Altan Tanrikulu
İKİ Chelsea eşleşmesi bir gerçeği bir kez daha ortaya çıkardı… Çok kaliteli futbolculara sahip olan Fenerbahçe açık alan bulunca çok rahat futbol oynuyor ve kolay sonuca gidiyor. Önemli olan aslında Fenerbahçe’nin ne yaptığı ya da ne yapmak istediği değil. Rakibin amacının ne olduğu.

Eğer sarı-lacivertli ekibin karşısına önce iyi futbol oynamak isteyen ya da en az Fenerbahçe kadar kaliteli ve hücumu seven oyunculardan kurulu bir takım çıkarsa, Zico’nun öğrencilerinin işi kolaylaşıyor. Eğer karşıda savunma anlayışı ve takım oyunu kuvvetli, alan kapatmayı başaran, özellikle kolay kolay tehlikeli alanlarda faul yapmayan bir takım varsa Fenerbahçe kilitleniyor..* * *Chelsea’den önce Anderlecht, İnter, PSV, CSKA Moskova, Sevilla Kadıköy’e hep hücumu düşünerek geldiler. Özellikle en kritik maç olan Sevilla karşılaşmasının son bölümlerinde 2-2’lik skora karşın çok adamla Fenerbahçe’nin üzerine giden İspanyol takımı, hem üçüncü golü yedi hem de tur için avantajını rakibine verdi.Zico ile derbilerde elde edilen başarılara karşın, iki sezondur düşmemeye oynayan takımlara karşı alınan başarısız sonuçların altında yatan nedenlerin en önemlisi bu.Fenerbahçe’nin gelecek sezon kapanan takımları açmak için silahlarını çoğaltması gerek. Bunu yaparken daha hızlı hücuma kalkan bir ekip olmayı düşünmeli. Uğur ve Gökhan bu sezon için büyük kazanç. Carlos’un yokluğunda Vederson’u da katabiliriz. Ama Selçuk, Kemal, Önder, Yasin gibi oyuncuların daha çok şans bulması gerek.* * *Sezon arasında Maldonado alınırken Zico bu transferi kendisinin istediğini söyledi. Olabilir. Ama transferin perde arkasındaki ismin Alex olduğu düşüncesindeyim. Çünkü Alex ile Lüxemburgo arasında çok sıkı bir bağ var ve Maldonado, Luxemburgo’nun damadı. Eğer Şili’li oyuncunun yerine hava toplarına hakim bir oyuncu alınabilseydi, Chelsea savunmasına karşı bile son 15 dakikadaki baskıdan gol çıkabilirdi.Bu arada Kazım’ın gösterdiği gelişme de önemli. Kazım hem sağ çizgide hem de santrfor olarak oynayabilecek bir oyuncu. En önemli eksikliği ciddiyetten uzaklaştığı anların olması. Eğer kendini tam olarak oyuna verirse çok iyi yerlere gelebilir.Bir garip gerçekİNGİLTERE dünyanın en önemli futbol ülkelerinden biri. Premier Ligi 200’ün üzerinde ülke seyrediyor. Şampiyonlar Ligi yarı finaline kalan 4 takımın üçü İngiliz. Arsenal de Liverpool’la eşleştiği için dışarıda kaldı. Ama İngiltere Milli Takımı Euro2008’e katılamıyor. İtalya son dünya şampiyonu. Ama İtalyan kulüplerinde bir düşüş yaşanıyor. İnter bir türlü dünya devi olamadı. Juventus toparlanmış değil. Milan geçen yılki başarısın ardından bu sezon çabuk elendi. Ligde ise Şampiyonlar Ligi’ne katılma hesapları içinde. Türk futbolu bu görüntüden ders çıkarmalı. Milli Takım ve kulüpler birbirine destek olmalı. Ülke futbolunun ileri gitmesi için çatışma değil, uzlaşma sahalarımızda, tribünlerimizde kol gezmeli. Demeçler buna göre verilmeli. Kaybeden kaybetmeyi hazmedebilmeli.Cesaret örneğiTÜRKİYE Perşembe akşamı çok zevkli bir maç izledi. Galatasaray son 7 saniyede gelen üçlükle Beşiktaş’ı devirip ULEB Cup’ta Final Four’a kaldı. Bu tarihi başarının altında bir koçun ve bir oyuncunun cesareti yatıyordu. Ülker’de uzun yıllar yardımcı antrenörlük yaptıktan sonra Galatasaray’da başarılı bir çizgi yakalayan Murat Özyer’in kararı son topun Cüneyt Erden’le kullanılması yönünde oldu. O ana kadar yedide sıfır üçlükle oynayan bir oyuncuyu tercih etmek bir cesaretti. İki sayılık şut yerine üçlük atmak da Cüneyt’in kendine güveninin göstergesiydi.