Bülent Yavuz

Dünya derbisinin genç hakemi Aydınus çağdaş yorumlarıyla maça sürat ve tempo katarken basit düdükler çalmadı. Hızlı ve mücadeleci oyuna çomak sokmadı. Oyunun hemen başında Alex korner atarken seyircilere ve oyunculara kararlılığını gösterdi. Her iki yardımcı hakem de faullerde çok dikkatliydiler. Bu da başarılı bir işbirliğinin göstergesiydi. Çaldığı tüm düdükler doğru olunca saygınlığı giderek arttı. Böyle olunca da hakem Fırat Aydınus’un öz güveni daha da arttı. 36. dakikada gelen golde ofsayt tartışması var. Top ayaktan çıktığı anda Nonda, son savunma oyuncusuyla aynı hizada yani ofsayt yok. Yardımcı hakem Gökçü için kritik bir karardı Fırat Aydınus için de büyük bir şanstı. Hakem Aydınus’un ilk yarıda göze çarpan yanlışı Lugano’ya göstermediği sarı karttı. İkinci devre, birinci devrenin kopyası gibiydi. Hakem herhangi bir yanlışa sebebiyet vermemek için adeta kılı kırk yarıyordu. İşte tam bu esnada Ümit Karan bir sarı kart gördü. Bu da Lugano’ya göstermediği sarı kart gibiydi. Yani çıkan yanlış bir karttı. Derbi maç, hakem açısından öyle kolay yönetilecek bir mücadele değil. Kimseyi memnun edemezsiniz. Maçın kontrolünde çok kararlı görünen genç hakem maçın kaderiyle oynamadı. 70. dakikada Edu’nun ceza alanında Hakan Şükür’e bir teması var. İtirazlara neden olan penaltı pozisyonu öyle pek inandırıcı bile değildi. Hakemin devam kararı bence doğruydu. Maçın son dakikalarına yürek dayanmaz. Ama genç hakem Aydınus hemen hemen bütün pozisyonlara çok yakındı. En ufak bir yanlışlığın nelere mâl olabileceğini çok iyi biliyordu. Mangal gibi yüreği, körük gibi ciğeri vardı. Son düdüğü alnının akıyla çalarken hakem camiasının da haklı gururunu yaşıyordu. Hiç kimse kabahati sakın hakeme bağlamasın. Herkes kendi ipini çekti. Hakem için son cümle; Bravo Aydınus yolun açık olsun. Avrupa şimdi sana daha çok yakın.