Gökmen Özdemir
G.Saray-G.Birliği maçının ilk yarısını seyrederken sarı-kırmızılıların başında Kalli’nin olup olmadığını anlamak zordu. Çünkü G.Saraylı futbolcular yine Kalli’li dönemde olduğu gibi vurdumduymazdı. Özellikle Sabri’nin performansı kendisi adına üzücüydü. Saha balçık çamur olmasına rağmen, beyaz forması lekelenmeden soyunma odasına giden tek G.Saraylı futbolcu oydu. Eğer futbolcular teknik direktörü istemiyorlarsa, aralarında sorun varsa ve o hoca (Feldkamp) gönderilmişse sahada başka bir performans olmalıydı. Fakat ilk 45 dakikada kötü bir zemin üzerinde, kötü zeminden daha kötü bir G.Saray vardı.İlk 45 dakika boyunca Kuddusi Müftüoğlu’nun G.Birliği lehine vermediği bir penaltı dışında, Nonda ve Ümit Karan’ın kaçırdığı iki gol pozisyonu vardı. Geri kalan dakikalar genelde kör döğüşü şeklinde geçti. Sahanın kötü olmasının yanı sıra, iki takım üzerindeki stres de sahadaki tutukluğun bir nedeniydi. Bir tarafta düşmemeye oynayan Gençler, diğer yanda hocasını göndermiş, şampiyonluk peşinde koşan G.Saray…HÂLÂ YARIŞIN İÇİNDEG.SARAY’IN genel organizasyon bozukluğu yavaş yavaş sahaya da yansımaya başladı. Bu sezona kadar genelde camianın üzerindeki uyuşukluk Florya’ya uğramıyor, tam tersine camiaya ders vermek istercesine futbol takımının performansı şaşırtıcı derecede derli toplu oluyordu. Ama bu sezon Florya da teslim bayrağını çekti. Yoksa G.Saray’ın oynadığı kötü futbol başka bir şekilde anlatılamaz. Başka türlü tarif edilemez. Bu kadar durgun, sorumluluk almaktan kaçan, isteksiz bir G.Saraylı futbolcu topluluğu uzun zamandır bir araya gelmemişti. İkinci yarıda G.Saray biraz daha kıpırdanır gibi oldu. Hatta bir-iki net gol pozisyonu da buldu. Ama gerek G.Birliği gerekse saha G.Saray’ın oyunu daha fazla ele almasına izin vermedi.Sonuçta futbol ve mücadele şampiyonluk için yeterli değil ama Lincoln’ün son dakikalarda gelen golü G.Saray’ı hâlâ yarışın içinde tutuyor. Brezilyalı’nın böyle bir gol atarak geri dönüyor olması da kalan 5 hafta için G.Saray’a şans getirebilir.