Nilay Yilmaz
Beşiktaş yönetiminin sözleşmeye koydurduğu madde gereğince, kiralık olarak Anadolu takımlarına giden futbolcuların (Çaykur Rizespor’da Fahri, Denizlispor’da Gökhan Güleç) Beşiktaş’la yapılan maçlarda oynamaması üzerine çokça yazıldı söylendi. Daha önceleri Fenerbahçe ve Galatasaray’ın da başvurduğu bu yöntemden Beşiktaş’ın hâlâ vazgeçmemiş olması üzerine nice eleştiriler yapıldı.  
Bir takım gözden çıkardığı bir oyuncudan neden korkar? Dahası bu etik midir? Beşiktaş’ın büyüklüğüne yakışıyor mu, böyle bir sözleşme? Ç. Rizespor ve Denizlispor, Fahri Tatan ve Gökhan Güleç’in attığı gollerle Fenerbahçe ve Galatasaray’dan puan alırsa, bu yarış adil olur mu? Vs. Vs.
Bu ve buna benzer eleştirileri ben de yaptım. Çünkü uygulama her  şeyden önce çalışma hak ve özgürlüğüne aykırı…
Aklı başında bir insanın da böyle düşünmesi gayet normal.
Ancak!
Aklı başında toplumlarda…
Şimdi geçtiğimiz haftaya dönelim bir de…
Galatasaray’dan İstanbul BB’ye kiralanan Necati üzerinden geçen hafta yürütülen tartışmalara…
Sezon sonunda tekrar Galatarasay’a dönecek Necati bu maçta yürekten oynar mı, Galatasaray’a gol atar mı tartışmaları alıp başını gitmişti özellikle Fenerbahçeli spor yazarları arasında.
Galatasaray’ın ilk golünü Arda’nın yaptığı faulle kendi kalesine atan Fenerbahçeli Kerim Zengin değil de Galatasaraylı Necati Ateş olsaydı yürütülecek tartışmaların, yapılan açıklamaların haddi hesabı olmazdı…
Federasyon göreve!
İnsanın içine bir sıkıntı çöküyor ve düşünmek dahi istemiyor…
Tüm bunları düşününce insan, her tarafının düşmanlarla çevrildiğini düşünen ve bizim gibi komplo teorileri üretmede üstüne olmayan bir memlekette, niyeti bu olmasa da meğer Beşiktaş en doğrusunu yapıyormuş kiraladığı topçuların kendisine karşı oynamasına izin vermeyerek…
İşte tüm bu yaşananlar sebebiyle Federasyon’un bu konuyu bir standarta oturtması gerekiyor.
İngiltere’de Federasyon tarafından alınan karar uyarınca kiralanan topçular takımlarına karşı forma giyemiyor. Mesela Manchester United kalecisi Haward, Evertoon’da kiralık oynadığı süre boyunca M.United, Liverpool kalecisi Kirkland’da Wigan’da kiralıkken Liverpool’a karşı forma giyememişti federasyonca alınan karar gereği… Hatta bundan bihaber yorumcularımız bu maçlarda bu futbolcuların niye oynamadığını sorup durmuşlardı maç yorumu yaparken…
Futbolun ve birileri tarafından medeniyetin beşiği kabul edilen İngiltere’de bile belki de şike söylentilerinin önüne geçmek için böyle bir karar alınmışken, komplo üretme merkezi bu topraklarda bu durum kulüplerin inisiyatifine bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir bence. Ve Federasyon’un bir an önce önlem alması gerektiği konuların başında gelmektedir…
Bu alınacak kararların da dört dörtlük adil olmasını ummuyorum. Çünkü böylesi konularda yapılacak her türlü düzenleme, içinde bir takım mağduriyetler barındıracaktır. Ama uygulaması en pratik çözümü hayata geçirmek ilk aşamada olumlu bir sonuç verecektir.
Aynı haftada iki farklı tartışmanın getirdiği durumu göz önüne alırsak, pratikte de zaten uygulanan ve İngiltere’de de benimsenen oynamama kuralını Federasyonun da karar altına alması gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü oyuncu üzerinde kurulan baskıyı hafifletmesi, onu hedef haline getirmesindense bir maçlık yokluk tercih edilebilir geliyor bana. Fakat gene de işin ahlaki kısmında herkesin takımını özgürce kurmasından yanayım. Ne yazık ki kirlenme buna müsaade etmiyor. Bir gün, bir sürü şey gibi ligimizde arınırsa, futbolcular adlarına leke sürüleceği korkusu olmadan rahatça sahaya çıkabilecektir. O zamana kadar keçiye Abdurrahman Çelebi demeye devam edeceğiz sanırım.

