Ercan Saatçi
MAÇIN henüz başları… Essien, Fenerbahçeli rakibine öyle bir dalıyor ki, bu hareket dünyanın her yerinde kartlık bir hareket.

Ama hakem ’devam’ diyor. 45. dakika bitiyor, hakem 1 dakika uzatma gösteriyor. O arada Chelsea hücumda. Dakikalar 47’yi buluyor. Ama hakem devam ettiriyor.İkinci yarıda peş peşe kaleyi bulan şutlardan biri kaleyi bulsa Chelsea’yi sıkıntı basacak. Ama Alman hakem, dakikalar 84’ü gösterirken, Lugano’nun attığı şutta top, savunmaya çarpıp kornere gidiyor. Ancak Fandel bu pozisyonu da es geçiyor.Tetikçiliğe soyunmuş!Maçın 87. dakikasında, hani o ilk yarıda rakibini biçen ve kart görmeyen Essien, ortalıyor, Lampard golü atıyor. Hakem de rahatlıyor. UEFA da. Tabii, böyle ağır yazmamın bir nedeni vardı.Maçtan önce “O derin lobi”nin Fenerbahçe’nin yerine yarı finalde Chelsea’yi istediği sanki içime doğdu. Öyle ya, onlar paralı. Futbolun beşiği Ada’nın takımı. Milyonlarca Euro harcamışlar. Senin ne haddine yarı final! Bu iş için de Alman hakem Fandel, tıpkı sahadaki vatandaşı Ballack gibi tetikçiliğe soyunmuş. Ne diyelim? Bu sene buraya kadar. Ama seneye hem o Chelsea hem de o Alman hakemle hesabımız var. Bu böyle biline…Üzüntüye ortak olunmalIFENERBAHÇE şunu gösterdi; Sadece sahada iyi olmak yetmiyor. Ekonominiz iyi olacak, lobiniz güçlü olacak ve liginiz kaliteli olacak. Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale yükselememenin üzüntüsü sadece Fenerbahçe’nin olmamalı. O kaliteyi lige getiremeyen her takım ve federasyon bu üzüntüye ortak olmalı.Zico’nun hüneriZİCO’nun gün geçtikçe çok iyi bir taktisyen olduğu Avrupa Kupası maçlarında ortaya çıkıyor. Dün gece de Chelsea’yi öyle güzel etüd etti ki, son yarım saatte gol üstüne gol kaçıran Fenerbahçe, Zico’nun ellerinde ne kadar doğru yolda olduğunu da gösterdi. Dünyanın en iyi futbolcularını elinde bulunduran Avram Grant’a bakın, sonra dönün bir de Zico’ya. Zico her şeyiyle dört dörtlük bir teknik adam.MAÇIN ÜÇ ADAMI: Volkan-Lugano-Edu