Ziya Sengül
AH Volkan ah!.. Tam hünerli eldivenlerin sahibi oluyorsun, kalende duruşun, görüntün dünya çapındaki kalecilerin çok çok daha ilerisinde. Bazı maçlarda takımını kurtaransın, ama bazı maçlarda da yakantop oluyorsun. Aynen Galatasaray maçında olduğu gibi… Takımın Fenerbahçe iyi oynamayabilir… Sen oyunu en iyi gören pozisyondasın. Kasığını tutuyorsun, ama ısrar edip oyuna devam ediyorsun. Sonra bakıyorum ki, o sakat gösterdiğin sağ kasığına rağmen sağ ayağının içiyle topa vuruyorsun. Havana, rüzgárına bakıyorum, bu kadar mükemmel bir fiziğe sahip olurken, abuk sabuk goller yiyorsun. Yani takım lider pozisyondayken hadi kazanamadı, hiç olmazsa maçı berabere bitirse şampiyonluk şansını en güçlü şekilde devam ettirecek. Sen ne yaptın?! Bir hata ki affedilir gibi olmayan bir şekilde ‘Nonda’ya gel bizim kaleye gol at’ davetiyesi çıkarttın. Kezman’ın, Ankaraspor karşısında kaçırdığı penaltı, herkesin başına gelebilir diye düşündüm. Ama o maçta da senin dublörün olan kaleci Serdar, son saniyelerdeki amatör düşünceyle iki puanı kaybettiren olmuştu. Galatasaray yenilgisinin faturasını sana çıkarmak beni mutlu etmiyor. Ama ne yapalım ki, sen bizi bu eleştiri içine ite-kaka sokuyorsun. Elbette derbi sonrasında en fazla üzülen sen oldun. Kitlesel olarak olaya bakarsak, sen bir, taraftarlar ise milyonların temsilcileri olarak üzüldüler. Seni varlıklı bir şekilde yaşamaya iten potansiyelin onlar olduğunu da hatırlatmak isterim. Şimdi bu olaya hiç yaşanmamış gibi bakmanı istiyorum. Sen ayrıca Milli Takımımız’ın da kalecisisin. İleride iki maç kaldı. Belki o üç direk arasında görevine devam edeceksin, belki de o kasık ağrısını bahane edip sezonu kapatacaksın. Sen sağlığına kavuşabilmek için tedavine devam et. Bilmiyorum ki takımının Gençlerbirliği ve Trabzon maçındaki performansını hangi aklı selim düşünce içinde izleyip bekleyeceksin…