Maç Yorumları,Futbol Yorumları , Transfer Haberleri

Galatasaray-Trabzon maçları ligin hangi döneminde oynanırsa oynansın heyecan, çekişme vardır. Ama futbol olarak aralarında çok önemli bir fark yoktur. Biri kazanır, diğeri kaybeder. Fakat bu Trabzon, artık o Trabzon değil. Hakikaten Trabzonspor taraftarı olsan tansiyonun yükselir, şekerin artar, sinir katsayın katlanır ve maçın bitişini beklersin.
Trabzonsporlu futbolcuların bazıları sanki takımla gelmemişler, tek başlarına deplasmana çıkmışlar. Sahada da yalnız oynamaya çalışıyorlar. Bu mantalitede olan bir takımın başarıyı yakalaması mümkün mü?
Hele Yattara… Takımla hiçbir ilişkisi yok, kendi başına oynuyor, maçın önüne geçebilir miyim düşüncesiyle top oynamaya çalışıyor. Fakat bu düşüncesiyle maçın arkasına bile geçemiyor.
Galatasaray ligin sonunda yakaladığı fırsatı kullanmak için daha istekli, ama bilinçsiz. Çünkü hücumda gol vuruşu yapacak, rakip savunmayı dağıtacak elamanları yok. Ümit Karan ile Hakan Şükür son derece etkisizdiler.
Orta saha ise belli. Oyunu evirecek, çevirecek, oyunu rakip kaleye yığıcak, geriden gelecek, şut atacak, final pası yapacak durumda değiller.
Oyunda cin gibi olan bir tek Arda vardı. Arda cin gibi ama aslında o da yeterli değil. Arda’nın Galatasaray’ın iyisi olması, onun kendi çizgisinde top oynadığını göstermez.
Trabzonsor ise hâlâ Hüseyin’le oyunu yönetmeye çalışıyor. Bu mümkün olmayan bir şey. Mümkün olmayan bir şeyden mümkün yaratmaya çalışıyorlar.
Galatasaray her şeye rağmen son haftalara girilirken herkese, “Son gülen, iyi güler” mesajı veriyor. Takımın görüntüsü açıkçası bu. Normal şartlarda yoluna devam edip, Fenerbahçe’yi de içeride yenerse lig şampiyonluğunu kazanacak bir görüntü içinde.
Ayhan etkiliydi
Galatasaray’da kaliteleri belki çok öne çıkmıyor, ama oyun içinde her şeyini ortaya koyan, mücadele eden futbolcu sayısı fazla. Dün Trabzon’dan fazla olduğu için maçı kazandılar. Ersun hocanın işi hakikaten çok zor. Eğer seneye Trabzon’da devam edecekse Ersun’un kendi kadrosunu oluşturması kaçınılmaz.
İkinci yarıda Ayhan’la Galatasaray daha derli toplu, oynamaya çalıştı. Hatta Ayhan çok güzel final pasları da verdi. Ayhan’ın bu görüntüsü Galatasaray’ın önümüzdeki haftaları için önemli bir avantaj.
Ligin iki büyük takımından ya bizler çok şeyler bekliyoruz, ya da onlar bizim düşündüğümüzün çok altında futbol oynuyorlar. Bu ikincisi daha akla yatkın. Maçın güzel görüntüleri 90 dakikadan sonra daha fazlaydı. Çoluk çocuk sahada, herkes gülüyordu. Sahadaki görüntülerden daha keyifliydi bunlar.
Oyunun tamamına baktığımız zaman Galatasaray’ın mutlu olmamaması mümkün değil. Nereden baksanız kendilerinden uzaklaşan bir şampiyonluğu geri çağırmış gibiler ve takım elektriği devam ediyor. Galatasaray’ın elektriği var, ama akordu yok. Bu elektrik sezon sonunu parlatır mı, bu sorunun cevabı Fenerbahçe maçında ortaya çıkacak. Fakat görünen tablo Galatasaray’ın lehine. Çok iyi oynamadan lig şampiyonluğunu kazanma yoluna girdiler. Önünde de çok fazla viraj kalmadı. Sezon sonunda tribün desteği de sağlanmış görünüyor. Bu da büyük bir avantaj.
Hakeme gelince… Yunus Yıldırım maçın güzelleşmesi için hiçbir katkıda bulunmadı. Güzel olmayan maça biraz limon suyu da o sıktı.
Yorum Yazın