Hakan Yasar
YAKIN planlıydı oyunumuz. Özellikle de iki anahtar adama karşı çok özel önlem almıştık… Topal, Modric’le, Tuncay Niko Kovac’la tampon tamponaydı. Hatta Modric’i ilk Hamit karşılıyordu… Yine de kendi oyunumuz vardı aklımızda.Ayağa oynadığımız anlarda Hırvatlar’ın pres futbolunu çözdük. Özellikle Gökhan Zan’la topu şişirdiğimizde onlar da aynısını yaptı… Kontrol oyununda ilk yarı iki adam ön plana çıktı. Sabri ve Balta… Sabri ne kadar kötüyse, Hakan Balta o kadar iyiydi. Sabri sanki, ‘Hamit’ten sağ bek olmaz, Sabri oynasın’ diyen bizlere nazire yaptı.. Balta’nın beklenmeyecek derecedeki müthiş kademeleri, 3-0 olacak maçı 0-0′da tutmamızı sağladı… Tabii tek verdiğimiz pozisyon vardı. Topal’ın hatasında organize geldiler. Oliç’in direğe vurması onlar adına şanssızlıktı… Hakemin Tuncay’a Simuniç’in yaptığı kurnazca penaltıyı vermemesi de bizim adımıza şanssızlıktı. Skor adaleti sağlandı.***İLGİNÇ bir tablo vardı oyunda… 5 tane ofansif özellikle oyuncumuz sahadaydı. Ama tek bir hücum girişimimiz yoktu. Topal’ın füze gibi şutu, Hamit’in heba ettiği frikik dışında heyecanlanamadık bile… Nihat’ı arkaya kaçıramadık hiç. Sütsüz kahve içerek geçirdi Nihat ilk 75 dakikayı..Aslında Yunanistan ruhunun ‘light’ını oynuyordu iki takım… Biz yokluk içinde mecburduk… Sağlamcı oyunda ilk korner 61′de, ilk ofsayt 62′de oldu zaten.. Ancak titrek savunmamız ürkütüyordu bizi. Nitekim, tam 6 pozisyon daha verdik Hırvatlar’a.. Onlar sinsi ataklar geldi ama sağlam gelemediler. 18 içine girdiklerinde allahtan orantısızdılar. Terim’in Topal’ı çıkartıp Semih’le çift forvete geçmesi, oyunu biraz öne taşıdı. Cesur ve şanslı bir hamle oldu. Yine de Hırvat kurşunları kesilmedi. Hamit-Tuncay’ın alışmadıkları ön liberodaki duruşları sakattı. Zaafımızı Biliç, tek forvetle çözemedi. ***VE maçı riskli Terim planı sayesinde ‘tutup’ uzatmaya taşıdık… Onca yokluğa, defansif adam olmayışına, sakata rağmen şans tabloyu dengeliyordu.. Ve iş bize dönüyordu. Film gibi bir 30 dakika yaşadık. Öyle bir sinerji vardı ki sahada, ‘Ağlamak istiyorum’ duygu seli hakimdi. Daha önemlisi Hırvatlar oyundan düşmüştü, saldıran bizdik artık.İlk uzatmada Türk ruhu sahne aldı. Öyle güzel oyunu toparladık ki, takımın kalbi atmaya başladı. Semih-Nihat ikilisi önde basınca rakibin oyun kurma şansı bitmişti. Özellikle Tuncay, Niko Kovac’ı sahadan silmişti… Ancak 119. dakikada yanımızdaki şans bizi terketti. Rüştü’nün gereksiz kaleyi terkedişiyle saçma bir gol yedik.. Modric’in inadı, Zan’ın hatasıyla bütünleşince bir an şok olduk. Ama küçük bir an!***OYSA asla pes etmeyen bir takım vardı… İsviçre’yi, Çekler’i tuş etmiş onbirin son bir sözü daha olmalıydı. Oldu da! Rüştü mükemmel bir atiklikle rakip oyuncu değiştirmek isterken serbest atışı kullandı. Ve bay gol Semih, Simuniç’i sırtına aldı… Kalplerin durduğu an, Semih topa öyle bir abandı ki, tüm dünya sarsıldı… Penaltılar zaferin kremasıydı. Gece bizim için bir kez daha mutlu bitti. Bir iş icat ettik ve uyguluyoruz. Geriden gelip başarıyoruz. Bu işi sadece büyücüler yapar. Artık şu kesin… EURO 2008 Türkler’in örnek mücadelesiyle hatırlanacak. Tüm dünyaya bir ders öğrettik… Mücadele et, imkansızı başar. Olay budur…