Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Beşiktaş teknik patronu Ertuğrul Sağlam’ın Ulusal Takım kaptanı Rüştü Reçber’e sahip çıkmasına saygı duyuyorum. Ama bu sahiplenmede ‘Reçber’i eleştirenleri eleştirme’ tavrına asla saygı duymuyorum. Bu nedenle Sağlam’a eleştirim saygı sınırlarını zorlayacaktır.
Dinle hoca… Diyorsun ki “Bir gün önce Rüştü’yü kahraman yapanlar bir gün sonra hain yaptılar. Rüştü’yü ne hain ne de kahraman yapalım.”
Sağlam’ın hedef gösterdiği yazar benim. Maç bitiminde atv’de Santra’da, ertesi günde, SABAH’ta yazdıklarımla verdiğim mesaj şuydu; Rüştü’yü Hırvatistan maçında (goldeki büyük ve affedilmez hatasına rağmen) kahraman yaptım. Almanya maçında ise yediği o affedilmez hatası sonucunda “Yaktın bizi Rüştü!” başlığı ile eleştirdim.
Şimdi hoca efendi Ertuğrul Sağlam’a soruyorum; Peki, söyle bakayım hoca efendi, Sen, Rüştü’yü kötü oynadığı maçtan sonraki hafta neden oynatmıyorsun?
Lafı uzatmaya gerek yok. Futbolda dün yok, yarın da yok, sadece bugün var. Bizler de günü yazarız. Hepsi bu kadar basit bir olay!

İspanyol hoca, ülkesini Avrupa Şampiyonu yaptı ve Fener’e geliyor. Kalitesi tartışılmaz Aragones, Zico’nun mirasını en iyi şekilde kullanıp, takımı daha da başarılı kılacaktır
ARAGONES, Fenerbahçe’ye gelmeden fallar açılmaya başlandı. Herkes, “Hele bir gelsin de görelim. Sonra fikrimizi söyleriz” diyor. Aslında bu cümlenin açılımını “Kimse şimdiden sallamaya cesaret edemiyor” şeklinde yapabiliriz. Eeee ne de olsa adamın sağı solu belli değil. Ne yapacağını kestirmek güç. 15 gün önce ‘dede’ lakabı takanlar da şimdi düşünmeye başladılar. Yok ‘Fenerbahçe taraftarı Feldkamp ile dalga geçmiş de şimdi ne yapacakmış’ gibi geyiğe sarılanlarda var. Bir kere Feldkamp rahatsızlığı yüzünden yıllarca görev yapmamıştı. Aragones ise Avrupa Şampiyonu İspanya’nın teknik adamı olarak geliyor. O yüzden bunları bir kalemde geçelim, Aragones’i neler bekliyor. Onları tartışalım.
TEPKİ GÖSTERİLEMİYOR İlk önce Zico’nun, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalisti bir takım aldığını belirtelim. Yani beklentiler büyük. Aragones, “Yahu ilk 8′e girmiş teknik adama bile tahammül edememişler ise benim daha fazla iş yapmam gerekir” diye düşünürse kazanan Fenerbahçe olur. Bir başka avantaj da futbolcu bünyesine yakalanacak. Artık yedek kalanların suratı düşmeyecek. Kulübe de sahadaki sevince ortak olacak. Oyundan çıkanlar abuk subuk hareketler yapmayacaklar. Öyle ya Raul gibi bir adamı kadrosuna almayan, finalde süper oynayıp gol atan Torres’i oyundan çıkaran ve tek tepki gösterilemeyen bir teknik adam var. Zico’nun en çok eleştiri alan yönü, oyuncu değişimleri ve dakikalarıydı. 6 maçını seyrettiğimiz Aragones ise bu konularda gayet başarılı. 60. dakikalardan sonra sahaya soktuğu futbolcularla işi bitiriyor. Final hariç her maça çift forvet başladı. Skoru aldıktan sonra orta sahayı kuvvetlendirip, tek forvete dönüyor, üstüne çektiği rakibin boşalan alanlarına yorulan Torres yerine Güiza ile imha planını uyguluyor. Eğer rakip üstüne gelmezse de işi sağlam tutuyor. Saçma sapan gol yemeden galibiyete ulaşıyor. “Koşan adamı oynatacak Alex’in işi zor” diyenler var. Tutulan istatistiklerde Alex en çok koşanların içinde yer alıyor. O da ayrı konu. Şunu söylemeliyim ki milli takım çalıştırmak ile kulüp takımı çalıştırmak bir tutulmaz. Ülkenin en iyi hazır adamları ile çalışmak ayrı, kendi hazırladıklarınla çalışmak ayrı. Birisinde 3-5 gün beraber oluyorsun, birisinde 11 ay. 34 maçlık lig maratonu, kupa, Avrupa derken tonla karşılaşma yapacaksın. Her futbolcuya ihtiyacın var. Alex’in ne anlama geldiğini Aragones gelir gelmez çözecektir. Semih’in de söylediği gibi ülkemizin gelmiş geçmiş (istatistikler de böyle söylüyor) en iyi yabancısını Aragones de boşlamayacaktır. Fenerbahçe bu sene takımı bozmadı. Yani Aragones’in elinde Arthur Zico’nun bıraktığı miras olacak. Ben yine baştan konuşacağım ve Aragones’in bu mirası iyi kullanıp başarılı Fenerbahçe’yi daha da başarılı bir ekip yapacağını söyleyeceğim.