Bülent Yavuz

Bu maçın kaderi de hakem kararıyla tayin edildi. Hakem kararlarıyla maç kaybetmek, berabere kalmak veya kazanmak artık moda oldu. Yenikent Stadı’nda Fenerbahçe son saniyede belki de şampiyonluğuna etki edecek hesapta olmayan puan kaybıyla karşılaştı. Kronometre 94+44’ü gösterirken Ankaraspor beraberliği yakaladı. FIFA oyun kurallarına göre maç 90 dakikadır. Kaybolan süreler ait oldukları devrenin sonuna eklenir. Hakem, “90+4” dedi. O da eşittir 94 demektir. Saatler 94’ü gösterirken maç bitmedi. Hakem en az üç veya dört defa maçı bitirebilecek enstantaneler yakaladı. Ama bitirmedi. Top gitti, geldi ve sonunda Fenerbahçe ağlarıyla kucaklaştı. Uzatmanın uzatması olmaz. Birileri çıkıp da yarın, “Murat Tosun sakatlanmıştı, onun için hakem kronometresine ekledi” derse ben de ona, “Oyun kurallarını bilmiyorsun” derim. Murat Tosun sakatlandığı anda hakem kronometresine basar, geriye kalan süre neyse oyun yeniden başlayınca o kadar oynatılır. Hakem uzatma dakikaları üzerine ilave yapamaz, böyle bir yetkisi yoktur. Bu uzatma ve akabinde gelen gol şampiyonluğa ne kadar etki edecek; sıkın dişinizi az kaldı, dört hafta sonra belli olacak. Bu maç ve buna benzerleri çok konuşulacak. Hakemin Fenerbahçe lehine verdiği penaltı da evlere şenlik, bir o kadar da komikti. Böyle penaltıların verilmediği o kadar maç var ki…Ankarasporlu Risp o kadar centilmendi ki sadece hakeme bakakaldı. Üstüne üstlük Risp’e çıkartılan sarı kart da penaltının bonusuydu. Halis Özkahya faullerde standardı yakalayamadı. Öyle atladığı fauller var ki; yazacak yerimiz kalmaz. Sahi unutuyordum; birinci devrede de Ankarasporlu savunma oyuncusu eliyle çok açık şekilde topla ceza sahası içerisinde oynuyor. Risp’e o penaltıyı veren hakem buna yirmi defa penaltı vermeliydi. Hakemler gündemi işgal, lig puantajını da karman çorman etmeye devam ediyorlar.