Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Yazıma bir başka yazının bitişiyle başlamak istiyorum. Gençlerbirliği maçından sonra, “Galatasaray dün büyük takım olduğunu belki unuttu, ama takım olma yolunda iyi bir ruh hali kazandı. Galatasaray bundan sonra maç kaybeder mi? Bana göre zor. Çünkü üzerine basarak söylüyorum, sarı-kırmızılı takım sadece üç puan kazandığı bir maç oynamadı. Belki bu 90 dakika ona şampiyonluğu kazandıracak. Tabii gole kadarki görüntüsü değil, golden sonraki takım olma görüntüsüdür bunu bana söyleten…” diye yazmıştım.
Aslında şampiyonluğun noktası konuldu dünkü maçta. Fenerbahçe derbisinden sonra bütün Türkiye, Galatasaray’ın şampiyonluğu kaybetmeyeceğini hissetmişti… Oftaş maçına bakarak bir yorum getirmek son derece zor. Böyle günlerde taraftarın beklediği gibi galibiyetle gelecek şampiyonluk daha da keyiflidir. Zaten bu da gerçekleşti.
Şimdi bir Galatasaray fotoğrafı çekersek; tam altı maçını ceza yüzünden seyircisiz oynayacaksın, tribündeki taraftarın da sayısal olarak üç büyükler içinde geride kalacak. Büyük umutlarla alınan futbolcuların aylarca ortalarda görünmeyecek. Başarılı oyuncular birkaç kişi dışında hiç değişmeyecek ve bu tabloda şampiyonluk gelecek.
Enteresan bir tablosu var Galatasaray’ın. Ligden düşen ilk takıma yenildi, hem de sahasında. Sene başındaki aktif, üretken futbolunu kaybetmişti. Birçok insan, şampiyonluktan ümidini yitirti. Ancak Galatasaray kritik galibiyetlerle potaya girdi, tekrar liderliği yakaladı ve Fenerbahçe’yi de yenerek zirvedeki yerini perçinledi.
Şöyle son 5-6 haftaya bakacak olursanız, Ankara’da altın değerindeki Lincoln golü, içeride yine son dakikada gelen Servet’in çok kritik sayısı. Hocası da son 6 hafta takımdan ayrılmış, ama Galatasaray ligin şampiyonu oluyor.
Şampiyon sahaya çıkıyor, kadrosunda yabancı oyuncu yok. Takım mı olağanüstü, yoksa olağanüstü kötü bir yabancı politikası mı bu duruma yol açıyor? Tabii bunlar arada kaynıyor. Şampiyonlukta başkan, yönetim, teknik heyet hepsi pay sahibi. Hepsi övgüye, alkışa değer. Ama bu Galatasaray’ın çok takviyeye ihtiyacı var. Galatasaray’ın tekrar eski Galatasaray gibi görünmesi için gerçekten ince eleyip, sık dokumaya ihtiyacı var. Lig şampiyonunun kendini yeniden elden geçirmeye ihtiyacı var. Hele hele geçen yıl yaşanan UEFA faciası, geleceğin en iyi yol haritasını hazırlamak adına önemli bir fırsat.
Galatasaray hedefine ulaştı, ama yükü çeken, 7-8 kişiden bahsedemiyoruz. Çünkü onların sayısı bu kadar fazla değil. Sezonun özetini yaptığımız zaman Servet, Mehmet Topal ön plana çıkıyor. Onlara Arda yaklaşıyor. Ondan sonrakiler sanki eşit…
Bu üçlünün dışındakiler görevlerini yapmadılar mı? Hepsi yaptı. Ben her hafta, ‘Galatasaray yüreğini ortaya koyuyor, çok çalışıyor, mücadele ediyor’ diye yazdım. Ama önemli olan sadece bu değil. Takımda kalitesini, büyüklüğünü ortaya koyamayan çok daha fazla isim var. Böyle olsaydı ne olurdu? Belki takım çok daha önceden şampiyonluğunu ilan edebilirdi.
Fakat neticede kazanılmış bir şampiyonluk, ortaya konulmuş yürekler ve akıtılmış terler var. Burada artık çok fazla detaya girmenin bir manası yok. Onlar bütün zorluklara rağmen her puanı alınlarının teriyle kazanmayı bildiler.
Belki de Galatasaray’ın şampiyon olmasında en önemli etken 100 yıldan fazla Türk futboluna damgasını vuran ismiydi. Bütün bu yazdıklarım da bu ismin önümüzdeki yıllarda kendine yakışır bir şekilde ülkeyi temsil etmesi içindir. Emeği geçen herkesi, tribünlerde takımını yalnız bırakmayanları yürekten kutlamak en iyisidir.
Yorum Yazın