Antrenör  öğütme ligi
Eskişehir ligin bitimine 8 hafta kala, o zamana kadar toplanılan puanların Sergen tarafından alındığını düşünerek, teknik direktör Metin Diyadin’in sözleşmesini feshetti, takımı Nejat Biyediç’e emanet etti.
Sonuç: 5 haftada 10 puan kayıp.
Antalya son 7 haftada Ümit Turmuş’la yollarını ayırarak Hikmet Karaman’la anlaştı. Sonuç: 4 haftada 4 puan kayıp.
Kocaelispor’u ligin 11. haftasından itibaren Fuat Yaman’ın yerine teknik menajer Kayhan Çubuklu çalıştırmaya başladığında takım 5. sırada ve liderden 7 puan gerideydi. 21 maçta takımın başında olan Kayhan Hoca 11 galibiyet, 6 beraberlik, 4 mağlubiyet aldı. Takım şu an 55 puanla 3. ikili averajda Antalya ve Eskişehir’e üstün.
Ancak kulüp yöneticileri Eskişehir’i 1-0 yendikleri maç sonrasında Kayhan Çubuklu’ya “güle güle” dedi.
Nedense 21 hafta boyunca bir sürü işsiz teknik direktör varken bir tane bile bulamayan Kocaelispor yönetimi bitime 3 hafta kala Engin İpekoğlu’yla anlaşmış.
Kulüp basın sözcüsü İlker Ertuğ, insanları aptal yerine koyarak Çubuklu’nun teknik direktörlük belgesinin olmaması nedeniyle bir süredir sürdürdükleri teknik direktör arayışında Engin İpekoğlu ile anlaştıklarını, anlaşmayı dün akşam Kocaelispor’un 1-0’lık galibiyetiyle sonuçlanan Eskişehirspor maçının ardından Çubuklu’ya bildirdiklerini söylemiş.
Kayhan Çubuklu’nun A diploması varmış. Bülent Uygun, Bülent Korkmaz nasıl teknik direktörlük yapabiliyorsa o durumda yani.
Hadi bu durum etik açıdan pek doğru bir şey değil ve tartışılıp duruyor, peki Kocaeli yönetiminin aklı başına 21 hafta sonra mı gelmiş?
Ve ve ve…
Kayhan Çubuklu idari kadroda göreve başladığı için ayrıca antrenörlük sözleşmesi imzalamamış. 10 aylık görev süresince de topu topu 22 bin lira almış. Aylık yaklaşık 2 bin küsur lira…
Şimdi…
Kocaeli Süper Lig’e çıkarsa Engin İpekoğlu mu çıkarmış olacak?
Kocaeli Süper Lig’e çıkarsa Kocaelispor yönetimi başarılı bir yönetim mi olacak?
Engin İpekoğlu geçtiğimiz haftalarda Karşıyaka’daki görevinden alındı. Amiyane tabirle ifade edelim; kovuldu. Şimdi başka bir yerde başka birinin yerine çalışacak. Hâlâ kimse görmüyor mu bu sistem, bu yöneticiler hoca öğütüyor. Ve teknik direktörler kırılmış cam parçaları gibi ligin her yanına dağılmış ve bir türlü toparlanamazken bu kaosun sorumluları yerli yerinde. Engin İpekoğlu geçtiğimiz yıl umut veren hoca kıvamındaydı. Bu yılki seyahat rehberini göz önüne alınca, kulak memesi kıvamına gelene kadar çırpılmış olduğunu düşünüyorum.
Kocaeli yönetimine ise söylenecek söz yok, gösterilecek örnek var. Eskişehirspor’a bakınız. Adalet dediğimiz şey başka nedir ki?
 
Gecikmiş düzeltme:
İki hafta önce yayımlanan “Küme düşenler” başlıklı yazımda, nasıl başardım bilmem ama Ali Güneş’i FB ve GS’de oynatmışım. Fotoğraflarda da yine Ali Güneş’in adı Ali Bilgin diye yazılmış. Vallahi Ali Güneş’le bir alıp veremediğim yok. Tamamen tesadüf. Düzeltir, özür dilerim.