyordu. Belli ki, içerde zorlanacaklar, dışarda daha kolay kazanacaklar bu felsefeyle. Ya da topa iyi kafa vuracak iki forvet.YİNE 11′in 6’sının yeni olması gösteriyor ki, zaman ihtiyaçları var. Ki, bu seyirci o zamanı tanıyacak bu takıma. Ve belli ki Trabzonlu oyuncular Selçuk İnan’ın o ‘inanmış’ haline bürünecek. Bürünmeli. Bürünürse lige renk katar, zirveye oynar bu takım…AÇIKÇASI dün futbol yoktu Trabzon adına. Ankaraspor adına da. Ancak şu gerçek ortaya çıktı ki, bu takımın en iyi transferi Selçuk… Bir de ‘ağır ağabey’ Song! Zaten yıllardır Song gibi ruha ihtiyacı yok muydu Trabzon’un. Öyleyse o ruh bulunmuştur…