Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Oyuna ürkek başladık. Neden, niye anlamış değilim. Tüm ülke insanı, duygusal takıntılarıyla beraber, Fatih Terim artı Milli Takım’a çok güveniyordu.
Tabii ki Portekiz Milli Takımı dünya çapında star oyunculara sahip. Örnek vermemiz gerekirse: M.United’lı Ronaldo; duran topu kale direğimizden döndü. Onunla kalmadı, iki top daha kale direğimizden döndü. Tam şansınımızın yaver gittiğini düşündüğümüz, hiç umulmadık bir zamanda, Pepe’nin kalemize yuvarlamış olduğu gol oyuncularımızı bu maçta yok etti. Ben kendi lafımı, bu şekilde kubullnenemiyorum. Panik atak yok; kaybetsek bile. Oyuna bu kadar ürkek, bu kadar kendi yarı alınında başlamamızın, ilk yarı adına kabullenmişliğim yoktur. Deco’ya bakıyorum, Barcelona’da star. Ronaldo’ya bakıyorum, dünya çapında, M.United’da… Bizde de onlardan daha az futbolcu yok ama mantalite eksikliğimiz var. İspanya’nın en fazla gol atan ikinci oyuncusu Nihat kardeşimiz, Fenerbahçe’nin gündemine geldi ama Milli Takım’ın Portekiz maçındaki saha içi görüntüsü verimli değildi. Tuncay, hani Fenerbahçe’nin ‘cesur yürek’ koşanıydı. O da Britanya Adaları’nda kendinden söz ettiriken, Portekiz karşısında izlediğimde, bu kadar çok ve kolay top kaybeden bir futbolcu olarak beni şaşırttı. Kalemizde gördüğümüz ilk gole çok fazla da üzülmek istemiyorum. Üç topları direkten dönmüş Portekiz takımının, dördüncü pozisyonu kalemize gol olarak sarkıyorsa, skor tabelasını değiştirecek olan kişi ben değilim herhalde. Meireles’in attığı ikinci golde ise zaten iş bitmişti. Kısacası ben, maçın son çeyrek zamanı içinde, rakip kalede çok adamla gol arayışında bulunacağımıza, ‘Daha önceleri nerdelerdeydik?’ diye sormak isterim. Topu ayağa oynamayı seven futbolculara sahibiz. Mehmet Aurelio, Emre Belözoğlu… Ama Hamit Altıntop’un bulunduğu yer yanlış. İki kişi ile bu tür maçları kazanmak elbette zordu. Nitekim de öyle oldu.
Yorum Yazın