Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Bu maçın kazanılması veya kaybedilmesi çok önemli değil. Önem arz edecek bir sonuç varsa o da yaşadıklarımızdır. Uruguay’ı özel maçta yenmek belki bir takım zaafları örtebilirdi.
Genel olarak takımın havası iyi. İyi ama problem yaşıyoruz, sorunlarımız var. Problem yokluktan değil, çokluktan. Ama çokluk bir bölgede, hücumda… Defansta böyle bir lüksümüz bulunmuyor. Dünkü maç gösterdi ki, Türkiye belki bu turnuvanın en etkin hücumcularına sahip. Bir kıyamet say, say bitmez. Tuncay, Nihat, Arda, Gökdeniz, Halil, Yıldıray, Emre, Mevlüt, Tümer ve Kazım. Bunlardan beşi ile oynamak mümkün değil. Bunlardan en fazla üçünü çok ekstrem zamanlarda da dördünü kullanacağız. Organizasyonumuz nasıl olacak? Bu organizasyon takım savunmasını nasıl etkileyecek? Bunlar bizim öncelikli görünen sorunlarımızdır.
Defansta yeterli sayıda oyuncuya sahip değiliz. Bu nedenle harmoniyi çok iyi yapmamız lazım. Evet çok iyi bir takımımız var, ama rakibe bir ton gol pozisyonu veriyoruz. Uruguay’ın oyun içinde ürettiği kadar kolay gol pozisyonu üretemiyoruz. İkinci devre golümüz frikikten, Emre Aşık’ın boş kaleye vuramadığı kafa yine frikikten, oyunun sonunda Mehmet Topal’ın attığı şut ise kornerden. Bu kadar çok hücum adamının olduğu bir takım fazla gol pozisyonu üretemiyorsa burada bir sorun var demektir.
Benim gördüğüm problem şu; en etkin kontratak futbolcularına sahibiz, fakat kontraya iyi çıkamıyoruz. Çünkü topu zamanında ve etkin kullanamıyoruz, kullanmıyoruz. Oyunun yönünü çabuk değiştiremiyoruz ve Nihat’ın ikinci devre yaptığı ofsayt olmayan defans arkası koşularını da çok az yapıyoruz.
Ruh halimiz iyi
Bu kadar hücumcuya sahip olunca takım savunması mutlaka zaafa uğrar ve uğruyor. Servet ve Aurelio’nun bu manada büyük katkısı olacak. Sol tarafımızda sorun yaşayabiliriz. Onun için Uruguay maçı bize çok şey kazandırabilir. Tam kadro olmamalarına rağmen çok etkin bireysel silahlara sahipler. Aynen turnuvadaki rakibimiz Portekiz gibi. Böyle hücumculara sahip takımlar karşısında zaafiyet yaşıyoruz. Gerçi iki golü bireysel hatalardan yedik. Gökhan ve Emre Aşık’ın bireysel hataları bize bir özel maç kaybettirdi, ama bu iki oyuncuya belki çok şey kazandıracak.
Her zaman söylediğim şeyi tekrarlayacağım. Özel maçların sonucu hiç önemli değildir. Ama hem takım olarak hem birey olarak önemli defans sorunlarımız var. Portekiz maçında özellikle hücumcularımızı çok iyi kullanmak mecburiyetindeyiz.
Futbolcularımızın şunu unutmamaları lazım; bir maçın başlaması değil, bitişi önemlidir. Özellikle turnuvalarda oyuna sonradan dahil olacak futbolcuların olağanüstü etkinlikleri vardır. Hücumda birçok yıldızımız var, ancak hiçbiri, “Niye oyuna ben başlamadım” diye bir burukluk yaşamamalı. Bunun faturası ağır olur.
Şimdi çok önemli bir şeyi kullanmamız ve ileriye taşımamız lazım. Bu da kaybederken kazanmak olmalı. Bunu değerlendirdiğimiz zaman turnuvaya fırtına gibi girer ve de devam ederiz. Ruh olarak takımımız iyi bir görüntü veriyor. Bunu daha iyiye götürecek zamanımız da mevcut. Zaten turnuva öncesi milli takımımızı daha geniş analizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Yorum Yazın